Kıbrıs Lirasından Türk Lirasına Geçiş Nasıl Oldu? Rüstem Tatar Ve Türk Lirası Olayı

1 Eylül 2018 Cumartesi | 10:20
Serdar Saydam

1974 savaşından sonra birçok şey değiştiği gibi para birimi de değişmiştir. Nitekim, bir Kıbrıs Lirasının otuz altı türk lirası (1 KL x 36 TL) olarak hesaplanması ve bankalardaki Kıbrıs Lirası hesaplarının bir gecede 36 TL ile çarpılarak TL hesabına dönüştürülmesi kararına sert muhalefet yapan ve bu haksızlığı yıllarca dile getiren Arif hocanın başyazarı olduğu haftalık SÖZ gazetesine eski maliye bakanı Rüstem Tatar yazılı bir açıklama göndermişti.

11 Şubat 1982 tarihili SÖZ gazetesinde yayınlanan yazılı açıklamasında eski Maliye Bakanı Rüstem Tatar, Kıbrıs Lirasının yerine Türk Lirasının Kuzey Kıbrıs’ta geçerli kılınmasının öyküsünü şöyle anlatmıştı:

“20 Temmuz Barış Harekatı yer aldığında KTFD’nin o zaman Kıbrıs Türk yönetimi Temmuz ayı maaşlarını ödeyecek parası yoktu. Malum bütcemiz Rum merkez bankası kanalıyle aktarılan T.C. yardımlarına dayanıyordu. Aktarma Londra’da K.C. merkez bankasının hesabına gerekli döviz yatırılarak kıbrısta karşılığının yerel para (KL) olarak alınması şeklinde yapılırdı. Barış harekatında sonra pek tabii bu yöntem uygulandığından iki yetkili Türkiye’den bizzat gelerek 550.000 dolar efektif para getirmiştir.

Bu dövizi efektif Kıbrıs Lirasına dönüştürmek üzere Maliye bakanı olarak ve Ekonomi danışmanı Sayın Rifat Özenç İş bankası’na gidip müteveffa Ali Vasıf bey, Bankasında 550.000 dolar karşılığı Kıbrıs Lirasının mevcut olmadığını uygun görürse Barış Gücü nezaretinde dövizi Güneye gönderip Kıbrıs Lirası temin edebileceğini söyledi. Bu pek tabii uygun görülmedi. Yönetimin ve savunmanın bütce uygulamasının aksamaması için ilk kez ortaya çıkan bu para sorunun halline dek, bütce yardımlarının bize Türkiye’den Türk Lirası olarak gönderilmesi isdendi.
Diğer taraftan, tüm banka müdürleri ile yapılan bir toplantıda Türk Lirasının Kıbrıs Lirasına karşı değerinin saptanması görüşüldü. Çapraz kur değeri olan 38.67 TL yerine pratik olarak 40 TL olması uygun görüldü.

Fakat maalesef o zaman konuya farklı açıdan bakan diğer yetkililer bir KL- 38TL paritesinin uygulanması üzerinde ısrar etdiler. Bir kaç ay sonrada ayni yetkililer, hiç teknik gerekçe olmadan paritenin bir KL – 36 TL’ye düşürülmesini önerdiler.

Buna ben şiddetle itiraz ederek sağlıklı teknik gerekçelere dayanmayan böyle suni bir kur ayarlamasının toplum ekonomisine büyük zararı olacağını ve para ile politika yapılamayacağını vurguladı.

Bu hususda Kıbrıs Türk yönetimine merkez bankası fonksiyonunu ifa ederek banka olarak görevlendirilen T.C Ziraat Bankası Kıbrıs sübeleri müdürü Doğan beyin beni desteklemesini istedim. Maalesef Doğan bey’in de karşı tezi ileri tarafla bir olması üzerine o görüş hakim oldu. Ben durumu kayda geçirip hükümete aktardım bu tartışmalar T.C. Büyükelçiliği maliye ve Ekonomi baş danışmanının odasında yer almış ve kayda geçirilmiştir.

Para sorununu daha büyük boyutlara ulaşacağını o zamandan takdir eden bir yetkili olarak, Rumlarla erken bir antlaşmaya varılamayacağınıda göz önünde tutarak 13 Şubat, 1975’te ilan edilen KTFD için ayrı bir para birimi çıkarmak ve bir merkez bankası kurmak sureti ile KTFD’nin ayrı ekonomik bünyesini yaşatacak mali altyapının derhal tamamlanmasını önerdim.
Bankalar kurulunun olumlu talimatını aldıktan sonra ayrıntılı proje çalışmalarına başladım. Neticede çıkan proje bankalar kurulunca onaylanıp Türkiye’ye sunuldu.

Kasım 1975’te bu maksatla Ankara’ya gidilip merkez bankası başkan vekili Sayın Naci Tibet’in başkanlığında ilgili bakanlıkların temsilcilerininde katıldığı bir toplantıda konu her açıdan tartışıldı. Zamanın maliye bakanu Sayın Prof. Bedri Gürsoy’un uygun bulduğu proje (Sayın Gürsoy kendisine takdim etdiğim KTFD lirası örneğini de beğenerek kilişenin hazırlanması için emir bile vermiştir) maalesef sonuçta herhangi bir karara bağlanmadı.

Bunu üzerine toplantıya başkanlık eden Sayın Tibet’e söyle hitabettim: “Sayın başkan: konu teknik açıdan enine boyuna tartışıldı. KTFD olarak biz bu projenin zaruretine inanarak biz kabulunü ve derhal uygulanmasını istiyoruz.Teknik bakımdan gerekliliği ve fizibilitesi hususunda teretdüt olamaz, ancak politik bakımdan Türkiye Cumhuriyeti hükümeti bir sakınca görüyorsa hiç şüphesiz durum başka olur. Her halukarda simdi bir karar alınması lazımdır. Kıbrıs’a dönünce bakanlar kuruluna izahat vermem gerekecektir.”

Bunu üzerine Sayın Naci Tibet Dış İşleri bakanlığının temsilcisi Sayın Gündüz Tunçbilekten siyasi acıdan durumu sordu. Sayın Tunçbilek’in cevapı aynen şöyle olmuştur. “ Dışişleri bakanlığı siyasi sakınca görmüyor. Teknik bakımdan gerek KTFD’nin ve gerekse Türkiyenin menfaatleri gerektiriyorsa ayri para çıkartılmasına sakınca görmüyoruz”. Bunun üzerine başkandan prensip kararının alınmasını rica ettim.

Başkan Sayın Naci Tibet’in cevapı aynen söyle oldu:” Sayın Tatar projenizi ne kabul ettik ne de reddettik. Yakında bir teknik heyet konuyu Kıbrıs’ta inceleyecek ve ozaman nihai karar alınacaktır” böylece toplantıdan bir netice alınmamış ve karar bu heyetin gelişine kalmıştı.
İnceleme heyetlerinin akıbetini bilen bir kişi olarak duruma çok üzüldüm ve bunu üzerine heyetin hiç olmazsa çok erken bir zamanda gönderilmesini rica ettim.

 

Söz konusu heyet sekiz ay sonra (Ağustos 1976) Kıbrısa geldiğinde ben bakanlık görevinden ayrılmıştım. Kıbrıs Lirasını kontrollü döviz yaptıran kararda ben bakanlık görevinden ayrıldıktan sonra alınmıştı. Para keşmekeşinin kanıtlı nedenleri ve tarihçesi budur.”

 

Bilgi Notu:

(1) Eski bir bankacı arkadaşımızdan konu ile ilgili olarak aldığımız  ek bilgiler ise şöyledir:

(a) 1975’den başlayarak TL ile KL beraber kullanılmaktaydı.
(b) 17 Ağustos 1976 tarihli ve 8/69 sayılı BK kararı ile 1KL=36 TL yapıldı.

(c) 1983 de “Kıbrıs Liraları Tazmin Yasası” çıktı ve 1KL=200TL (36+164TL tazminatı) olarak ödendi.

(d) Maaşların TL olarak ödenmesi 1977 yılı ortasından itibaren başladı

(2)  Yukaırdaki yazı “ŞİLİNLERDEN TÜRK LİRASINA ”  başlıklı çalışmamdan alınmıştır. Serdar Saydam