Köşe Yazarları

Kirli ve eski kurtlar, puslu havayı sever!


Geçen gün Halkın Sesi Gazetesi’nde okumuştum.

Okumayanlar bir kez daha okusun ki; saptırıcıların, şaşırtıcıların, gerçek dışı açıklama yapanların, boş boş konuşmalarına kulak vermesinler.

Aşağıya bir kez daha yazıyorum:

“2013 yılı Ağustos ayında yapılan milletvekilliği seçimleri sonrasında o dönemki teknokrat hükümetin Başbakanı olan Sibel Siber seçimlerin sonuçlanmasının ardından hükümetinin istifasını 2 Ağustos 2013’te Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’na sundu. Cumhurbaşkanı Eroğlu, CTP Genel Başkanı Özkan Yorgancıoğlu’nu istifayı kabulünün ardından 11 gün sonra, 13 Ağustos 2013’te hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Özkan Yorgancıoğlu 3 Temmuz 2015’te istifasını Cumhurbaşkanı Akıncı’ya sundu. Cumhurbaşkanı Akıncı, 2 gün sonra, 6 Temmuz 2015’te Ömer Kalyoncu’yu hükümeti kurmakla görevlendirdi.

Ömer Kalyoncu 5 Nisan 2016 istifasını Cumhurbaşkanı Akıncı’ya sundu. Cumhurbaşkanı Akıncı, 3 gün sonra, UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ü 8 Nisan 2016’da hükümeti kurmakla görevlendirdi.

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün, 19 Ocak 2018’de Cumhurbaşkanı Akıncı’ya hükümetin istifasını sundu. Cumhurbaşkanı Akıncı, 4 gün sonra, UBP Genel Başkanı Özgürgün’ü 24 Ocak 2018’de yeni hükümeti kurmakla görevlendirdi.”

Bekletme, uzatma, erteleme, oyalama rekoru kimde? Şikayet edenlerin lideri Derviş Eroğlu’nda! Bunu bile bile konuşmak iyi niyet barındırmıyor.

Cumhurbaşkanı Akıncı, hükümeti kurma görevini bugün verince, yalanınız boynunuza dolanacak. “11 gün ayıbı” boynunuzda asılı kalacak. Ama utanma duygunuzu yitirdiğinizden, pek tabii yine utanmayacaksınız!

Henüz yetkili kurulları bile toplayamadıklarından, bunun suçunu başkasına atma çabasından başka bir çaba değil sizinkisi. Ama siz de haklısınız. O kadar bilgi kirliliği var ki, siz eski ve kirli kurtlar, bu puslu havadan yararlandığınızı zannedip, oyalanıyor ve kendinizi kandırarak, avutuyorsunuz.

***

Dostlar, arkadaşlar soruyor…

Temiz toplumcular ile eski siyasetçiler hükümet kurar mı diye?

Cevap veremiyorum. Açıkçası, hep yanıldığım, yanıltıldığım için cevap vermek istemiyorum. Siyasete girmem, parti kurmam, koalisyona asla, denilip, saf saf inandığımdan, hep ters köşeye yatırıldım. Hep yanıldım. Ama artık yağma yok. “Her şey mümkün, mübah” diye düşünüyorum. Siyasetin, her kamuoyu yoklamasında ayaklar altında sürünüşünün temel nedeni, işte bu söz verip de tutmamazlıklardan dolayıdır.

Şeffaflık, hesap sorma, hesap verme, iyi yönetişim, yolsuzlukları önleme, yeni siyaset, temiz toplum, temiz siyaset, kendi kendimizi yönetme, stratejik ortak, nitelikli ilişkiler…

Cart curt, ık mık, mek mak, meli malı, cek cak…

Ne olacaktı? Ne oldu?

Bir defadan bir şey olmaz deyip, devam mı?

Yoksa, tamam mı?

Yavaşça eskilere karışıp içlerinde erimek de bir tercih!

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı