Köşe Yazarları

Maraş’ı boşverin, çiğnenen demokrasi ve halk iradesidir


Maraş konusunda herkes kendi penceresinden bir şeyler söyledi.

Başbakan dün Meclis’te eleştirilince, hem herkesin gelmesi talimatı verdiğini söyledi, hem de “büyük organizasyonda sıkıntı olabilir” dedi. Dünya kadar insan katılırken, KKTC Cumhurbaşkanı fazla gelmiş! Ana muhalefet partisi başkanı fazla gelmiş, bir-iki  parti başkanı fazla gelmiş.

Yani Başbakan’a soru soran vekillere de şaştım, niyet belli değil miydi?

Davet konusunda kıyamet kopunca, toplantıdan bir gün önce, son dakika “aman gelenlere ayıp olmasın, lütfen katılın” diyerek partilere yapılan davet, her şeyi izah etmeye yeter.

Demokrasiye leke sürülmüştür. Bunu hep birlikte gördük. Başka izahı yoktur ve olamaz. Onun için sormak bile abes.

Olayla ilgili en düşündürücü sözü TDP Genel Başkanı Cemal Özyiğit Meclis’te söyledi…

“Envanter çalışması sonuçları ile ilgili bize bilgi verilecek mi?” diye sordu.

Bugüne kadar verilmemiştir… Ne acıdır. Ne utanç vericidir.

Artık bu noktadan sonra söylenecek bir şey kalmamıştır.

“Açarlar, açmazlar, açamazlar” meselesinden, hatta Maraş’ın kendisinden daha önemlidir bu olanlar. Niyetleri ortaya çıkartmıştır.

Sadece geçen günkü göstermelik şovdan bahsetmiyorum, Maraş konusunda ta başından devlet aygıtına saygısızlık yapılmıştır…

Sadece Cumhurbaşkanı’na karşı değil, muhalefete karşı da. Halkın oylarıyla seçilen insanlardır onlar. İradedir.

Bu son olayda ortaya çıkmıştır ki, halkın iradesini yok sayma, toplumsal barışı bozma pahasına bir takım işler çevrilmesi tehlikesi vardır.

Devletin hükümet dışındaki diğer makamlar, devletin geleceğini ilgilendiren böylesine ciddi bir meselede paralize edilmiş, dışlanmıştır.

En tehlikelisi budur.

Ve önümüzdeki bu seçimler özellikle, bilerek ve isteyerek bu minvale çekilmek istenmektedir.

Halkın demokratik iradesiyle seçtiği kişiler, devletin temel işlerinden dışlanabiliyorsa, burada demokrasiden falan söz edilemez.

Görünüyor ki, belli bir kesim bu yaptıklarını sürdürme niyetindedir.

Kıbrıs Türkü seçime giderken bunun hesabını iyi yapmalıdır.

Diğer taraftan, konu artık kişisellikten çıkmıştır. Falanın, filanın meselesi değil, hepimizin meselesidir.

Demokrasiyi, makamların saygınlığını, halk iradesini korumakla görevli herkes buna tepkisini koymalıdır. Ne yazık ki, bu yönde güçlü bir tepki göremedik.

Söylenecek şey artık “vay bizi niye çağırmadınız” olamaz.

Tepkinin özü; “Siz halk iradesine, devletin kurallarına aykırı hareket ediyorsunuz” olmalıdır.

Halkın da bu yönde aydınlatılması gerekmektedir.

Tartışmayı gerçek rayına çekmemek, sessiz kalmak ya da kişiselleştirmeye devam etmek, iradeyi yok sayanların hanesine puan olarak yazılacaktır.

Böyle bir eşik aşıldığında ise, kimsenin hiçbir konuda itiraz etme lüksü kalmaz.

 

YERİN KULAĞI VAR

46 YILDIR AKLINIZ NERDEYDİ:

Başbakan Ersin Tatar, “Maraş için 50 yıl daha mı bekleyelim?” dedi. İyi de 46 yıldır aklınız neredeydi, şimdi hem de tam seçim üstü mü aklınıza geldi Maraş’ı açmak. Madem bu kadar ciddisiniz, Erhan Arıklı’nın dediği gibi önce Maraş’ı askeri bölge olmaktan çıkarın da inanalım. Ama yaptıklarınızın hepsi seçime yönelik show, Maraş’ı açma gibi bir niyetiniz yok aslında…

 

KAFALAR KARIŞIK:

Eski Başbakan Soyer, “Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, çıkıp, ‘Maraş KKTC toprağıdır’ dedi. Başbakan Ersin Tatar ise çıkıp, ‘BMGK kararlarına çok ters düşmeden bir çare aramalıyız’ dedi. Madem KKTC toprağıdır Maraş, o zaman niye BMGK kararlarına kafa yoruyorsunuz, niye Maraş’ı açmıyorsunuz” diye soruyor. Bırakın Sayın Soyer kafalar zaten karışık. İnşallah kaş yapayım derken, göz çıkarmazlar…

 

TATAR MI, ATAR MI?:

Gezicinin UBP’ye yaptığı ve Ersin Tatar’ı önde gösteren anket de öyle ilginçlikler var ki, say say bitmez. Ama en önemlisi, anket sahibinin adını bile doğru yazamayıp, Tatar yerine “Atar” diye yazdı. Atar diye bir aday yok. Yani hayal. Bununla “Atar”ın birinci çıktığı sonucun da “atmasyon” olduğunu mu ima etti?

 

EKONOMİ PARLIYOR:

Bölgenin yıldızı olacağız, ekonomi uçacak, dünya bizi gıpta ile izleyecek derken tam tersi yokuş aşağı gidiyoruz. Nüfus artarken, ticaret hacminin düşmesi ne demek? Hem de yüzde 15… Hem ithalatta, hem ihracatta düşüş. Üretim de düşmüş, alım gücü de. Uçuyoruz doğrudur, yokuş aşağı…

YASA DIŞILIĞA ORTAK OLDUNUZ:

İçişleri Bakanı Ayşegül Baybars; “Siyasette söylediğin sözün arkasında durmak çok önemli… Biz sözümüzü başkalarının hataları yüzünden tutamadık. İmar Planı’na karşı duran tek kurum UBP” dedi. Evet, orasını biz de anladık da, hukuk çiğnenirken hala daha o hükümette nasıl oturduğunuzu anlamadık. Yasaya göre ne süre verebilirdiniz, ne yeniden elleyebilirdiniz. Bunu pek ala biliyorsunuz. Konu söz verme değil, yasanın uygulanıp uygulanmamasıdır.

YILLARDIR AYNI HİKAYE:

Hür-İş yeni asgari ücrete itiraz ettiklerini açıkladı. Kusura bakmasınlar ama her yıl aynı şey, bir şey olamayacağını bile bile bu süreç sürdürülüyor. Ama sonucu belli bu itirazlar yerine daha farklı bir yöntem izlense belki sonuç alınabilir… Fakat ne yazık ki, asgari ücretle çalışan kitleler işverene mahkum, itiraz edecek kitle yok ortada.

ZİRVEDEKİLER

Ahmet Okan: “Herhalde “yuvarlak masa”yı dışarıdan getirdiler! Bilinen odur ki Maraş’ta değil dik dörtken, kare ya da yuvarlak bir masa, tabure bile yoktur…Yuvarlak masanın etrafına toplanılacağı vakit Maraş’ın sahiplerinden biri elinde bir yafta ile sesleniyordu: ‘Bırakın evime gideyim’. Çok ironik bir durum. Film burada biter…”.

 DİPTEKİLER

Metin Feyzioğlu: Çokbilmiş Fevzioğlu, “Kapalı Maraş’ın birtakım cahiller ve Rum fonlarıyla beslenen bir takım sözde yazarlar, açık söylüyorum Rum fonlarıyla beslenen bir takım ahlak yoksunu, vatan haini sözde yazarlar kapalı Maraş’ın BM denetimi altında olduğu yalanını ortaya koyuyor. Yok böyle bir şey” diye buyurmuş… Vatan hain görmek istersen aynaya bak orda göreceksin… Bir başka ülkenin toprağı, halkı, iradesi üstünde tepinme hakkını sana kim veriyor? Senin kim olduğunu, kendi ülkendeki hukukçular



Etiketler

Benzer Haberler

Başa dön tuşu
Kapalı