Köşe Yazarları

YENİ DOĞDU: (KUDÜS SORUNU!)






Tutun ki Amerika,  uzayda dönen  dünyamızın güvenliği yönünden  en büyük emniyet supaplarından  biridir.

Müthiş denilen bir yönetim mekanizması vardır.. Demokrasinin şah damarı Amerika’da atar..

Ve tutun  ki Amerika, fırsat bulsalar dünyayı uyduları durumuna getirecekleri  Rusya’nın, Çin’in, Japonya gibi ülkelerin panzehiridir..

Buna karşın  vakti zamanında risale esamesindeki Marx’ın, Lenin’in kitapçıklarını okurken, Amerika’nın alnı şakkına lök gibi  “emperyalist” kelimesini yapıştırırdık! Zaten bir adı da “Dünyanın Jandarmasıydı!” Hangi taşı kaldırsak altından CIA’ı çıkarırdık!

NEREYE  kadar ama? Çin’de MAO’nun, Rusya’da Gorbaçov’un  hareketlenmeleri sonucunda,   bu ülkelerin yüzlerindeki maskelerinin düşmelerine kadar! Ki sosyalizmin de çöküşü olduydu!

Amerika işte o zaman  büyüdüydü! Ki Kendi yanı başındaki Küba’yı füzeleriyle tehdit edip  sustururken Johnson gibileri de Türkiye’ye posta koyuyordu!

Asıl büyük facia 1969’da ABD Başkanı Bush’un İran’ı kayırırken Irak’ı tepelemesiyle başladı! O kudretli Saddam  saklandığı delikten Amerikalılar tarafından çıkartılıp asılırken, Libya’nın Kaddafi’sinin de  başını ezdilerdi!

VE Ortadoğuda hâlâ savaşlar devam ediyor..

Bitmemesi için de Amerika asıl büyük kozunu ortaya koyuyor ki Ortadoğu’nun başı ebediyen    dertten, savaşlardan, kıyımlardan, göçlerden kurtulmasın!

KISACA önce  başkenti yaptığı Kudüs’ü, bu kez  de resmen İsrail’in egemenliğine kaydetti! Ve tabi bundan sonra da bölgede asla dinmeyecek savaşların, arbedelerin fitilini ateşledi!

İŞTE  asıl “Emperyalist Amerika” bu Amerika’dır!

Şaşırdığımız ise böylesi korkunç bir  kararın “ABD Başkanı Trump’ın iki dudağı arasından  çıkmasıdır.. Ki bundan sonra “bu kararı kabul eden ülkelerle etmeyenler karşı karşıya gelirlerken, sonuçta tek kârlı çıkan yine Amerika ve İsrail olacaktır!

…İki büyük  dünya savaşı da Avrupa’nın göbeğinden çıktıydı..  Eğer bundan sonra 3. çıkarsa, hiç şüpheniz olmasın Ortadoğu’dan çıkacak!

*****

SEÇİM SATHI MAİLİNE GİRERKEN. 

Başbakan Ersin Tatar gitgide siyasi karizmasıyla birlikte  “nevi şahsına münhasır” bir politikacı kimliği kazanıyor.. Yani “ben buyum” dedirtiyor!  Neleri ile?

Her zaman heyecanlı oluşuyla..

Bu heyecanını UBP yanı sıra büyük oranda diğer kesimlerle de paylaşmasını becermesiyle..

Lafları eveleyip gevelemeden ağzında ıslatıp yumuşatmadan  neyse düşüncesi söyleyip açıklamasıyla.

İlk defa Kıbrıs sorununda çok açık seçik Federasyona karşı çıkarken, “ayrı devleti” savunmasıyla.

Halk topluluklarıyla bir çırpıda kaynaşması, sıcak ortamlar yaratırken “işte  sizden biriyim” dedirtmesiyle…

Ve en önemlisi “dobra dobra” sorunları ortaya koymasıyla.. (Ki bu politik tutumu ayni zamanda hükümet zafiyetinin de yansıması olmaktadır!)

…ANCAK  Tatar açısından şu hatırlatmayı da yapmalıyım:  Eğer Başbakan Tatar bugün, şu yukarıda yazdığım kendine özgü politik “özellikleriyle” öne çıkıyorsa, bunu “Anastasiadis”in siyasi tutumuna borçludur!  Çünkü adam tam da Tatar’ın katık yapacağı siyasi falsoların politikacısıdır!

(Kİ sonuncusu da “AB’nin Türkiye’ye yönelik ekonomik yaptırımlarının giderek genişleyip yaygınlaştığını” söylerken neredeyse zil takıp oynayacak keyfe vardığını gururla göstermeye çalışmasıydı! Üstelik Rum tarafının KKTC’deki seçimin gerçekleşmesini beklediğini ve Türkiye ile görüşmeye hazır olduğunu söylerken de ENİ ve TOTAL şirketlerine ruhsat verdiği anda artık Türkiye’nin sondaja devam etmesinin tehlikeli olacağı uyarısını yaparak!” Yani Anastasiadis hâlâ Kıbrıs’ın tek egemeni oluş siyasetlerinde çırpınıyor!)

Sonuçta  Tatar’ın da  üzerine atladığı bu Rum politikasıysa, daha çok puan toplar..

ÖTE  yandan seçim sathı mailine girerken iyicene belirginleşmiş adayları zihin terazimde şöyle bir tartıyorum ve diyorum ki “yok birbirinizden farkınız ama   sonuçta biriniz tanınmamış devletin tanınmamış  Cumhurbaşkanı” olacak!

Bu güne  kadar üst üste iki defa seçilen olmadı.. Bu teamülü Sn. Akıncı tersine çevirir mi göreceğiz. Ne var ki bu kez rakipleri sadece “partilerinden” değil,  öteki partilerden de büyük oranda oy alacaklar gibi görünüyorlar.

Mesela Erhürman ve Akıncı gibi.. Tabi unutulmamalı bu tahminler 1. tur için.. TC kökenli yurttaşların  oylarını   derlerse Arıklı’yı da potaya koymak gerek…

BU arada yeniden Tatar’a dönüyorum: “UBP kurultayı zamanı geldiğinde gerçekleşecek” derken, parti başkanlığını peşinen elinde tutuyor ki “UBP’i dağıtmadan oylarını kendine kanalize etsin.. Neme lazım işini iyi biliyor!

*****

KISACA TAKILDIĞIM:  (DİNLERİ DE TAPULADILAR!)

Şöyle ki her birine bir “kent” yamaladılar.

Müslümanlığı “Suudi Arabistan’ın Mekke’sine!”

“Katolikleri”  Roma’nın Vatikan’ına!

Ortodoks’ları  ise Kıbrıs’tan tutun Moskova’dan geçin,  Avrupa’nın ne kadar  başkentleri varsa o kadar da Başpiskoposluk kurarak bağladılar kentlere!..

VE şimdi de  Trump! Kudüs’ü önce Yahudi’nin Başkenti yaptı. Şimdi de tapusunu vererek resmen egemeni!

Yeter ki Ortadoğu’da savaşlar huzursuzluklar hiç bitmesin! Hem de  hep dinler üzerinden!






Başa dön tuşu