Köşe Yazarları

KİŞİYE ÖZEL ANAYASA DÖNEMİ BAŞLAYACAK

(Temel hak ve özgürlükler budanacak mı?)






KKTC’de ilk anayasa değişikliği 1985 yılında yapıldı.

Hani Kıbrıs Türk  Federe Devleti Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne dönüştürülmüştü ya, anayasa da dönüştürüldü ve iki dönemle sınırlı olan cumhurbaşkanlığı önündeki bu sınır kaldırılmıştı.

İki dönem sınırı kalsaydı rahmetli Denktaş yeniden cumhurbaşkanlığına aday olamayacaktı.

1985 anayasa referandumuna damgasını vuracak olan Denktaş’ın yeniden aday olma hakkı kazanmasıydı.

İkici anayasa değişikliği 2014 yılındaydı.

Daha doğrusu anayasayı değiştirme girişimi.

Başbakan Özkan Yorgancıoğlu Başbakanlığındaki CTP-DP hükümeti yerel seçimlerle aynı gün anayasanın bazı maddelerinin değiştirilmesi için de referandum yapmışlardı.

Fakat başarılı olamadılar.

2014 referandumunda seçmen yüzde 62 hayır oyu ile anayasanın değiştirilmesine karşı çıkmıştı.

2014 referandumunda anayasa değişikliğinin reddedilmesine yönelik çeşitli gerekçeler ortaya konulmuştu.

Bunlar doğru veya yanlış olabilir.

Bana göre 2 nedenden dolayı seçmen anayasa değişikliğini reddetmişti.

Birincisi, yerel seçimler yani belediye ve muhtarlık seçimleri vardı ve seçmen yerel seçime odaklanmış anayasada neyin değiştirileceğine bile bakmamıştı. Yani bilmiyordu. Bilmediği bir şeye de evet oyu vermedi.

İkincisi ve daha önemlisi aslında anayasanın tepeden tırnağa değiştirilmesi ve yepyeni bir devlet yaratılması gerekiyordu ama partilerin karşı çıkışlarıyla çok sınırlı bir değişikliğe gidilmişti.

Seçmen, sınırlı değişiklik değil köklü değişim istiyordu ve hayır oyu verdi.

 

***

 

Şimdilerde, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimi ile birlikte anayasa değişiklik referandumu da yapılması için bazı çevrelerin gizli ve derinden çalıştıklarını öğrendik.

Cumhurbaşkanlığı seçimi 2010 yılının Nisan ayı içerisinde yapılacak.

Bu tarih anayasal zorunluluktur.

İki ay önceden başlayacak olan seçim yasaklarını saymazsanız yaklaşık 3 ay sonra seçim davulları çalmaya başlayacak.

Gizli ve derinden çalışan bazı çevreler bu 3 aylık dönemde anayasada kısıtlı bir şekilde yani sadece bazı noktalarda değişiklik yapılması için bastırıyorlar.

Mazeret olarak yargının, Yüksek Mahkeme’nin ihtiyaçlarını öne sürüyorlar.

Anayasa ile sınırlı olan Yüksek Adliye Kurulu’nun sayısının 20’ye çıkarılması. Yüksek Mahkeme yargıçlarının sayısının artırılması gibi aslında herkesin kabul edeceği gerekçeler öne sürüyorlar.

Bunun arkasına sığınarak temel hak ve özgürlüklere yönelik operasyon yapma niyetinde olanlar da var.

Kıbrıs Türküne demirden elbise gibi artık dar gelen bu anayasayı daha da daraltma niyetinde olanlar.

Halbuki anayasa tepeden tırnağa değiştirilmeli ve çağdaş bir devlete hizmet edecek çağdaş bir anayasa oluşturulmalıdır.

Bu yolla devlet üzerindeki vesayet yapısı da ortadan kaldırılmalıdır.

Bu yapılmazsa 2014 referandumunda yüzde 62 olan hayır oyu yüzde 92’ye çıkar.

Bir de anayasa değişikliğine kişisel pozisyonlar da eklenmek isteniyormuş.

Örneğin Başsavcının 65 olan emeklilik yaşı 68’e çıkarılması gibi.

Geçmişte meclisin kişiye özel yasa çıkardığına tanık olmuştuk da kişiye özel anayasa herhalde böyle olur.

Bu da olur ve böylece çağdaş bir anayasaya sahip olma hayalleri de suya düşer…

 







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu