Köşe Yazarları

İçte suç ve fakirleşme; dışta savaş tamtamları…







TAK’ın 2019 değerlendirmesine baktım; siyasetle başlayıp, siyasetle bitirmişiz.




2019 hükümetin bozulmasıyla başlamış, cumhurbaşkanlığı seçimlerine hız verilen bir noktada bitmiş.



Onun dışında, trafikte yiten 30 can, 6 cinayet, kafamıza düşen hala ne olduğunu anlamadığımız bir füze; patlayan cephanelik, uçak kazasında hayatını kaybeden iki pilot…

KKTC’de 2019’da bence en çarpıcı gösterge, suçun akıl almaz bir şekilde çeşitlenmesi ve yaygınlaşması.

Sahte evraklar, kara para, bol miktarda tetikçi, sanal bet, bu fakir ülkenin kaynaklarından kazanılan milyon dolarların ülke dışına kaçırılması… Daha bir sürü yeni suç şekli… Bunların yanında hırsızlık, şiddet, dolandırıcılık gibi suçlarda sayısal artış.

Zehirli gıdalar, filtresiz santraller, kıyaklar, partizanlıklar, kamunun bir o kadar daha çöküşü, alım gücümüzün gerilemesi, geçim sıkıntısı, ağzına kadar dolu hastaneler, yetersiz okullar, özel-sektör kamu adaletsizliği, vergi yüzsüzlüğü, rant ve devletin gelir kaynaklarını artırması yönündeki isteksizlik bu yıl da geçtiğimiz yıllardaki gibi hızla devam etti, hiç biri için tek bir olumlu adım atılmadı.

Ne yazık ki, en çok sesi çıkan da siyasiler ve çıkar çevreleri oldu. Vatandaş 2019’da yine sessizdi.

Güzel ne var diye baktım; bir kişiye kalp nakli yapılması ve henüz sonuçlandırılmasa da bir milletvekilinin kazancının kaynağı nedeniyle soruşturulmasından başka bir şey göremedim.

Halkın sıkıntılarına çare olabilecek bir tek uygulama bile yok.

Biz bu çaresizlik içinde, çareyi aramaktan uzak debelenip giderken, çok daha büyük bir tehlikenin etrafımızı sardığını fark etmedik bile.

Kıbrıs adası, belki de tarihte ilk kez büyük bir paylaşım savaşının ortasında.

Amerikası, Rusyası, AB’si, hepsi parsel parsel bölüştüler Akdeniz’i…

Paylaşım planlarının dışında kalan Türkiye, adaya insansız hava araçları getirirken, bir de deniz üssü kurulmasına karar verildi.

Ne çıkacak gazın miktarı, ne verimliliği, ne de nasıl taşınacağı belli olmadığı halde, bir sondajdır gitti.

Adanın etrafı hiç olmadığı kadar çok savaş gemileriyle çevrildi, tatbikat üstüne tatbikatlar yapıldı.

Neyin tatbikatıydı bunlar, bunu bile düşünmedik.

Buradan gelecek yıla bakan birinin “umutluyum” demesi mümkün değil.

Bu siyasi yapıyla kalkınma yolunda devrim yapılamaz. Her şeyi ters yüz edip, yapılmayanı yapacak bir siyasi irade beklentimiz, her seferinde suya düştü. Meşhur söylemle, bir de “kandırıldık”…

Dıştaki çılgınlığı durduracak bir işaret derseniz, hiç yok.

Hani bir masa kurulsun, hem Kıbrıs için, hem doğu Akdeniz için hak, hukuk işlesin, yok böyle bir görüntü.

Çözümü, aklımıza bile getirmedik. Çünkü biliyoruz ki, Kıbrıs meselesi Kıbrıs halklarının iradesinden çoktan çıkmıştır.

Sadece bu yıl, bu satırları yazan kişi olarak ben ve okuyan sizler, zehirli gıdalardan, trafikten, cinayetlerden, füzelerden, yangınlardan kurtularak, 2020’ye canlı girebildiğimize şükür edebiliyoruz.

Gelecek yıl için yine hiçbir şeyin garantisi yok….

 

 YERİN KULAĞI VAR

 O SİZİN TERCİHİNİZ:

HP lideri ve Dışişleri Bakanı Kudret Özersay, “ hükümetin uzun ömürlü olması bizim net tercihimizdir” demiş. İyi de bu sizin tercihiniz. Ortağınızın sizinle aynı fikirde olduğunu sanmıyorum. Özellikle de bazı icraatlarınızdan oldukça rahatsız olduklarını her fırsatta dile getiriyorlar. Hatta daha da ileri gidip, cumurbaşkanlığı seçimlerinin sonrasında yolların ayrılacağını bile söylemekten çekinmiyorlar…

OLUK OLUK PARA AKACAKTI:

İktidar olana kadar, “Türkiye’den en iyi parayı biz alırız, iktidara gelirsek oluk oluk para akacak” diyenler, bugün parasızlıktan fonlardaki paralara saldırmaya başladı. İmzalanan protokol ile söz verilen parayı bile alamayan hükümet, bırakın “para musluklarının” açılmasını, yol tamiri için bile para bulamıyor…

KONU SAPTI:

Yabancı işçilerin İhtiyat Sandığı kesintilerinden oluşan Yerel İstihdamı Destekleme Fonu, amaçları dışında kullanılacağı haberleriyle gündeme otururken, aynı zamanda, yabancı işgücünün hakkının yendiği iddiaları da vardı. Bu Fon’a el atıncaya kadar yapılacak çok şey olduğuna inananlardanım. Ancak Fon’un varlığının eleştirilmesini de kabul etmem. Bu ülkede kazanç sağlayan bir yabancı işçinin de bu ülkeye ekstra bir yükümlülüğü olsun artık…

440 MİLYON LİRALIK VERGİYİ TOPLAYIN: Görüyorsunuz ne kadar çaresizler. Şu malum fondan yararlanıp, yeni açılan işletmelerde iş bulan binlerce insanımız tehlikede. Dahası, Genel Sağlık Sigortası da tehlikeye girmiş. Olacağına pek ihtimal vermemiştim ya, ne neyse. Yahu bir devlet bundan daha kötü duruma düşebilir mi? Bir gereksinim için, bir diğerini batırabilir mi? Yürüyün vergi yüzsüzlerinin üstüne, canımıza tak etti artık. Tam 440 milyon lira var orada. Ben demedim, Maliye Bakanı söyledi.

NE OLABİLİR:

Halka, işçi ve işverenlere müjdeli haberleri olduğunu belirten Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faiz Sucuoğlu, ilerleyen günlerde bunu açıklayacaklarını söyledi. Şimdi herkes bu “müjdeli” haberi bekliyor. Nasıl beklemesinler ki, bakana göre vatandaş, işçi, işveren, kısacası  herkes bu müjdeden nasiplenecekmiş. Bence beklentilerinizi fazla yüksek tutmayın sonra hayal kırıklığı yaşarsınız…  Yoksa bu müjde memura çalışma yaşının 65’e çıkması mı?

PARAYI VERDİKTEN SONRA:

Otelciler, yeni yıl nedeniyle ünlü isimlerin KKTC’ye gelmesinin önemli bir tanıtım olduğunu söylemişler. İyi de bedavaya mı geliyor bu “ünlüler”… Türkiye sahnelerinde bile alamayacakları paraları ve süper lüks hizmeti görüyorlar. Hiç birinin de gittiğinde “ay ne güzel memleketti” dediğini duymadık. Onlar için önemli olan KKTC’nin tanıtımı değil, aldıkları ve gerçek anlamda vergisini bile ödemedikleri paralardır…

ZİRVEDEKİLER

Kutlay Erk: “Şimdi hem Cumhurbaşkanı olmak istiyorum hem de hükümette kalmak istiyorum ve  bu iş de başka… Ve Türkiye para göndermedi şimdilerde ama seçimlere yakın HP’li bakanlıkların projelerine gönderecekmiş; bu iş de başka… Hani eski Maliye Bakanı Denktaş HP’li Bayırndırlık Bakanı’nın projelerine kaynak vermezdi diye eleştirmişlerdi de bu hükümet verecekti?! Gene para yok, gene aynı yakınmalar… Ama bu iş başka”.

DİPTEKİLER

Ranta Yeni Kapı: Bir yerlerde yeni bir imar çalışması, geliştirme yapılacağı haberleri çıktığında, birilerinin oralardan yok pahaya toprak kapattığı bilinen bir gerçektir. İmar planları için de öyle, yeni yol açma işlerinde de. Şu malum doğu imar planı yılan hikayesine dönerken, orada da rantın zirve yaptığı haberleri geliyor. Birileri dönüm dönüm tarım arazileri kapatıyor, arsalar süratle el değiştiriyor. Bu kadar kararsız, bu kadar belirsiz icraatlar, yap-bozlar ranttan başka bir şeye yaramıyor. Ne ülkeye, ne toprak sahibine bir faydası var…

 









Başa dön tuşu