EğitimKöşe Yazarları

Plansız eğitim rotasız gemi gibidir

Barış Uzunahmet yazdı...







Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı yeni öğretim yılı için akademik takvimi açıkladı. Yeni öğretim yılında okullarda dersler 1 Eylül’de başlayıp 11 Haziran’a kadar devam edecek. Bir önceki yıla göre yaklaşık 3 haftalık bir süre uzaması var. Bir ara öğretim yılının üç dönem olacağı konuşuluyordu ama yine iki dönem olarak kaldı. Vatandaş gibi ben de merak ediyorum. Mart ayının ortasından itibaren okulları kapattık. Ders kayıpları yaşandı. Bu ders kayıplarının giderilmesi ile ilgili bir çalışma yapıldı mı? Eğitim camiasında konuşulan; “Eğitim Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı’nı bekliyor?”. Ben da diyorum ki Sağlık Bakanlığı’nın işi başından aşkın ve üstelik de Cumhurbaşkanlığına verilecek raporun hazırlanma süresi ortada iken, Sağlık Bakanlığı’ndan bu aşamada rapor beklemek ölü gözünden yaş beklemek gibi bir şeydir.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı olası her duruma yönelik çalışma yapması gerekiyor. Bugüne kadar komisyonlarını kurmuş olması gerekirdi. Okulların hangi koşullarda açılacağını bilen var mı? Yok. Peki bu konuda bir çalışma var mı? O da yok.

75 gün sıfır vaka olan ülkede, vatandaş pandemi konusunda hükümete güvenmezken, vakaların yeniden başladığı bir ortamda hükümete güvenip çocukları okula nasıl gönderebilir ki? Acilen Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nın ilgili komiteleri kurarak vatandaşa güven verecek çalışmalar yapmalıdır. Bu ülkede 20’nin üzerinde faaliyet gösteren üniversite var. Güvenelim bu üniversitelerdeki akademisyenlere… Gerek eğitimde gerekse sağlıkta ülkede değerli insanlar var. Bunların bilgilerinden yararlanalım.

Bunların yanında sendikalar var. İster beğenin ister beğenmeyin. Bakınız KTÖS devletin yapması gereken araştırmayı yapıyor. Geçtiğimiz gün “Temel Eğitim Sistemini Değerlendirme Çalışması” isimli bir panel düzenledi ve Prologue Consulting şirketine yaptırdığı anket sonuçlarını açıkladı. Bu ankette göre halkın yüzde 72.2’sinin, öğretmenlerin ise yüzde 53.55’inin Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı’nı yetersiz bulduğu ortaya çıktı. Öğretmenler gene insaflı davranmış.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı bünyesinde doğru dürüst bir AR-GE Merkezi’nin kurulması ve sürekli araştırma yapması gerekiyor. Çünkü veri olmadan bilimsel bir anlayış geliştiremezsiniz.

Peki siz hükümetin bu konuda benzer bir çalışma yaptığını duydunuz mu? Duyan varsa da beri gelsin. En son Mili Eğitim Şurası’nı 2014’te yapmışız. Ondan sonra eğitimle ilgili yapılan eğitim çalıştayı var mı? Yanlış hatırlamazsam yükseköğretim ile ilgili bir çalıştay yapıldı. Gerçi bu şura ve çalıştayları yaptığımızda da onlardan yararlanmasını bilmiyoruz. Sonuçları tozlu rafların arasında kaybolup gidiyor.

Bu olağanüstü pandemi koşullarında bile ciddi bir bilimsel çalışma yapma ihtiyacı duymuyoruz. Ancak bilmeliyiz ki plansız bir eğitim rotasız bir gemiye benzer.

Peki nasıl planlayacağız yeni öğretim yılını? Mesela ben merak ediyorum 1 Eylül’de çocukların hepsi ayni anda okula gidecek mi? İlk ve ortaöğretimde 50 binin üzerinde öğrenci var. Okullardaki hijyen konusu nasıl olacak, bunun için bütçe ayrıldı mı?

Bir vatandaş olarak benim bunları bilmeye hakkım yok mu?








Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu