Mevsim yazdı fakat kuşlar üşürdü… Mevsim kıştı fakat kalpler yanardı… On iki ay karanlık… On iki ay sis duman… Böyle geçerdi zaman… … Dağlarda karargâhlar...
Hiç kimsenin perde gerisinden ne olup bittiğine dair en ufak bir haberi bile yoktu. 63 yıllarında olaylar patlak vermesine rağmen, Ahalinin keyfi yerinde sayılırdı! …...
Sadece “evrensel” yanı güçlü, “yerel” olmayan eserler de vardır. Genç denecek kadar hayatını kaybeden (44) Fransız yazar Antoine De Saint-Exupery’in “Küçük Prens” adlı kitabı gibi....
Hikaye 1930’lu yıllarda Alabama’nın Maycomb kasabasında geçer. Oldukça “yerel” bir hikaye; onu evrensel yapan siyah ayrımcılığına karşı duruşu. Başka eserlerde örneğin St. Petersburg sokaklarında geçen...
Altmış kusur yıldır yaşadığım bu ülkeyi, bu toprakları tanımakta zorlanıyorum. Eminim benim gibi birçoğunuz da aynı kaygıyı taşıyor… Savaşların içine doğmuş bir nesiliz biz. 1957-58...
Bu memlekette Türkiye’yi sevmek kadar zor bir şey olmasa gerek. Ömrünü Türkiye’ye adamış olanların bile başına neler geldiği çok iyi bilinir. Dr. Küçük “Türkiye” diye...
1211 yılında adaya gelen Oldenburg Kontu Wilbranda von Oldenburg Lefkoşa’ya uğrar. O dönemler adaya Lüzinyanlar hakim. Başkent yine Lefkoşa’dır. Gezgin Kont Lefkoşa hakkında şunları söyler:...
Sinemalarda “iki filim birden” oynatıldığı dönemlerdi lakin hiç kimse yarınların ne getireceğini tahmin bile edemezdi. Hayat denilen şey sanki günlük verilen kelle başı tayine bağlıydı....
An olur heveslenir insan, hani dağlara çıkmak ve mavi bir halı misali sonsuzluğa serili gibi bir durup bir dalgalanan denize bakmak… An olur bir kuş...
Böyle havalarda severim bu şehri bir kemer gibi belime dolanmış sokakları; böyle havalarda gözlerim nemli sanki ağlamaklı ama değil… Dümencioğlu Sokaktan Yenicami’ye çıkmayı, Kirliazade’den Haydarpaşa’ya...