Köşe YazarlarıManşet

PROPAGANDA OYUNUNUN GÖRMEMİZİ İSTEMEDİĞİ GERÇEKELER…

Mehmet Moreket yazdı






Bana bilinçli olarak bir oyun kurgulanmış gibi geliyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, süreç içinde sürekli olarak belli sınırlar içinde tartışıldı.

Bunlardan biri Kıbrıs konusuydu.

Diğeri de Türkiye ile ilişkiler.

Neden başka kriterler yok?

Çünkü oyun bunun üstüne kuruldu, hepimiz de yedik. Oysa gözden kaçırılmak istenen başka kriterler de vardı. Kiminde olan, kiminde olmayan…

Bu iki konunun yakıcı önemi malum. Hem Kıbrıs meselesinin geleceği, hem de Kıbrıs Türkünün kendi egemenliği, demokrasisi, hür iradesi, kendi kendini yönetme kararlılığı…

E tamam da, yeter mi?

Yetmez! Yetmemeli…

KKTC’de hukuk çiğnenmiş midir? Dibine kadar.

Ayrımcılık, adam kayırmacılık var mıdır? Ha keza.

Vatandaşlar devlet önünde eşit midir? Kağıt üstünde evet ama uygulamada sıfır…

Sadece seçim ve pandemi dönemine bakmak bile yeter. Rüşvetten başka ad koyamayacağımız işler, devlet kapısında işi olana yönelen baskılar… Hatta son dönemde işiyle, aşıyla tehdit edilenler… Ben söylemiyorum, seçime katılan adaylar söylüyor. Kimi açıktan, kimi yazılmamak kaydıyla. Ekonominin kamu yararına değil, belli bir kesimin çıkarına yönetilmesi, daha birçok şey…

“KKTC forever” deyince her şey bitiyor mu? Ya devlet adamlığı? Maskaralığa dönen ülke yönetimi? Ülkenin itibarını sarsacak gaflar, rezillikler? Bunları hiç kaale almayalım mı?

Kıbrıs Türk demokrasisi bu yüzden erozyona uğramıştır. Devlet sistemi ellenmiş, düzen bozulmuştur.

Tüm bunlar ortadayken, sanki gözümüzde bir bağ var… “Ya Türkiye düşmanısın, ya Türkiye sevdalısı”.. Böyle bir saçma ayırımın peşinden mi gidelim yani? Sanki bu memlekette Türkiye’yi sevmeyen insan varmış gibi, sanki Türkiye sevgimizi mesela kumarhane sahipleri, mesela üniversite sahibi tüccarlar ölçecekmiş gibi..

O bakımdan, buradaki oyunu iyi değerlendirmek lazım.

Kıbrıs konusunda ‘aman da bir şeyler oluyor’ diye bir durum yoktur. Kimsenin de memleketi satacağı falan da.

Şimdi bir daha bakalım… Hak, hukuk, adalet, kamu yararı, iyi yönetim temel ilkeler olduğuna göre, en başta buna riayet eden ve etmeyen ayırımını yapmak gerekmez mi?

Ama nedense birileri bu seçimlerde bunların hatırlanmasını istemiyor.

Gözümüzü açıp, yeniden düşüneceğiz.

Ve iki adayı, asıl bu açıdan ölçüp tartacağız. Tercihimizi ona göre yapacağız. Bence öncelikli olarak yapılması gereken budur…


YERİN KULAĞI VAR

HP’DEN İSTİFA İDDİALARI:

Cumhurbaşkanının kim olacağı belli olmadı ama, seçim sonrası için yeni hükümet senaryoları tartışılmaya başladı bile. UBP’li bazı kurmayların yeni dönemde UBP, DP ve YDP ile kurmayı planladığı koalisyon hükümetinin sayı olarak sıkıntılı olduğu bir gerçek. Özgürgün’ün yurt dışında olması, Serdar Denktaş’ın böyle bir hükümete destek verip, vermeyeceği ve Tatar’ın da seçimi kazanması ihtimali UBP’yi yeni arayışlara itti. Bize gelen iddialara göre yeni formül, HP’den ayrılacağı iddia edilen 2 vekilin bağımsız olarak UBP’nin kuracağı hükümete destek vereceği yönünde. Bu isimler de bizde var ama, şimdilik kim olduklarını yazmayacağım. Aslında bir çoğunuz kim olduklarını biliyor zaten…

 

DP OĞUL DENKTAŞ DÖNEMİ Mİ:

DP’de neler olduğunu anlamakta zorlanıyorum. DP’nin Tatar’a desteğiyle birlikte önce Serdar Denktaş kurucusu olduğu DP’den istifa ettiğini açıkladı, ardından oğul Rauf Denktaş babasının aksine Tatar’a destek vereceğini açıkladı. Art arda gelen bu açıklamalar DP’liler kadar bizlerin de kafasını karıştırdı ve “DP’de neler oluyor, ne yapılmak isteniyor” sorusu sorulmaya başlandı. Tüm bunlar DP’de yeni bir oluşumun habercisi mi, yoksa bu seçim gerçekten baba ile oğulun arasını mı açtı. Bunun için henüz erken ama, önümüzdeki günlerde DP’de ilginç ve sürpriz bazı gelişmelere hazırlıklı olun…

 

DP TABANI NE DİYOR?:

DP Genel Başkanlığına hasbelkader oturan Fikri Ataoğlu, Serdar Denktaş’ı “esefle” kınamış. Arkadaş, aylardır UBP ile hükümet görüşmelerini yaptıklarını söyleyen biri. Tatar’ın ziyaretinde de bu konunun ele alındığı duyumları geldi. Yani şimdi olası yeni bir hükümette yeniden bakan olma ihtimalini elinin tersiyle itmesini bekler miydiniz? Benim için şaşırtıcı değil, DP tabanı da aynı görüşteyse, mesele yok. Zaten birinci turdan tabanın yarısını yönelendirmişti. Geriye kalanları da bu Pazar göreceğiz…

 

KİM BU ÜNİVERSİTE SAHİBİ:

Üniversitelerimizin birinin sahibi için karantina kuralları hiçe sayıldı. Yurt dışından 9 Ekim’de ülkeye giriş yapan söz konusu üniversite sahibi, 11 Ekim’de hem oyunu kullandı, hem de karantina kurallarını ihlal ederek yemede içmede görüntülendi. Olayın en ilginç tarafı, yanındakilerden birisinin Sağlık Bakanlığı Müsteşarı, Bilim Üst Kurulu Başkanı olması. Önce jet olayı, ardından da bu olay. Millet karantina otellerinde eziyet çekerken, bazı ayrıcalıklılar ise karantina yerine yeme içme masalarında gününü gün etmeyi sürdürüyor. Eee, kolay değil desteğin de bir bedeli olmalı…

 

SİZİ KİM DİNLESİN:

Ne demiştim size geçen gün, “üniversitelerin yanlı siyasi çağrılarına yakında devletle işi olan başkaları da katılacak”… Aynen dediğim gibi oldu. Otelciler Birliği, Casinocular Birliği ve yine üniversite sahipleri, hep birden bir aday leyhine oy kullanmamızı istiyorlar. Listeye bir bakın, sonra zaten kararınızı vereceksiniz. Ballı kaymaktan vazgeçmek işlerine gelmez tabi. Saltanatlarını sürdürmek için bu statükonun devam etmesi gerek…

 

“KAYBETMEK TECRÜBE KAZANDIRIR”:

Faiz Sucuoğlu, seçim sonuçlarında büyük hayal kırıklığı yaşayan HP’lilere yönelik açıklamasında, “Kaybetmeleri tecrübe kazanma anlamında, politika anlamında bir meseledir. Ülkeye hizmet verme anlamında bundan sonra da var olmaları gerekir diye düşünüyorum.” dedi. Aslında “yaklaşık bir yıllık birlikteliğimizde sizi tam olarak bitiremedik ama, bir sonraki seçimde tam bitireceğiz” demek istiyor. Bugüne kadar inanıp da UBP ile ortaklık kuran herkes sonunda kaybetti. İnşallah geç de olsa HP’liler bunu anlamıştır…


FOTO GÜNDEM: Serdar-Rauf Denktaş meselesini toplum, aile içi magazin gibi algıladı. Ancak ben asıl gerçeğin yapılan açıklamalarda olmadığına inanırım. Söylenenlerin dışında, söylenmeyenler daha önemli. Bunu bugünlerde öğrenmemiz mümkün değil. Belki zaman içinde…

 








Başa dön tuşu