Köşe Yazarları

Çöplükte bir vaha…

Derdimiz turist çekmek.

Öyle kumar turisti değil, döviz getirecek turist.

O fuar senin, bu fuar benim gezip reklam yapılır senelerdir. Dünya kadar para harcanır, ama atılan taş ürkütülen kurbağaya deymez…

Oysa ülkenin gerçeği reklama uymaz, caydırır, vazgeçirir, turisti kaçırır.

Uluslararası seyahat sitelerinde, Kıbrıs’ın kuzeyi hakkında çıkan yorumlar bunun delilidir.

İşte bunlardan yeni bir tanesi, 20 Ekim günü Tripadvisor’de yayınlandı.

Yani en son halimiz…

Yazan bir İngiliz vatandaşı. Adını vermek doğru olmaz ama, Doncaster’den.

Karakum’da High Life Otel’de kalmış.

Kendisi de otelden son derece memnun, önce bunu belirtiyor.

Ama ya sonrası… Utanç verici.

Yorumunun başlığı “Çöplükte bir vaha”… Tabii oteli kastediyor.

“Samimi olarak belirtmeliyim ki, Kıbrıs’ın kuzeyi tam bir çöplük ve devasa, düzensiz bir inşaat alanı” diyor…

Araç kiralamışlar, uçsuz bucaksız sahiller boyu, beton yığınları halinde yarım inşaatlar ve çöp dağları görmüşler.

Her gün Girne’ye inmişler. Yollarda, parklarda, çitlerin arasında gördüklerini, boş şişeler, kırık camlar, köpek pislikleri, basılmış kedi leşleri, bebek bezleri olarak sıralıyor.

“Kimsenin de umurunda değil. İnsanlar çöplerini yerlere atıyor, çöp kutuları kaldığımız 10 süreyle hiç boşaltılmadı”.

“Girne limanı bile bir yüzen enkaz görünümündeydi…”.

“Çok ülke gezdik ama buradaki zihniyet en kötüsüydü, ‘at ve unut’ zihniyeti”.

“Çöp alanları, sahillerin dibinde ve sonuçta bunların denize karışacakları kesin”.

Her gün 3 köpeğini dolaşmaya çıkaran bir kadın görmüşler, “Kadın köpeklerinin yolları ve  kaldırımları pisletmelerini izlerdi” diyor.

Bu sözler dediğim gibi, tüm dünyadan insanların takip ettiği bir sitede yayınlanıyor. KKTC’ye ilk kez gelecek olan birinin, ilk bakacağı yorumların olduğu bir site.

Şimdi tek bir kişi çıksın ve “yalandır” desin.

Öyle bir gerçek ki, insanın yüzüne tokat gibi vuruyor.

Bizler sürekli şikayet etsek de, o pisliğe, o umursamazlığa alıştığımız için artık görmüyoruz bile.

Sadece “öf be” deyip geçiyoruz.

Bir tek vatandaş mı?

Yetkililerin durumu da farklı değil.

Zaten onlar umursasaydı, böyle reklam olmazdık.

Reklam mı dediniz?

İşte reklam.

İyisinden değil, kötü, hem de berbat…

İstediğiniz kadar para dökün, tanıtım yapın, şu birkaç cümle hepsini sıfırla çarpar, bitirir.

Ne kadar “yazmayın, söylemeyin, abartmayın” dense de, işte gelen görüyor.

Asayiş bir, pislik iki.

E böyle bir yere turist neden gelsin ki?…

YERİN KULAĞI VAR

ÇÖZÜME BUNUN İÇİN İHTİYACIMIZ VAR:

Avrupa Komisyonu’ndan bir heyet, göçmenlik ve siyasi sığınma konularında daha fazla teknik yardıma ilişkin görüşmelerde bulunmak için Güney Kıbrıs’a gidecekmiş. Talep Rumlardan gelmiş, mülteci fonlarından yararlanmaları konusuymuş. Ya kuzey? O da aynı etki altında ama kimsenin umuru bile değil. Sanki dünyada yokmuş gibi, sanki dünyanın etkilendiği olaylar KKTC’de yaşayanları etkilemiyormuş gibi. Böyle bir körlük. Daha da insan haklarından bahsederler. Şu çözüme neden ihtiyacımız olduğunu soranlara kapak olsun…

 

KAPI BİLMECESİ:

Derinya ve Aplıç kapılarının açılması tam bir bilmeceye döndü. Aylardır ha bugün, ha yarın diye haberler okuyoruz. ‘Yok orası eksik, yok burası fazla’ diyerek bir türlü açılamıyor. Son açıklama Cumhurbaşkanı Akıncı’dan geldi, o da Kasım ayında açılabileceğini söyledi. Peki bu tarihte açılmazsa ne olacak? Keşke tarih verip de milleti umutlandıracaklarına, açıldıktan sonra konuşsalar…

 

TAHAMMÜLLERİ YOK:

Rum Hükümeti Sözcüsü Prodromu, Mavroyannis ve Özersay’ın buluşmasına tepki göstererek, gayri resmi istişarelerin hiç bir durumda müzakerenin yerine geçmediğini söyledi. İyi niyetli bir buluşmaya bile tahammül edemeyen, yapılan her açıklamanın ardında bir niyet arayan  bir zihniyet bu. Biz de biliyoruz resmi olmadığını. Ama bu sözlerden, Prodromou’nun baskı altıda olduğunu da anlıyoruz.

 

DOSYA NE OLDU:

UBP Genel Başkanı Hüseyin Özgürgün’ün mal varlığıyla ilgili başlatılan polis soruşturmasının tamamlandığı ve dosyanın geçen hafta savcılığa gönderildiği yönünde iddialar vardı. Kimse dosyanın akıbetiyle ilgili tatmn edici bir açıklama yapmadı. Kimine göre polis dosyayı savcılığa verdi, kimine göre gitmedi. Öyle veya böyle, birinin çıkıp Özgürgün dosyasıyla ilgili bir şeyler söylemesi gerekiyor. Her iki kurum da bu dedikodulardan büyük zarar görüyor…

ARIKLI YİNE ŞAŞIRTMADI:

YDP Başkanı Erhan Arıklı, Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’na yönelik eleştiri yapanları “Türkiye düşmanı” olarak tanımladı, bunların KKTC’nin bazı makamlarını işgal eden etkili ve yetkili şahıslar olduklarını iddia etti…    Arıklı sanki KKTC’nin değil de Türkiye’nin bir vekili gibi açıklamalar yapıyor.

SANKİ BAŞKA ADAY YOK:

Son günlerde UBP’nin yayın organı Güneş gazetesi Hüseyin Özgürgün’nün bölge ziyaretlerini manşetine taşıyor. Özgürgün’le ilgili bu haberler tamamen kurultaya yönelik. Garip olan ise onun dışında başkanlık için yarışan 3 aday daha olması. Eminim o isimler de her gün bölge ziyaretleri yapıyorlar ama, onlarla ilgili haberler manşet olmuyor…

ZİRVEDEKİLER

Cenk Mutluyakalı: “İki ayrı dosya var. Birine ‘Mali Polis’ bakmış. ‘Para karşılığı yurttaşlık’ işleri…İddiaya göre ‘kardeş eliyle’… Bir diğerine yine polis içinde oluşturulan, Kıdemli Savcı’nın başkanlık ettiği, özel bir ‘Yolsuzluk Araştırma Komitesi’… Polise de Savcılığa da ‘güvensizlik’ var, anlayınız ne haldeyiz… Temizlik gerekiyor, köklü temizlik. Yoksa bu kir, bu çürüme öyle kolay kolay akıp gitmeyecek. Manzara net: Tuza tuz gerek!”…

DİPTEKİLER

Suç Cennetine Bir Adım Daha: Kuzeyde cinayet zanlısı olarak aranan Pakistanlıyı Rum polisi yakalıyor ve politik gailelerle, yargılamayı ve iade etmeyi reddediyor. Bizde de aynı durumda Gürcüler var. Anladık, siyasi temasınız yok, tamam da, böyle yapmaya devam edilirse, adanın iki yanı suçluların sığınağı olacak. Kuzeyde suç işleyen güneye geçip yırtacak, güneyde suç işleyen kuzeye kaçtığında kurtulacağını bilecek. Suçluların arayıp da bulamadığı. Adanın iki siyasi iradesinin bu yaptığı, kendi ülkelerine yapılan bir kötülük değil mi?

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı