Çocuklarda tatil sonrası adaptasyon süreci - Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Çarşamba, Nisan 17, 2024
EğitimKöşe Yazarları

Çocuklarda tatil sonrası adaptasyon süreci

Tatile giriş ne kadar keyifli ise tatilden dönüşte bir o kadar ebeveynler ve çocuklar için keyifsiz olabiliyor. Aslında okula dönüşün zor olan yanı tatil dönemlerinde birçok alışkanlıkların bozulup yerine yeni alışkanlıkların gelmiş olmasıdır.

Uyku saatlerinin bozulması, belki evden farklı bir yerde kalınması, ders çalışma saatlerinin şaşması özellikle Şubat tatili gibi uzun aralardan sonra okula adapte olma sürecinde güçlüklere neden olabiliyor. Tatil sürecine hızlı bir şekilde adapte olan ebeveyn ve çocuklar okul sürecine aynı motivasyon ile adapte olamıyorlar. Elbette burada haksızda sayılmazlar. İçsel motivasyon ile severek ve isteyerek yapılmayan hiçbir şey bizlerde kalıcı bir alışkanlığa dönüşemez bundan dolayıdır ki alışkanlıklar başka bir alışkanlık ile kolayca değiştirebilir olur. Tatil boyunca ebeveynleri ve sevdikleri ile vakit geçiren rahatlayan, eğlenen ve derslerden oldukça uzak kalan çocuklar okula dönme zamanı geldiğinde kaygılı, korkulu ve stresli hissedebiliyorlar. Bu durum özellikle anaokulu ve ilkokul 1. Sınıfa giden çocuklarda çok daha fazla gözlemlenebiliyor. Ailelerden duyduğumuz en çok cümlelerden biride “en başa döndük” oluyor. Okula dönüş zamanı geldiğinde kaygıdan dolayı çocuklarda ağlama krizleri, sürekli kendilerini hasta hissetme hali ve bir yerlerinin ağrıdığına dair cümleler ve davranışlar ile karşılaşabiliyoruz. Peki bu süreç ile baş edebilmek için neler yapılmalıdır;


Okula dönmeme isteği ile baş ederken en çok ebeveynlere iş düşüyor. Çocuğunuza duygularını anladığını ve bu konuda yalnız olmadığını anlatın, sizin de aslında bu süreçten geçtiğinizi anlatabilir neler hissettiğinizden bahsedebilirsiniz. Sizin de benzer duygular yaşıyor olmanız yalnız olmadığını hissettirecek ve çocuğunuzun rahatlamasını sağlayacaktır. Rutinlerinize yavaş yavaş geri dönebilirsiniz, bu rutinlerin içerisinde en kolay bozulan uyku saatleri, düzenli olarak ders çalışma, ödev yapma ve kitap okuma oluyor. Aslında benim ve uzmanların istediği rutinlerin belki esnetilebilir olup fakat bozulabilir olmamasıdır. Çünkü uyku sadece okul dönemleri de uyulması gereken bir düzen değildir. Hayatımızın her döneminde yetişkin olalım çocuk olalım düzenli bir uyku alımı sağlıklı bir beyine sahip olmamızı sağlayacaktır. Öte yandan yine düzenli bir çalışma, araştırma ve kitap okuma alışkanlığı sadece okul dönemin istediğimiz bir alışkanlık değil hayatımızın bir parçası haline gelmesi gereken bir rutin olmasını isteriz. Elbette ki bu rutini çocuğa “ödevini yaparsan sana istediğin oyuncağı alacağım”, “kitabını okursan tabletin ile oynayabilirsin” gibi cümleler ile kazandıramayız. Çünkü bu çocuğun dışsal motivasyon ile yapacağı görevler olacaktır ve maalesef ki dışsal motivasyon ile yapılan hiçbir şeyin daimiliği olamayacaktır. Peki, eğer ki bu rutinler tatilde bozulduysa nasıl dönüş yapacağız, geçiş sürecini ne kadar uzatırsak adapte olmak o kadar güçleşebiliyor. Bu yüzden tatilden hemen dönüşte, okulun açılmasına birkaç gün kala yahut okul açıldıktan hemen sonra rutinlerinize dönmeye ve bu konuda istikrarlı olmaya özen gösterin. Uyku saatleri konusunda zorlanan çocuklar için uykunun ne kadar önemli olduğu hakkında soru cevap şeklinde konuşabilirsiniz. Burada soru cevap şeklinde iletişim kurmak çok önemli. Öte yandan çocuk öğüt dinliyor gibi hissedebilir ve bununla beraber inatlaşmaya girebilir. Uyku saatleri sadece çocuk için değil evdeki bütün aile fertleri için geçerli olmalıdır. Kural sadece çocuğa konmamalı çocuk ile birlikte ortak karar verilip, tüm aile karar verilen kurala uyumalıdır. Gece uyumadan önce birlikte kitap okunabilir, resim çizilebilir çocuğun sevdiği, rahatlatıcı aktivitelere yer verilebilir. Bu çocuğun rahat bir uykuya geçişine yardımcı olacaktır. Rutinlerinize her konuda dönüş yapmanız çocuklarınızın alışma sürecini hızlandırmaya yardımcı olacaktır. Elbette ki bunları yaparken kararlılıktan ödün verilmemesi gerekmektedir. Okula dönüş sürecinde ağlama krizleri, “karnım ağrıyor”, “boğazım ağrıyor” gibi şikâyetler, yataktan çıkmama, üstünü değiştirmeme, kahvaltıyı reddetme gibi durumlar ile oldukça sık karşılaşmaktayız. Bu durumlarda kararlı olunması gerekmektedir. Tabi ki bu kararlılık çocukların duygu ve düşüncelerini yok sayarak değil, bu sürecin zor olduğunu anlayarak ve anlatarak dinleyerek, geçici bir süreç olduğundan bahsederek olmalıdır. Bir diğer unsur ise bu süreçte ebeveynler çocuklarının hızlı adaptasyonu için neler yapabileceği konusunda öğretmenleriyle ve psikolojik danışmanları ile iş birliği içerisinde olabilirler. Tatil bile olsa rutinlerinin değişmesi çocukları ciddi bir kaygıya sürükleyebilmektedir. Eski rutinlere istemese de dönme zorunluluğu çocuğu kaygılandırırken, ya yapamazsam, uzun zamandır çalışmadım düşünceleri de kaygılarını daha çok tetikleyebilmektedir. Çocuğa bu süreçte eski başarılarını hatırlatmak, bu kaygıyı birlikte yenebileceklerini yalnız olmadığını belirtmek, yine iletişim dilini kullanmak ve çocuğun duygularını anlayıp şefkatle yaklaşmak çok önemlidir. Fakat burada en önemlisi tatilde bile belli başlı uyku, okuma araştırma gibi rutinlerinin bozulmaması olacaktır. Aslında burada çocuk tatil yaparken öte yandan keyif aldığı sevdiği konuların araştırmasını ailesi ile yapmak hem çocuğun aile ile paylaştığı saat dilimini arttıracak hem de başarısızlık kaygısını tetiklemeyecektir. Adaptasyon süreci zor olsa da belli bir süreden sonra sancılı süreçler bitebilir.  Zaman geçmesine rağmen çocuk adaptasyon sürecine uyum sağlamamakta ısrarcıysa ve ebeveyn içinde bu süreci kontrol etmek zor ise profesyonel bir destek alınması sorunun asıl kaynağına ulaşılmasına yardımcı olacaktır.

Tepki göster
Bayıldım
0
Bayıldım
Huzurlu
0
Huzurlu
Hahaha
0
Hahaha
Üzüldüm
0
Üzüldüm
Hayran Kaldım
0
Hayran Kaldım
Facia
0
Facia
Web tasarım ve geliştirme : Baba Bilgisayar