Köşe Yazarları

Kesin Artık Şu Göbek Bağını…

“Tarım çöktü”, “Hayvancılık çöktü”.

Her sektör çöker de onlar çökmez mi?

Eyleme hazırlanıyorlarmış… Şaşırmadım, beklerdim.

Her ikisi de devletin dibine kadar içinde olduğu iki sektör. Sözde liberal ekonominin hakim olduğu ülkede, bu ikisinde devletçilik geçerli.

Tamam anladık, üretim teşvik edilmeli. Ama bizdeki teşvikten çok, dostlar alışverişte görsün misali üretim. Destek, teşvik, peşin ödeme… Her açılan pakette, her alınan önlemde, Türkiye’yle imzalanan her protokolde  tarım da hayvancılık da hiçbir sektörün almadığı desteği alıyor.

Maliyeti yüksek. Üretilen ürün, çevre ülkelerden çok pahalıya maloluyor. Zaten ihraç falan imkanı da yok.

Bakın şöyle bir gerçeğe…

Birkaç kişi tüm ekilebilen arazileri kapatmış, ha bire arpa üretiyor. Arpanın ortalama ekonomik değerinin çok üstünde bir üretim. Belki de dünyanın en pahalı arpası. Hayvan yemi, bala desen, neredeyse her sene saman ithal edilmekte.

Hayvancılıktan hiç bahsetmeyelim.

Bunda da maliyet yüksek. Diğer yandan, piyasayı doyuran, kaçak et.

Ama devlet herşeyiyle içinde. Sanki her biri devlet memuru gibi… Her adımları devletle.

Oysa her ikisi de serbest rekabet koşullarına bırakılmalı artık.

İlla ki üreteceğiz diye dünyanın en pahalı etini yiyeceksiniz, sıkıntı olacak, ithal ettirmeyecekler, piyasa kaçak dolacak, sağlıksız ne idüğü belirsiz etleri yiyeceğiz, üretici de üstüne üstlük eyleme gidecek.

“CTP’nin ideolojisi tarımı, hayvancılığı korumaktır” açıklamasına ve şu kriz ortamında bile hükümetin sektöre 18 milyon lira ayırmış olmasına rağmen, arkadaşlar eyleme gidiyor.

Kesin artık şu göbek bağını. Yapabilen, yapsın.

Tarımı da hayvancılığı da birer siyasi parti havasından çıkartın…

 

    

UBP İKTİDAR!!!…

Hükümetin yerinde ben olsam yarından tezi yok, görevi bırakır ne haliniz varsa görün deyip giderim, hem de arkama bakmadan. Bu kadar tepki, bu kadar hakaret karşısında yapılacak en doğru şey, ya bir erken seçim kararı almak veya çok hevesli olan UBP’ye, “buyur yönet ve ülkeyi krizden çıkart” demek olurdu…

Hani meşhur bir söz var, her toplum layık olduğu yönetimle yönetilir diye. İşte biz de buna layığız. Gelsin UBP ve krizi yönetememekle, beceriksizlikle, kene gibi koltuklara yapışmakla suçladığı iktidarın yerini alsın…

Onurlu bir yönetim yerine “parayı nereden bulursan bul ve bize ver” diyen bir toplumun fertleri olarak layık olduğumuz yönetim ancak bu olur…

Memleketi parsel parsel birilerine peşkeş mi çekecekler, tastik memurluğu mu yapacaklar, ülkenin kapılarını sonuna kadar açıp, hırlısının, hırsızının gelmesini umursamayıp, hergün onlarca vatandaşlık mı dağıtacaklar, ne yapacaklarsa yapsınlar. Çünkü bizim için önemli olan “en çok parayı kimin vereceğidir”. Gerisi hikaye. Ülke tarikatlara teslim edilecekmiş, görüşme süreci bitecekmiş, varsın bitsin, kimin umurunda. Gelen iktidar yeter ki avantamıza dokunmasın, her ay çift maaş almaya devam edelim…

Dün de yazmıştık sendikaların en mutlu dönemleri UBP iktidarları olmuştur. Daha fazla para mı, peşin ödeme mi, bugün bütçeyi zorlayan her ne varsa, hatırlayın, hepsi de UBP iktidarları döneminde hayat buldu. Sendikalar ne istediyse fazlasıyla verdiler, niçin? Sırf oturdukları koltukları ve gücü kaybetmemek için…

Onların yönetim şekli öyle pek karmaşık da değil, Türkiye’den alacak ve dağıtacak. Bu kadar basit. Alan memnun veren memnun.

Ne diyor UBP Başkanı Hüseyin Özgürgün; “Acemiler mangası, beceriksizler, ülkeyi yangın yerine çevirdiniz. Hiçbir önerimizi dikkate almayarak, yoluna devam edip gelinen aşamada, dövizin de yükselmesiyle duvara toslamışlardır”…

Başta da söyledim, ey hükümet bırakın ve gidin. UBP toplumu krizden çıkaracak formüllere sahip, dövizi düşürecek, ürünlere zam yapmayacak, fazla mesailere dokunulmayacak, hatta daha da artacak, vatandaşlık dağıtımları kaldığı yerden artarak devam edecek…  Eroğlu da zamanında, formüller cebimde deyip seçim kazanmıştı ama, kimse de o formülleri görmemişti. Ne önemi var, bu defa da Özgürgün’e inanın.

İstediğimiz bunlar değil mi? O zaman yapacağımız tek şey, UBP’yi yeniden ikitdara taşımak olmalıdır…

Haydi “eylemciler”, göreve…

 

Not: Hava Trafik Kontrolörleri Sendikası, bize bir yanıt göndermiş. Yanıtlarını yarın tümüyle yayınlayacağız. Tabii bizim de söyleyeceklerimiz olacak. MM.

YERİN KULAĞI VAR

TEK ÇARE OLAĞANÜSTÜ HAL:

Bu şekilde başa çıkılamayacak. Hastanede eylem, gümrükte eylem, Tarım Dairesi çalışanından eylem. Girne limanında tırlar 2 gündür bekliyor, çürüdüler. Kim ödeyecek bunun bedelini? Tarım Dairesi’nin ek mesai kesintisine itiraz eden memuru mu? Alabilecek misiniz elinden o bedeli? Çare tek, olağanüstü durum ilanı. Öyle taşaron çalıştırmakla falan olmayacak bu iş…

 

“HAK ARAMA”:

İnsan hayatının da önemi yok artık. Varsa yoksa üç kuruşluk ek mesai kesintisi. Bekledikleri hastanede ölümler olması mı? O zaman hedeflerine ulaşmış mı olacaklar? Bu nasıl sağlıkçılık, nerede o yemin? Ve onlara göre bunun adı “hak arama”… Ne yazık ki, bir takım kişiler de bunları haklı göstermeye çalışmakta.

 

AKINCI’NIN TESPİTİ CİDDİ:

Kriz ortamında sessiz kaldığı için eleştirilen Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Çağlayan festivalinde konuşmuş ve hükümetin aldığı önlemleri desteklediğini vurgulamış. İki korkunç gerçeği de dile getirmiş, kayıt dışı ekonomi yüzde 60 ve bu ülkede kara para aklanma “riski” var. Akıncı, “bunları halledersek, fedakarlıklar azalır” diyor. Doğrudur, öyledir de, bunları bir an önce halletmek için şu anda bizzat kendisinin de siyasi risk alarak yapabilecekleri var. Onlardan söz etmemiş.

 

KAZANAN OLMAYACAK:

İki üç günlük eylemlerin faturası çok ağır oldu. Uçaklar inip kalkmadı, limanlarda gelen mallar boşaltılmadı. Hastahane ve gümrük kapılarında sıkıntılar yaşandı. Tüm bunların topluma parasal maliyeti ne oldu bilemem ama, bunun faturasını yine vatandaşın ödeyeceğini çok iyi biliyorum. Ve bir başka gerçek de, sadece toplumun değil, eylem yapanların da kaybettiğidir…

 

ÖNEMLİ OLAN EKMEK DEĞİL, AKARYAKIT:

Uzun bayram tatili boyunca meyhaneler boş kalmadı, birçoğu tatilini yurt dışında geçirdi. Gözümüz yok ama dünyada en çok Mercedes ve BMW’nin, lüks araçların ekmek su gibi satıldığı bir başka ülke var mı acaba? Menfaatine dokundun mu hemen “emekçi edebiyatı, alın teri” edebiyatına başlıyoruz. Ekmek iki buçuk lira olmuş, kimsenin umuru olmamış ama akaryakıt zam yiyince ortalığı ayağa kaldırdılar, kontak kapatma eylemi yapacaklarmış. Yahu fakirin ekmeğine yüzde yüz zam gelmiş sesiniz çıkmadı ama, akaryakıta zam gelince ortalığı birbirine kattınız, ayıptır be kardeşim…

 

LAFLA KARIN DOYMAZ:

Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay bundan on gün kadar önce özel sektör çalışanları için de iyileştirici önlemler alacaklarını açıklamıştı. Özersay, dünkü Bakanlar Kurulu sonrası yine, “özel sektör çalışanı vatandaşlarımıza destek mahiyetinde kararlar alacağımızı da buradan bir kez daha duyurmak istiyorum” açıklamasını yaptı. İyi de bu iş söylemekle olmuyor, yapacağınız her ne ise, (ki ben özelde çalışanlar için pek birşey yapılabileceğine inanmıyorum) açıklama yapmayı bırakın da ekonomik krizden en çok etkilenen bu insanlar için ne yapacaksanız bir an önce yapın…

 

ZİRVEDEKİLER

Mete Hatay: “Kuzeyde Satükoyu korumak için herkesin yeri esasında bellidir. UBP iktidarda olacak. Türkiye’den alacak ve dağıtacak. ‘Şükran anavatan’ diyecek ve Türk’ün egosunu şişirerek bu akışı sağlayacak. Sol eleştirecek, arada bir çözüme kadar birşey olmaz diyecek, herkes yıllardır kazandığı haksızlıklara devam edecek, yabancı işçiler ise en kötü şartlarda çalışmaya devam edecek, daha fazla üniversite, Casino ve kerhane açılacak. Nüfus, öğrenci ve köle işçilerle şişirilecek, onların ihtiyaçlarını karşılamak için daha fazla ithal yapılacak, onun gümrük vergisiyle memurlar ödenecek!!”…

 

DİPTEKİLER

Sivil İtaatsizlik Suçtur: Adamlar resmen grev yapıyor ama adına “grev” demiyorlar neden acaba? Kimse de bunun üstüne gitmiyor. Grev ilan etmiyorlar çünkü greve giderlerse, işe gitmedikleri günler maaşlarından kesilecek. Hak arıyorsan, grev hak. Ama onun da bedelini ödemeyecekler. Bu artık sivil itaatsizliktir ve suçtur. Ülkeyi kaosa sokmaya kimsenin hakkı yok. Gitsinler adam gibi greve de görelim bakalım…

 

 

Daha Fazla Göster



İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı