Köşe Yazarları

İcraatlarda Yasal Yükümlülükler…






KKTC’de ihalesiz alım modası gittikçe artmaktadır. Bunda ille de ısrar etmekte diretenler var.  Gerek malzeme alımlarında,  gerek gayrı menkul bina ve arazi kiralamalarında İhale Mevzuatı’ndan uzaklaşmak ve Yetkili makamda oturanların kendi tercih ettiği kişilere kendi malı veya parası imiş gibi halkın tümüne ait olan varlıkları ihalesiz olarak vermek’te diretmek..

Halbuki yasalara göre orada oturur diye öyle bir yetkisi yoktur. Çok acil ve alternatifsiz bulunulduğu bir olağanüstü durumda Bakanlar kurulu bu yetkisini istisnai olarak acil hallerde kullanabilir. Bu da açık hükümdür. Devletin parası ile alım yapılırken devletin mevcut kanunlarını, kurallarını uygulamaktan kaçmak ne demektir. Niçin ?



Şaibeleri, söylentileri engellemek Hükümetin ve tüm makamların görevidir. Ve Devletin kuruluşundan beri İhale mevzuatı en küçük alımlar için bile örneğin kalem, kâğıt için bile uygulanırken, büyük alımlar söz konusu olduğunda  kanunları aşmak için Bakanlar Kurulu onayı ile karar alınması  yasalar dışına, kurallar dışına çıkmak için çeşit türlü gerekçeler ileri sürülmektedir. Bu ilk defa olmuyor da bu konularda eskiden de çok meraklıları vardı. Zorlama ile..

Elektrik Kurumuna da alınacak malzemeler belli olduğuna göre ve 3.5 aydır yani 14 ay bu konu bakanlar kurulunda beklediğine göre, aciliyeti varsa niye bu süre zarfında ihaleye çıkılmadı. Bir iki hafta süre verilerek şimdiye kadar yüz defa alınabilirdi.

Adrese arazi tahsisleri, direk adrese arazi ve devlet mallarının kiralamaları, adrese devlet paraları ile direk ihalesiz alımlar, kimse kusura bakmasın ama yasalardan uzaklaşmak ve keyfe dayalı icraat kapsamına girer ki bu da hem adalete hem fırsat eşitliğine hem de yasa ve konan nizamnamelere aykırılıktır.  Dilerim devlet mallarını ve parasını korumakla görevli Makamlar da böyle hallerde yetki ve görevlerini yapar. Çünkü yapanlar kadar görevleri icabı sorumluluk taşırlar.

Öte taraftan Cumartesi sabah haber programlarını dinlerken Sağlık Bakanı Ünal Üstel’in,  Maliye Bakanı’nın ‘en acil ilaçlar için bile para yok diyerek para alamadıkları ve bir çok zaruri ilaçların ve alet ve edavatların satın alınamadığını, 7.5 milyon TL’lık acil ilaçların bile aylardır temin edilemediği için acil ihtiyaçların bu pandemi döneminde alınamadığı’ hususunda şikâyetini ifade ediyordu.

Aynı zamanda yeni delta virüs’ü tespit edecek aletin bulunmadığını ve mali imkânların kendilerine sağlanamadığı cihetle gerekli donanımı yapamamakta olduklarını açıklamakta idi.?! Ki bu günkü durumda en acil Sağlık konularıdır.

Maliye Bakanlığı’nın bu kadar sıkıntısı varken, niye tahsilat zamanı  gelmiş geçmiş vergileri almıyor ve hatta Hazine’ye yatırmak için halktan topladığı KDV vergilerini yasa gereği Hazine hesabına değil de satıcılara bağışlıyor? Var mı böyle bir yetkisi? Yoktur. Vergi yasasında ve hiçbir yasada birinden vergi alınıp ötekine devretmek gibi bir işlem yasal değildir ve aylardır uygulanıyor. Kim ‘dur’ diyecek?

Sonra bu yıl Türkiye Cumhuriyeti ile 2 defa yardım için Ekonomik ve Mali İşbirliği protokolü imzalandı. En son geçen haftalarda da 500 milyon$ gibi korkunç miktarda sayılacak Bütçemizin yarısı miktarında kredi Anlaşması imzalanmıştır. Bu kadar yüksek kredinin alımının da nereye harcanacağı belli değil.! Nereye harcanacağı belli olmayan bir kredi nasıl alınır?  Koşullar da ağır. Bu yükün altından kalkamayacak. Başbakan’ın var mı böyle bir yetkisi?   Yılın 7 ci ayındayız daha para yok kaynak yok diye ilgili Bakan dahil hepsi şikâyet eder!.

Bu kadar rakamlarla imzalanan miktarlara göre nasıl olur da 7.5 milyon TL gibi cüzi bir amaç için acil ilaç alınamıyor?

Mali Yetkililer oturup beklemekle mali imkânlar ayağa gelmez ve devlet hizmetleri yürüyemez. Dolayısıyla bu görevleri üstlenenlerin yapacakları bellidir. Ya yukarıda verdiğimiz alacakları vergileri hazineye tahsil etmek, hazineye aktarmak,  bunun yanında Yardım ve kredi için atılan imzaların  karşılığının gerçekleşmesi. Kâğıt üzerinde kalmaması.

Ve hacmi gittikçe büyüyen kayıtdışılığın üzerine gidilmesi. Bu görevleri yüklenen Hükümetlerin yapacağı iştir.

Dolayısıyla tahsil edilmesi gereken ve tahsil edilip Hazineye yatırılmayan  devlet vergilerinin  Maliye Bakanlığınca hazineye yatırılması, Yardım ve Kredilerle ilgili atılan imzaların karşılığının gerçekleştirilmesi, her kuruş paranın tasarruflu kullanılması bu Bakanlığa ve Hükümetin politikalarını da bu esaslara göre düzenlemesi şarttır.







Başa dön tuşu