Adam kırmızı görmüş boğa gibi burnundan solurken kahvehanenin önünde oturanlara bağırıyordu. “İki bifbörgerle iki kolaya 160 TL aldılar.” “Tam yüz altmış lira… Nerede yaşarık be...
Kıbrıs siyasi sorununun çok uzadığı yadsınamaz gerçektir! Ki sorunun kanlı canlı başladığı 1955’lerde EOKA İngiliz sömürgesine yönelik bombalarını patlatırken Kıbrıs siyasi sorununun ne bu kadar...
Günlük yazılarımı, “47 yıldır çözüme ulaşamadığı için siyasi çözümsüzlükten muzdarip Kıbrıs sorunu ve ilgili haber ve gelişmelerine tuttuğum yorumlarla… Tutun ki büyük nedeni yine “çözümsüzlükten”...
Bu yeni haftaya, gelecekler yönünden ne kadar etkili ve önemli olabileceğini şimdiden bilemeyeceğimiz iki gelişmeyle giriyoruz: Birisi, bugüne kadar kendilerini “aramıza sonradan katılan TC’liler partisi”...
İnsan memleketini sevmez mi? Sever de ya memleket kendini sevdiremiyorsa!.. 47 yıldır bu düşünce gelgitlerinde memleketin sadece siyasi çözümsüzlüğüyle değil… Mali ve idari yapısının bozukluğu.....
Sn. Tatar bir akşam yattıkta hikmetinden sual edemeyeceği bir rüya görür. Beyazlara bürünmüş ak sakallı yaşlıca bir Derviş, “Ey Tatarrr” diye çağırır Sn. Cumhurbaşkanını rüyasında.....
Sürekli tekrarlamanın ne kadar doğru olduğunu bilmiyorum. Buna karşın değiştiremediğimiz siyasi kaderimiz, Yarattığı umutsuzluklar ve hayal kırıklıklarıyla birlikte ol alem devam ediyor! Ki bunlardan biri...
Gelecekleri bilemeyiz. Allah bize öyle bir özellik bahşetmedi. İyi ki bahşetmedi! Çünkü o “geleceklere” hükmetmek için değiştirmeye kalkar, istediğimiz gibi yönetme efkârında kendi irademizin egemenliğimize...