Köşe Yazarları

Denktaş’ın “VERGİ ADALETİ” söylemi ve KTOEÖS’ün iddiası…







Dikkat ediyorum, Serdar Denktaş, eskisi gibi eleştirileri bire bir yanıtlamaktan kaçınıyor.




Yaptığı bazen de doğru.



Siyasiler sürekli olarak her iddiayla uğraşmaya kalksa, mesaisi yetmez.

Ama bazen de kafa bulandıran iddialar oluyor ki, yanıt gerekiyor. Şahsi olanları geçtim, kamuoyunu ilgilendiren konularda…

KTOEÖS’nın Cuma günkü eylemi bunlardan biriydi.

Habere, rutin eylemler olarak baktım önce.

Öyle ya, özellikle öğretmen sendikalarının eylemsiz geçen günü yok.

Ama, haberin içeriğini okuyunca, ciddiye aldım ne yalan söyleyim.

Deniyor ki, çalışanların –ki bunun içinde sadece memur mu var, yoksa tümünün mü belli değil ama- vergi muafiyetleri düşürülüyor.

Bu ciddi bir iddia…

Bu ülkede lüks, refah içinde yaşayan yüzlerce insanın ödedikleri vergileri okudukça, diş biliyoruz zaten.

Ailelerinin giderlerini, lüks arabalarını, evlerini, seyahatlerini neredeyse tüm masraflarını şirket üzerinden gösterip, vergiden düşenleri hepimiz biliyoruz…

Ve o açığı da, vergiden kaçması mümkün olmayan maaşlı ve ücretli ödüyor.

Bu meblağ öyle az buz değil.

Toplanması gereken verginin en iyi ihtimalle yarısını toplayamıyor devlet.

Ersin Tatar Maliye Bakanı iken, yüzde 48’in toplanabildiğini söylerdi.

Ticaret Odası’nın, 2015’de hazırladığı “KKTC’de Kayıtdışı Ekonominin Boyutunun Ölçülmesi ve Eylem Planı”yla ilgili rapora göre, işverenler gelirlerini yüzde 20.2 oranında düşük beyan ediyor.

Sadece buradan vergi kaybı, 128 milyon TL olarak hesaplanmış…

Eski Maliye Bakanı Zeren Mungan’ın ifadesi var; “Milli gelirin yüzde 29’u kayıt dışı, vergi kaçağı yüzde 50-60’ları buluyor”…

Serdar Denktaş, vergi gelirlerinin yüzde ellinin üzerine çıktığını söyler.

Hatta geçen yıl başında, tespit ettikleri kayıt dışı ekonomiden 83 milyon lirayı alacaklarını da söylemişti.

Yıl sonunda ise, 2019’un vergi düzenleme yılı olacağını, alt baremlerde vergiyi düşürecek düzenlemeler yapacaklarından, vergi adaletini sağlayacaklarından bahsetmişti.

Bugüne kadar vergi vermeyen bazı sektörlerden, artık vergi alınacağı iddiası da vardı Sayın Denktaş’ın. Biz de umutlanmıştık.

Bakan’ın Maliye Bakanlığı kapısındaki eylemcilere bakışı da hayli ilginçti. “Nedir yahu yaptığınız” der gibiydi.

Tamam ama, iddia ortada. Vergi adaleti konusunda iddialı olan Maliye Bakanı, bu şaibeli duruma bir açıklık getirmeli.

Bütçe açığı ortada, kamu zorda, ama hala muafiyetler, destekler, cesur olmayan vergi yönetimi ellenmeye muhtaç.

Eskiden istikrarlı bir para akışı vardı, böylesi bir kriz yoktu.

Ama artık kimsede dayanacak güç kalmadı.

Vergi adaletsizliği, eskisinden çok deli ediyor.

Hele de, 2019’un daha da zor geçeceği ortadayken.

Mart’tan sonra dövizin yeniden fırlayacağı öngörüleri varken…

Şimdi eğer doğruya KTOEÖS’ün iddiası, yine açığı çalışan mı ödeyecek?

Çalışanın, ücretlinin sırtına göz göre göre yeni yüklerin yüklenmesini, artık kimse kaldırmaz.

Siyasetçiye güven en alt sırada, onu sendikalar takip ediyor.

Bu durumda, insanlar daha fazla endişeye düşmeden açıklık getirilmesinde yarar var.

Ve tabii verilen sözlerin yerine geldiğini de görmek istiyor insan.

Ne de olmasa, “Bu benim siyaset hayatımın sonu da olsa yapacağım” diyenlerden oluşan bir hükümet var.

YERİN KULAĞI VAR

NASIL OLACAK:

Belli ki UBP muhalefette kalmayı hazmedemiyor. Sürekli “halk UBP’yi iktidarda görmek istiyor” deyip hükümeti istifaya çağırıyorlar. İyi de son seçimlerdeki oy oranınız %36… Bu hesaba göre toplumun %64’ü size oy vermemiş. Durum bu kadar ortadayken ille de iktidar olacağız, halk bizi istiyor, o koltuklara biz oturacağız demenin anlamı ne?…

HAK EDİYORSUNUZ:

Dome otelin işletmesi için millet adeta sıraya girdi. Yalnız dikkat ettim de sendikacısı, vekili ve sade vatandaşı herkes ağız birliği etmişcesine kira bedelini 2 milyonda tutuyor. Demek ki değeri o. Şaka bir yana hükümetin Dome konusunda sekiz aydır şaşkın ördek misali ne yapacağını bilmemesi, milletin eğlencesi oldu. Kusura bakmayın ama hepsini de hak ediyorsunuz, az bile yapıyorlar…

BAYRAKÇILAR:

Bizim sürekli vatan, millet, bayrak edebiyatı yapan milliyetçilerin şimdiki gündemi, Cumhurbaşkanı Akıncı’nın yabancı misyon şeflerini kabulünde arakasında bayrak olmaması. Kendilerince Akıncı’ya vuracak konu yakaladıklarını sanıyorlar. Halbuki bir önceki Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun da, bu tür kabullerinde arkasında bayrak olmazdı. Bunu söyleyen de, bir dönem Eroğlu’nun özel kalemliğini yapan birisi. Keşke bu büyük milliyetçiler Akıncı’yı eleştirmek yerine biraz araştırma yapsalardı da böyle rezil olmasalardı…

 KUYRUKLAR UZAYACAK:

Sınır kapılarındaki uygulama ve oluşan uzun kuyrukları sürekli eleştirdik. Örnek olarak da hep Rum tarafındaki uygulamayı gösterdik. Şimdi onlar da bizim sisteme geçti, yani kuzeye geçen Rumları kontrol edip işlem yapıyor. Artık kuyruk eziyetini sadece biz değil, komşu da çekecek. Son zamanlarda suçluların rahatça sınırı geçmesinin, Rum hükümtinin böyle bir karar almasına neden olduğu iddia edildi…

 GÜZEL AMA EKSİK:

AKEL’in Avrupa Parlamentosu seçimlerinde Niyazi Kızılyürek’i aday göstermesi ne kadar sevindirici ise, bir o kadar da eksik kaldı gibi geldi bana. Çünkü AP’deki Kıbrıs’a ait 6 sandalyenin 2’si zaten Kıbrıslı Türklerin hakkıdır. Yıllardır bu iki sandalye Kıbrıslı Rumların işgali altındadır. AKEL bu bir sandalyeyi bize lütuf olarak sunmak yerine keşke zaten hakkımız olan iki sandalye için de mücadele edebilseydi…

 İNGİLİZ VATANDAŞIYMIŞ:

Rumların Kıbrıs Türk malları konusundaki uygulamalarının ne kadar adaletsiz, ne kadar yasa dışı olduğu bir kez daha ortaya çıktı. Larnaka’daki malları için dava açan bir Kıbrıs Türküne, sırf  “İngiliz vatandaşı” olduğu için, malını iade etme kararı vermişler. Kıbrıs Türklerine, “sorun çözülünce” derken, kendileri kuzeydeki malları için hala orada burada dava açıp, hak iddia ediyorlar. Biz de tazmin etmek için milyonlarca Euro harcıyoruz. Savunulan politikayı değiştirmek gerekmiyor mu artık?…

ZİRVEDEKİLER

Mustafa Akıncı: “Bayrak üstünden ucuz siyaset alışkanlığı hala bitmedi. Neymiş, Rum derneği ziyaretimize geldiği için bayraklar salondan çıkarılmış..Bir kaç gün önce Spehar geldiğinde de yoktu.. Lute geldiğinde de… Onu görmediniz mi? Ve bu durum yeni değil, benden önce de hep böyle oldu”…

 DİPTEKİLER

Şaşırdık Mı?:CMIRS şirketinin yaptığı araştırmaya göre siyasi partiler ve sendikalara halkın güvenmediği ortaya çıktı. Araştırmaya göre Meclis de güven kaybı yaşıyor. Ankete göre olası bir seçimde seçmenin yüzde 41.5’i sandığa gitmemeyi düşünüyor. Peki bu sonuçlara şaşırdık mı? Kesinlikle hayır…









Başa dön tuşu