Köşe Yazarları

MARAŞ SAATLİ BOMBA


Mülkiyet konuları, Kıbrıs sorununda en karmaşık sorunlardandır.

Politikacılar da, bu konuyu kaşımayı çok severler. Ancak sorunu kaşımak, topluma her zaman fayda getirmez…

Dillirga’da yağmalanan Türk mallarıyla ilgili olarak, Güneydeki mahkemelere birçok kez giden ve mahkeme aşamasında birçok bilgi edinen bir insan olarak, konu mülkiyet olunca, ON KEZ düşünmek gerektiğini söylemeliyim.

1978den beri , toplumlararası görüşmeleri izleyen bir gazeteci olarak, mülkiyet konularında, ayrıntılı inceleme yapmadan konuşmanın, tehlikeli sonuçlara yol açabileceğini, birçok kez yazdım.

Çarşamba günkü HAVADİS gazetesinde,  Öntaç Düzgün ve Mete Hatay’ın Emekli Büyükelçi Daryal Batıbay ile yaptıkları  konuşma tarihi öneme sahiptir.

Bu konuşmayı, sorumluluk bilinci olan herkes BİRKAÇ KEZ okumalıdır.

Daryal Batıbay sıradan bir emekli büyükelçi değildir. Taşınmaz Mal Komisyonu’nun İÇ HUKUK yolu olarak tanınması için verilen mücadelede, Türkiye’nin Avrupa Konseyi Daimi Temsilcisi görevini yürütmüştü.

Batıbay, Maraş konusunu yeniden gündeme getiren Türk politikacıların, kendi ayağımıza kurşun sıkabileceğini, bu konuda çok dikkatli olunması gerektiğini söylemektedir:

“Taşınmaz Mal Komisyonunun Rumlar tarafından yapılan Maraş’la ilgili başvuruları ele alabilmesi için, Mağusa Kaza Mahkemesi’nin 2005 tarihli kararının bozulması lazım…. Çünkü 1974’te Maraş’ı terk etmiş, elinde koçanları olan kişilere haber verilmeden alınmış bir karardır….Bir davanın mahkemede görülebilmesi için, o dava ile ilgili olan herkesin, o mahkemede bulunması  lazım. Bu evrensel bir hukuk kuralıdır.”

“Şu anda Maraş’la ilgili İÇ HUKUK YOLU YOK. Rum başvurucular da zaten KKTC ‘de iç hukuk yolunun kapalı olduğunu ispata çalışıyorlar…. Eğer 4 Kasım’a kadar Kuzey’de kendimize yarattığımız bu hukuki engeli aşamazsak, Taşınmaz Mal Komisyonunun etkin bir hukuk iç yolu olmadığı ortaya çıkar ki, Güney’deki ULUSALCI ÇEVRELER son derece mutlu olurlar maalesef….”

Söz konusu görüşmede, Mülkiyetle ilgili birçok ayrıntı da çarpıcı olarak tartışılmıştır.

Havadis Gazetesi, bu önemli görüşme ile,  Kıbrıs’ta özellikle Maraş’taki mülkiyetle ilgili tartışmaların Kıbrıs Türk toplumunun ve Türkiye’nin uluslararası durumunu zora çıkacağını hiç şüpheye bırakmayacak şekilde halka duyurma görevini yapmıştır.

Maraş, birçok kez Rumlara önerilmiş , fakat Rum politikacıları bu önerileri ret etmişti.

Maraş’ın Türk yönetimi altında açılması durumunda bile , MARAŞLI% 70e yakın Rumun  Maraş’a dönüş yapabileceği, Güney’de yapılan araştırmalardan elde edilen önemli bir sonuçtur.

Aslında, Mraş’ta malı olanların Türk yönetimi altında evlerine dönüşçağrısı , Çözüm istemeyen Rumların politikalarına konacak bir bomba olacaktır.

Ancak bu çağrının etkili olabilmesi için, Maraş’ın Vakıf Malı olduğu masalına son vermek gerekmektedir.

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı