Köşe Yazarları

DEMEK Kİ…


Haber gerçekten de moral bozucuydu.

Böyle şey nasıl olabilirdi!

Devletin hiçbir yetkili organının böyle bir şeyden haberi nasıl olmazdı?

Ellerini kollarını sallaya sallaya bir “mektep” açmışlar, adını da “misafirhane” koymuşlar, küçük çocuklara dini eğitim veriyorlardı.

Gazeteci bu haberin peşine düşmüş, meseleyi gün ışığına çıkarmıştı.

Bunlar mavi takkeli Süleymancı tarikatındanmışlar…

Gözle görülür, elle tutulur bir gerçek deşifre olmuştu.

Din eğitimi veren bir derneğin binası fotoğraflarla da belgelenmiş, geçtiğimiz Cumartesi Yenidüzen’de yayınlanmıştı.

Kimi yetkililer gazetecinin başarılı haber kovuşturmasıyla açıklamada bulunmuşlar ve böyle bir oluşumdan ve eğitimden haberleri olmadığını söylemişlerdi.

Mesele gözler önüne serilmişti işte.

Açıktan açığa bir tarikat memlekete sızmış, toplayabildiği kadar çocuğa din eğitimi veriyordu…

Haber patlayınca,

Dik duranlar, diklenenler diklenecekti doğal olarak.

Partiler, siyasiler, en üst makamlar, konuyla ilgili kim varsa; meseleye kim duyarlı ise yüksek sesle bağıracak, ateş püsküreceklerdi haliyle, “böyle şey olamaz, içimizde tarikatlar olamaz, din yayılmacılığı yapılamaz, devletten habersiz din eğitimi verilemez” diyeceklerdi.

Bu iş meydanlarda, parklarda ve bahçelerde ilahi okumaya, tespih dağıtmaya benzemezdi; iş çığırından çıkmıştı; kim buna duyarsız kalabilirdi?

Her şey alenen yapılıyordu; göz göre göre memleketin ortalık yerinde.

Onlar korkusuzca kendi işlerini yapıyorsa, bu memleketin yetkilileri de, sahipleri de korkusuzca sözlerini esirgemeyeceklerdi doğal olarak…

Girne’nin bir kenarında, Alsancak’ta bir villa mektep olarak kullanılmış, din eğitimi veriyordu; haber buydu.

Mavi takkelilerin tarikatıymış bu.

Şimdilik 60 kadar çocuğa din eğitimi veriyorlarmış.

Hiçbir yetkilinin de haberi yokmuş böyle bir oluşumdan.

Habere itirazlar da gelmediğine göre, mesele doğru görünüyor; zaten fotoğraflarla da belgelenmiş oluyordu bu durum…

Bu arada gazeteci meselenin peşini bırakmamış haberin devamını sağlamıştır. Aynı gazetede aynı muhabirin imzası ile yayınlanan dünkü habere göre, eğitim bakanlığından yetkili bir kişi, meselenin üstüne gidildiğini ve gerekenin yapılacağını söyledi dün itibarı ile.

Bekleyip göreceğiz…

Üç gün geçti, bugün dördüncü gün.

Kimseden tıs yok.

Sanki böyle bir olay olmadı,

Gazete bunları yazmadı,

O yetkililer gazeteye açıklamada bulunmadılar,

Mavi takkeliler yok,

Tarikat diye bir şey yok,

O gazeteci de yok aslında hatta o gazetenin geçtiğimiz cumartesi ve dünkü sayıları yayınlanmadı…

Üç gün geçti.

Ne dik duran var ne eğri duran.

Demek ki, her diklenme diklenme değildir diyeceğiz ama şimdilik demeyelim, henüz vakit var diye düşünelim!

 

 

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı