Yaklaştıkça uzaklaşan bir densiz koku Nisanın ciğerlerine gizlenmiş bir emprime kumaş Yalnızlıktan beslenen bir iç yarası Bir çekirdeğin sertliğinin dişe dokunması Yalnız bir köpeğin siyah...
Acı der: YIKIL! (F. Nietzsche) Adan/m/ın gözleri, silik ışıkların gömüldüğü isli tepelerde oluşan karaltıların izini sürmeye yarayan bir pusula gibi uzanmakta. Gölgeler, bir labirentin giriş...
Gecelerden bir geceydi, gözüme ilk takılan dizeydi. “Ağır kan kaybıyız” yazıyordu isminin karşısında. Öylesine derinden etkiledi ki beni bu dize, aklımın en gri yerine kazındı....
“Bana geldiğin her gün yeni yıldır” diye mırıldandı adam, kadına. Adam bu sözleri söylerken, pencereden dışarıya baktı kadın, etraf süslenmişti, pırıl pırıldı sokaklar. Vitrinlerin camlarında,...
Bu yazıya başlarken ülkenin gündemindeki nefret dolu ortamdan bahsedecektim. Doğuş Derya için yapılan o aşağılık küfürleri ve o lanet olası bacak arasında kadınların harcanmasından söz...
Bir müzisyenin, bir şarkıcının, eşsiz bir yorumcunun sesinin gücünden duvarların titrediğine şahit oldunuz mu? Söylediği türkülerle kendinizi kah Türkiye’nin en güzel yüz metresini koşan Deniz...
Anılarına sahip çıkanlar acılarının üstesinden gelirler… Lizbon’un antikacılar çarşısına çıkan Arnavut kaldırımlı dar sokaklarından birinde, havasında melankoli ve biraz da toz kokusu olan bir küçük...
“Yüzüm doğan güneşe dönük öleceğim.” Her ölüm, bir hayatın hesabını da önümüze döküyor. En açık, en yalın haliyle gelip duruyor karşımızda, biten bir hayatın özeti....
“Sevgili Milena! Hiçbir şeyin önemi yok, mektubundan başka. Soluk alamıyorum ama hastalığımdan değil, yokluğundan.” (Kafka) Zamana kazılı, ölümsüz mektuplar edebiyatın en etkileyici yaratılarındandır bana göre....