Köşe Yazarları

Güneş Çatıda PARLAYACAK…


Öncelikle herkese günaydınlar. Bizim ailemiz için pek güzel bir haftasonu olmadığını söyleyebilirim aslında.

Dayım Cemal TERALI Cuma günü ani geçirdiği kalp krizi sonucu bizleri çok korkuttu. Yolda seyir halindeyken kendi kendine durumu farketmesi ve kendi iradesi ile arabayı kullanmaya devam edip Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi’ne sürmesi hayatını kurtardı! Aort Damarını besleyen iki önemli damar tıkalı. Acil anjiyo ile 2 damarıda açdılar. Çok şükür şu an DURUMU İYİ. Bundan sonra sağlığına her şeyden daha çok dikkat etmesi gerekiyor. Umarım artık kendi kendini daha çok düşünecek. Sevenlerine yapabileceği en iyi ‘İYİLİK’ bu olmalı bence. Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi Kardiloji ekibine ve Dr. Eser VARIŞ’a teşekkürler. Umarım devletimiz kardiyolojide olduğu gibi her alanda böyle bir güçlü ekip kurmayı başarıp bunu sürdürülebilir kılar…

Şimdi köşemize, konumuza dönmenin sırası sanırım… Hiçbir enerji kaynağının biyo çeşitlilik üzerindeki etkisinin sıfır olduğu söylenemez. Örneğin fosil yakıtların iklim değişikliği ya da çölleşme gibi etkisi bulunurken çıkardıkları gazlar neticesinde de insan hayatında büyük tahribatlara neden olabilirler. Bunun yanı sıra daha öncesinde karşılaşmış olduğumuz nükleer kazalar ve petrol sızıntıları da canlıların hayatına ne kadar zarar verdiğine dair açık bir göstergedir.

Fosil yakıtlar bu kadar güçlü bir etkiye sahipken yenilenebilir enerji kaynaklarının insan ve çevre üzerinde yaratmış olduğu etkilerde biraz daha az sınırlıdır. Örneğin rüzgar türbinleri kuşların göç rotasında olabildiğinden onlara zarar verebiliyor. Çevresel olarak ise bu santrallerin dev bir görünümde olmasından kaynaklı olarak görüntü kirliliğine neden olabiliyor.

Bu anlamda bahsetmek istediğimiz yenilenebilir enerji kaynakları arasında sıkıntılara neden olabilecek güneş enerjisinin de çevresel olarak etkilerinin olmadığı söylenemez. Örneğin güneşten gelen ultraviyole ışınların insan cildi üzerinde olumsuz bir etkisi vardır. Bu aslında uzun zamandan beri insanlığın tartıştığı soruların başında geliyor.

Yapılan çalışmalar gösteriyor ki güneş tarlalar enerjiye katkı sağlıyor ancak bunun yanı sıra bitki ve hayvanlarında yaşam alanlarını daraltıyor.

Arazinin verimli kullanılması da sektör tarafından öne sürülen en büyük artılardan biri. Büyük güneş tarlaları genellikle tarımsal bölgeler üzerine kuruluyor.

Bazı durumlarda dönümlerce büyüklükte güneş paneli tarlaları söz konusu oluyor ve bu da iyi bir şey değil. Ancak pek çok durumda bu paneller merkezi değil, basitçe çatınızın üzerine kurabiliyorsunuz. Bu alanda büyük potansiyel var.

Sonuç olarak şunu söyleyebiliriz ki güneş enerjisinin faydaları ve zararları bir arada ele alındığında çevreye etkilerinin insana sağlamış olduğu yararlardan çok daha azdır. Bu da bu sistemlerin desteklenerek her geçen gün biraz daha yeni teknolojilerin de kullanımıyla çoğaltılması gerekiyor. Üstelik fosil yakıtların da çok kısa bir dönem içerisinde yok olmaya başladığını düşündüğünüzde bu sistemin gerekliliği de bir kez daha ortaya çıkabiliyor.

Güneş enerjisi hiç bitmediğinden dolayı yenilenebilir enerji kaynakları noktasında insanların en fazla tercih ettiği sistemler arasında yer alınır. Özellikli 9 ay verimli bir güneş alan Ada ülkesi olarak bizim için bir can yeleğinden çok can olması gerekiyor. Günümüz şartlarında kullanmış olduğumuz enerji çeşitleri olan gaz, petrol gibi enerji kaynaklarının zaman içerisinde tükenecek olmasından dolayı da bu sistemlerin her zaman ilgi göreceğini rahatlık ile söyleyebilirim. Güneş enerjisinin tükenmesi gibi bir durum söz konusu olmayacağından sınır sız bir enerji demektir. Ortak enerji kaynağı, temiz enerji ve dolayısıyla depolanması da kolaydır.

Ülkemiz için pek bunu söyleyemesemde ilerisi güneş enerjisi sistemlerinin maliyetleri de düşük olduğundan tam bir tercih sebebi. Ama şunu da belirteyim ki ilerisi için bu maaliyetlerin düşeceği noktasında ümidim var.

Gelelim esas konuya ki çevre ve atmosfere de zarar vermeyeceğinden Kıbrıs için çevreci bir enerji sistemi olarak tanımlayabiliriz. Güneş enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarının tamamı gün geçtikçe değer kazanmıştır ve giderek de önem kazanmaya devam etmektedir. Şu anda geliştirilen teknolojilere baktığımızda birçoğunun da güneş enerjisine bağlı olarak yapılmış olduğunu görüyoruz. Artık çevresel etkilere baktığımız da birçok sistemin zararlı olduğu biliniyor dolayısıyla çevreye zarar vermeyecek sistemlerin kullanılmış olması demek yeni nesle de daha yaşanılabilir bir toplum bırakılması demektir.

İnsanların amacı bu sistemlerin her geçen gün geliştirilerek yaygınlaştırılmasını saplamaktır. Bu nedenle de örneğin güneş enerjisi ile çalışabilen araçların üretimi yapılmış ve robotlar geliştirilmiştir. Dünya da bu tarz çalışmalar sürekli olarak devam etmektedir. Güneş enerjisinin ne kadar güçlü ve de faydalı olduğunu aslında bir aracın çalıştırılıp yol almasından anlayabilirsiniz. Dünyada bugün bu tür sistemlere dikkat çekmek adına güneş enerjisiyle çalışan araçların yarışları dikkatleri çekmekte. Bu araçlar güneş enerjisinin % 20 verimli bir elektrik enerjisine çevrilerek ihtiyaç olan enerjiyi karşılayabildiklerini göstermişlerdir. Elektriğin yanı sıra bir diğer etken olan su ısıtan güneş enerjisi sistemlerinde de % 60 oranında bir verim sağlanmıştır.

Güneş enerjisi sistemleri kış aylarında da ihtiyacınız olan enerji kaynağını sağlamaktadırlar. Çünkü üzerinde bulunan paneller sıcaklığa göre verimi gerçekleştirmez. Bu sistemlerin görevleri direk olarak güneşin ışınlarını kendi üzerine çekerek ısıyı elde etmektedirler. Bunun en güzel örneği yıllardır damlarımızda su ısıtmak için kullandığımız bir elin parmaklarını geçmeyen güneş panelleri. Güneş panellerinde mevcut olan tüpler güneş ışınlarını her açıdan ve doğrudana alabilme yeteneğine sahiptir. Bu nedenle de günün hangi saatinde olursa olsun güneş ışınları panellere dik olarak gelebilecektir. Peki güneş panellerinin çalışma mantığına kısacak bakacak olursak; Güneş enerji panelleri üzerinde güneş enerjisini soğuran birçok güneş hücresi bulunur. Bu panellerin amacı güneşten gelen ışınların elektrik enerjisine çevrilmesini sağlamaktır. Çalışan bu paneller üzerine güneş ışınları düştüğünde akım üretilmeye başlayacaktır. Solar enerji panelleri tercih edilene göre ve güce göre seri ya da paralel olarak bağlanacak. İhtiyacınız olan yerlerde de bütün bir mekânın elektriğini sağlayacaktır. Bir güneş hücresinin enerjisi sağlamış olduğu verim ile birlikte ölçülür. Güneş panellerinde sistem önemlidir. Bu nedenle de mevsimlere göre yönlerinde değişiklik yapılabilir bu sayede veri daha da artırılmış olacaktır.

Kullanım Alanları Neler?

Güneş enerjisinin kullanım alanları çok geniştir. Özellikle geniş alanların, fabrikaların park ve bahçelerin aydınlatılmasında elektrik enerjisine alternatif olarak tercih edilebilen bu sistem, sürdürülebilir enerji kaynaklarının en başında gelmektedir. Elektrik enerjisinin üretiminde kullanılan çeşitli yöntemler doğaya zarar vermekte iken güneş enerjisi hem tükenme özelliği ile gelecek nesillerin enerji kaynaklarını tüketme yönünde bir tehlike oluşturmamakta hem de çevre dostu enerji sistemleri arasında yerini almaktadır. Güneş enerjisisin kullanım alanları arasında, levhaların geceleri aydınlatılması, telefonların şarj edilmesi, evlerde ve çeşitli mekânlarda suların ısıtılması ve soğutma sistemlerinin çalıştırılması yer almaktadır.

Güneş panellerinin bir diğer adı fotovoltaik panellerdir.  Paneller, silikon ismi verilen hücrelerden oluşmaktadırlar. Silikon maddesinden yapılan bu hücreler güneşten gelen fotonların emilmesi konusunda son derece başarılıdırlar. Elbette bu sistem içinde donanım elemanı açısından çok daha farklı mekanizmalar da yer almaktadır. Bu sistem birçok yerde kullanılabilir.

Güneş enerjisinin avantajları neler? 

Güneş enerjisi sistemleri yenilenebilir enerji kaynakları arasında gösterilir bu nedenle de kullanırken farklı bir yakıt türüne ihtiyaç duyulmaz. Güneş enerjisinin kullanılacağı alanların listesi ise çok geniştir. Örneğin yiyecekleri kurutmak ve sıcak su elde edilebilmek için kullanılabilir. Güneş enerjisinden üretim doğal olarak gerçekleştirildiği için çevreye de hiçbir şekilde zarar vermez. Güneş enerjisiyle elektrik üretilebilir. Bunun içinde fotovoltaik güneş panellerinin kullanımı sağlanır. Şunu rahatlık ile söylemeliyim ki çevreye zararlı bir etkisi yoktur. İlle bir dezavantaj bulmak istiyorsak güneşten elektrik üreten sistemlerin kendilerini amorte edebilmesi yaklaşık olarak 5-6 yılı bulacaktır. Bu da diğer üretim modellerinin önüne geçen bir engel olmuştur.Güneş enerjisinden elektrik üretimi oldukça kolaydır. Sıradan profesyonellik gerektirmeyen birisi kendi elektriğini bu sistemler üzerinden  çok rahat bir şekilde üretebilir.Güneş enerjisi santrallerini düşünürseniz bu sistemler farklı enerji çeşitlerine göre çok daha kolaydır. Üstelik bakım ve işletme maliyetleri de bir hayli düşük. Bu tesislerin kurulumları da oldukça basittir yaklaşık olarak 1 ile 9 ay arasında bu santrallerin kurulumları yapılabilmektedir. Güneş enerjisinin diğer avantajı ise, rüzgar ve su gibi olmadığı için, tahmin edilebilir hava koşulları mümkündür. Yani güneş sabah doğar, akşam batar işte bu kadar basit. Ancak rüzgar enerjisi gibi tahmin edilmesi zor olan santrallerde bu mümkün değildir.Güneş enerjisinin bir avantajı ise dayanıklı malzeme yapısı sayesinde, özellikle ülkemizde sıcak zor hava koşullarına karşı koyabilmesidir. Umarım yarın çevremiz için geleceğimiz için bir adım daha atmış oluruz. Herkese iyi pazarlar dilerim…

 

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı