Köşe Yazarları

Bu utanç niye üstümüze kalıyor


Gazete manşetlerinde “45 yıl sonra kapalı Maraş’a girildi” şeklinde ifadeler kullanıldı.

Doğru değildir.

Gazeteciler geçmişte pek çok kez kapalı Maraş’a gidiler.

Dışişleri Bakanlığı Enformasyon Dairesinin geçen gün yaptığı organizasyonun benzeri geçmişte de yapıldı.

Hatta, bazı gazetelere ayrıcalık tanındı ve kapalı Maraş’la ilgili “özel ek” yapmalarına izin verildi.

Dolayısı ile Özersay’ın operasyonunu ilk ve tek değildir.

Kapalı Maraş, geçmişte de “parça parça” açılmak istendi.

Rahmetli Rauf Denktaş kendine göre uygun koşullar bulduğunda buna teşebbüs etti.

Maraş ile ilgili meşhur Güvenlik Konseyi kararı işte böylesi açma teşebbüslerinden birinin eseridir.

Kapalı Maraş parça parça sivil yerleşime açılamadı ama orada Orduevi, asker çocukları için yurt ve benzeri maksatlar için binalar restore edildi.

Şimdilerdeki “Maraş’ı parça parça açacağız” söylemi de ilk değildir.

UBP-HP hükümeti, kapalı Maraş’ı parça parça açma iradesini ortaya koydu.

Yakın geçmişte söylenen ve ne murat edildiği pek de anlaşılmayan açıklamaları bir yana bırakıp, Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Özersay’ın kapalı Maraş’ta gazetecilere yaptığı açıklamaları esas alırsak parça parça açılacak yerlerdeki evler ve dükkanlar orijinal mal sahiplerine yani çoğunluğu Rum olanlara iade edilecek.

Dolaylı cümleler kullansa da Özersay bunu söyledi.

Türk tarafının uluslararası hukuktaki (AHİM) zor durumunu veya bizim mahkemelerde yaşanan ve Türk tarafını zor durumda bırakan kilitlenmeyi bir yana bırakıp işin tekniğine bakarsak sorulması gereken soru şudur:

KKTC hükümeti niye kapalı Maraş’ı açsın ki?

Kapalı Maraş KKTC hükümetlerinin veya Kıbrıslı Türklerin egemenlik alanında hiçbir zaman olmadı.

Vakti zamanında Kenan Evren’in de açıkladığı gibi Maraş “elimizde koz olsun” diye işgal edildi.

Sonra da askeri bölge ilan edilerek kapatıldı.

Yani Türkiye Genel Kurmay Başkanlığının  sorumluluğuna verildi.

Hala daha da onun sorumluluğundadır.

Dolayısı ile kapalı Maraş’a “ne yapıldığını” en iyi onlar bilirler.

Şimdilerde KKTC hükümeti “yapılanları” niye üzerine alıyor ki?

***

Türkiye’nin mülkiyet konusunda attığı her adım uluslararası hukukun baskısıyla atıldı.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin verdiği kararlar, son kertiğe geldiğinde komisyon da kuruldu, iade de yapıldı tazminat da ödendi.

Kapalı Maraş konusunda da aynısı olacak.

Kıbrıs Türkünün bugüne kadar söyledikleri ve iradesi yine dikkate alınmayacak ama AHİM kararları doğrultusunda adım atılacak.

Peki, bunun bedeli ve Maraş utancı niye üstümüze kalıyor?

Yanıtlanması gereken soru budur…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı