Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Şeker bayramı yerine kurban bayramı

Bu yıl da, yeni bir Şeker Bayramını yaşadık.

Bu şeker Bayramında, Kıbrıslılar, çöken ekonomik durum nedeniyle tatillerini esas olarak Kıbrıs içerisinde geçirmeyi hedefledi.

Bölünmüş bir adada, TL nin eriyen yapısı ve çalışma ücretlerinin her geçen gün değerini kaybetmesi, Kıbrıs Türklerininin yaşam kalitelerini alabildiğine düşürdü.

Kıbrıs Cumhurbaşkanı Anastasiadis de, Kıbrıs Türklerinin Bayramını kutlamak istedi. Ancak danışmanları, Anastasiadis’e doğru bilgi vermediğinden, kutlanan bayram Şeker Bayramı olmadı.

Anastasiadis, Kıbrıs Türklerinin Şeker Bayramını kutlayacağına, Kurban Bayramını kutladı.

Anastasiadis’in danışmanlarının yaptığı bu hata gerçekte çok şeyler anlatmaktadır.

Kıbrıs’ta yüzyıllardır bir arada yaşayan ulusların, son dönemlerde bu kadar yabancılaşması , karşı ulusun bayramlarını, hassasiyetlerini, yaşam endişelerini anlıyamaması , Bayramları  bile karıştırması komik değil, acı bir trajedidir.

Kıbrıs Türklerinin büyük bir çoğunluğu da Rumların Paskalya  günlerinin ne anlama geldiğini bilmemektedir.

Kişisel ilişkilerde bile, karşımızdaki insanın hassasiyetini anlamaya çalışmak , sağlıklı ilişkiler için belirleyicidir.

Rumlar ve Türkler, birbirlerini anlamada sınıfta kalmaktadırlar.

Birbirini anlamakta zorlanan insanların, birlikte bir yaşam kurabilmeleri için, çok çaba gerekmektedir.

Kıbrıs’ta ayrılık tohumlarını eken eğitim modelleri, Kilise’nin bağnaz yapısı Kıbrıs insanını birbirine yakınlaştırma yerine uzaklaştırmaktadır.

Rumların Yunanistan’ı, Türklerin de Türkiye’yi ANAYURT olarak gösterme çabaları da, her iki toplum arasında bölücülüğe hızmet etmektedir.

Oysa, Kıbrıs insanının  yaşam tarzı ve kültürel yapıları Yunanistan’dan da, Türkiye’den de büyük farklılıklar  göstermektedir.

Kıbrıs Türklerinin ve Rumlarının müzikleri incelenince, aynı türden izler açıkça görülmektedir.

Köy düğünlerinde, Kıbrıs folklorüne özgü müzikler, hem Rum düğünlerinde, hem de Türk düğünlerinde  ortak müzik olarak çalınmakta, ortak şarkılar söylenmektedir. Bu  bile, geçmişte, Rum ve Türk insanlarının ortak bir yaşam ve ortak kültür oluşturmada başarılı olduklarının göstergesidir.

Aslında Anastasiadis’e bir Türk danışman, Akıncı’ya da bir Rum danışman gerekmektedir.

Anastasiadis ve Akıncı veya onların yerine gelecek olan yeni liderler, diğer topluma önem verdiklerini, bu ilk adımı atarak gösterebilirler.

Rum toplumunu en iyi bilen insanlardan biri olmama rağmen, Rumların kültürel ve psikolojik hassasiyetleri konusunda sık sık hata yaptığımın farkındayım.

Aynı şekilde, Anastasiadis’in Rum danışmanlarının da hata yapmalarını  anlayabilirim.

Önemli olan yapılan hatalardan uyarıcı dersler alarak, toplumların yakınlaşması için gerekli adımları atabilmektir.

Şeker Bayramı, Kurban Bayramı günlerini karıştırmanın, yakınlaşmada yeni bir adımı başlatması,  bu bayramın bi