Köşe Yazarları

1948’li yıllarda Kıbrıs

Lozan Antlaşması’ndan sonra ilerleyen zamanlarda alevlenen Kıbrıs meselesine Türkiye’nin bir “sorun” olarak ilgi göstermesi epey vakit almıştı.

Birçok dönemde birçok toplum lideri deyim yerinde ise şeyini yırtıp başına geçirmişti Türkiye bu sorunla ilgilensin diye!

Birkaç gün önceki bir yazımızda Hürriyet gazetesinin kurucusu Sedat Simavi’nin 1950’de Kıbrıs’a geldiğini ve 1952’de gazeteci Necati Zincirkıran’ı Kıbrıs’a gönderdiğini yazmıştık.

O yılları izleyen dönemlerde gerçekten de Hürriyet gazetesinin Kıbrıs’a karşı ilgisi giderek artmıştı.

Bu nedenle Türkiye’nin Kıbrıs meselesine dahil olması Hürriyet’te yapılan yayınların vesile olduğu konusundaki görüş yaygındır…

Ama Kıbrıs daha önce yok muydu gündemlerinde?

Aynı dönemlerde ve Sedat Simavi’den önce Kıbrıs’a karşı ilgi gösteren birileri daha vardı ve buna göre Kıbrıs’a ilişkin ilgi onların vesile ile başlamıştır…

“54 öğretmenin Kıbrıs meselesine iştiraki ve bu gezinti intibalarının gazete, mecmua ve dergilerle neşridir ki bütün gözlerin Kıbrıs’a doğru yeniden dönmesine sebep oldu.”

Bu sözler, 1948 yılında Kıbrıs’a gelen dönemin Çorum milletvekili Hasene Ilgaz’a ait…

54 kişilik kafile 20 Temmuz günü Ankara garından hareket etmiş, 24 Temmuz günü de Kıbrıs’a gelmiştir.

Kıbrıs seyahati 15 günlük bir program çerçevesinde gerçekleşiyordu.

Lefkoşa’da Victoria Kız Lisesi’nde konaklayan heyet öğretmenlerden oluşuyordu ve programları oldukça yoğundu.

Birçok köye ve şehirlere ziyaretler yapılmıştı.

Bu ziyaretlerde Hasene Ilgaz ve Kıbrıslı yetkililer konuşmalar yapıyor, düzenlenen parti ve yemekler büyük muhabbet içinde geçiyordu.

Heyet bir köye gitmezden önce o köyün ahalisinin günlerce hazırlık yaptığı anlaşılıyor, heyetin köye yaklaştığı saatlerde yollar bayraklarla, mersin dallarıyla, Atatürk ve İnönü’nün fotoğrafları ile süsleniyor; eğer vakit geceyse köy ahalisi ellerine luks lambaları alarak heyetin araçlarına rehberlik yapıyordu…

Hasene Ilgaz ve beraberindeki heyet her gittikleri yerde şaşırıp kalıyorlardı.

Ahalinin kendilerine karşı ilgisi büyüktü ve bunun nedeni Türkiye sevgisinden kaynaklanmaktaydı.

Ahalide fire veren yoktu; bu sevgi başka türlü bir şeydi, bu günlere benzemez!

Heyet adadaki ziyaretlerini tamamladıktan sonra geri ülkelerine dönecek, Hasane Ilgaz da elde ettiği bilgi ve hatıraları bir kadın mecmuasında (“Kadın Gazetesi”)  yazacaktı.

Ilgaz, daha Kıbrıs’ta iken yazlarını kaleme almaya başlamıştı.

Denildiğine göre bu mecmuada çıkan yazılar sadece bölgesel olarak değil, uluslararası da etki yaratmıştı.

Amerika’dan bile Hasene Ilgaz’a okur mektupları geliyordu ki bunlar arasında Kıbrıslı Türkler de vardı.

Hasene Ilgaz bu yazıları yazdıktan sonra şunları belirtecekti:

“Kıbrıs’tan Kadın Gazetesine yazdığım ve 2 Ağustos 1948’de yayınlanan ilk yazımın bu kadar talihli ve alakalı bir yol açacağını düşünmemiştim. Bu yazıyı birçok değerli yazılar takip ettiği gibi ayrıca toplantılar da yapılmıştır.”

Rumların o yıllarda Enosis istekleri yükselirken, Kıbrıslı Türkler zaten tedirgindiler.

Türkiye’deki Türk siyaseti “Yeşilada Kızıl olamaz” gibi “dış kaynaklı” bir çizgi üzerindeydi ki bu Anglo-Amerikanların kurguladığı Kıbrıs hatta yakındoğu siyasetiydi.

Hasane Ilgaz adadan ayrıldıktan sonra 28 Kasım günü Kıbrıs’ta bir miting düzenlenir.

Mitingin ana fikri İngiltere’nin Kıbrıs’tan çekilmesi halinde Kıbrıs’ın Türkiye’ye ilhak edilmesiydi.

Ardından 25 Aralık’ta Ankara’da bir Kıbrıs mitingi düzenlenir, içerik aynıdır; mitingde ayrıca “Yeşilada Kızıl olamaz” şeklinde yaftalar taşınır…

Hasene Ilgaz’ın 1949 yılında yayınlanan “Kıbrıs Notları” adlı kitabından elde ettiğimiz bilgiler böyle.

Peki, 1948 yılında Hasane Ilgaz’ın gördüğü Lefkoşa nasıldı?

(Devam edecek)

 

 

 

Etiketler


İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı