05 Aralık 2016

BEDELİ AĞIR OLDU YA DA BÖYLE OLMAMALIYDI

Haber İçi Üst

Karışık duygular…

Sevgili Tuncay Özkan müebbet hapse mahkum oldu.
Atatürk mitinglerinin yapıldığı günlerde görüşmüştük.
Kürsüde bir fırtına gibi esiyordu.  On binlerce insan, avuçlarını patlatırcasına alkışlıyordu onu.
Kanal Türk’ü yeni kurmuştu.
GAÜ’nün davetiyle gelmiş Saray Otel’in en üst katında yemek yemiştik.
Cebimizdeki 10 kuruşu paylaşacak kadar fakirdik Ankara’da.  Simidin yanına peynir aldığımız günler, en mutlu günlerimiz olurdu.
Ankara’nın Seyranbağları’nda fakir bir gecekondu ailesinin kabuğunu kırmaya çalışan üyesiydi.
Emekçi babasına taparcasına hayrandı.
Kıbrıs’tan bir emekçi çocuğu ile yoldaşlık yapmaktan mutluydu.
12 Eylül sonrası peydahlanan züppe apolitiklere inat fakirlikti paylaştığımız, bir de ideallerimiz.
Devlet Bahçeli hocamıza rağmen, önce Türkiye’yi sonra da dünyayı kurtaracaktık.
Türkiye, darbeci askerlerin postalları altında inim inim inliyordu.
Fakat biz her şeye rağmen kararlıydık.
Hani var ya insan çocuğuna veya kardeşine kondurmaz, “Tuncay asla yapmamıştır” diye sayıklayıp durdum hep.
Kara haber dün açıklandı.  5 yıldır hapiste ve müebbede mahkum oldu.
Yani ömür boyu hapiste kalmasına hükmetti mahkeme.
Kızı Nazlıcan “unutursam kalbim kurusun” diye yazdı Twitter hesabından.
Benim kalbim parçalandı.
Tuncay, inandığı yolda yürüdü ve başına geleni çekmeye hazırdı da en ağır bedeli kızı ödedi, okuldan atıldı, toplumdan sürüldü, babasının karar duruşmasına bile alınmadı.

      ***

Apoletlilere baktıkça zerre kadar şüphe duymuyorum yaptıklarından.
Bu satırların yazarı da ergenekonvari operasyonlara maruz kaldı.
“İmha emri bile çıkardılar,  evini yakmaya teşebbüs ettiler.
Müebbede mahkum olan avukat Kerinçsiz Türkiye’ye gitmem halinde tutuklanmamı ve tutuklu yargılanmamı isteyen kampanyalar düzenlendi.
Burada hakkımda davalar açıldı ve mahkeme koridorlarında süründürüldüm.
(İşbirlikçileri Turgay Avcı’ya saygılarımı sunarım, ne yaptıysa fayda etmedi, bu halk onu sandığa mahkum etti.)
Nice arkadaşlarımız can verdi 12 Eylül darbecilerinin işkence tezgahlarında niceleri mahpus yattı, inançlarından ve başörtülerinden dolayı azap çekti.
Hala kendine gelemeyen Türkiye solunu bir kasap gibi doğradılar.
Ve bir daha değil teşebbüs etmek akıllarına bile getirmemeleri gerekir darbeyi.

      ***

Karışık duygular içindeyim.
Türkiye bize göre değil aslında.
Rahmetli Denktaş söylemişti;  “Kıbrıs Türkünün en büyük avantajı Türkiye sevgisidir, en büyük dezavantajı da…”
Bizim kalbimizde sevgi  ağır basıyor.
Böylesi vahşi bir ortama rağmen…

FACEBOOK YORUMLARI
Haber İçi Orta

Yazar Hakkında

Benzer yazılar

Haber İçi Alt
Powered by Maç Sonuçları & Canlı Skor Mobil

havadis gazetesi reklam