Köşe Yazarları

Bu moda kötü moda!






Nasıl modaysa bu moda?

Anlayamadım gitti!



Anlaşılacak hiçbir tarafı da yok aslında. Bırakın anlaşılmasın da, bu gibi şaşırtmacalara artık bir son verilir belki.

Samimi itiraf, cesur açıklama, korkusuzca konuştu tarzındaki manşetler, gün geçmiyor ki karşımıza çıkmasın.

Bir açıklamanın veya demecin; samimi, cesur veya korkusuzca olabilmesi için, inanılarak yapılması gerekir. İnandığın bir şeyi yapmalı, inanmadığın bir şeyi de yapmamalısın.

İnanmıyorum ama yapıyorum!

İstemiyorum ama kabul ediyorum!

Bu durum ile ilgili güzel bir deyişimiz bile var: “İstemem amma koy yan cebime” mealinde.

İstemiyorsan cebine de konulmasına müsaade etmeyecek, reddedeceksin.

“Hem ağlar hem giderim” modunda olmak, boş ve anlamsız konuşmaktan başka bir şey ifade etmez. Kavramların içini boşaltmaktan başka işe yaramaz.

Gittikçe yaklaşan büyük tehlikeyi, toplumun olumsuz yönde dönüştürülmesi projelerini ötelemekten, önemsizleştirmekten, içselleştirmekten, üzerini örtmekten başka bir işe yaramaz bu gibi tavırlar.

Farklı olmak bu değildir. Bu olsa olsa aynılaşmadır. Benzeşmedir. Yozlaşmadır. Fark yaratmak sürüden ayrılmakla olur. Kurt kapar mı kapmaz mı diye korkmadan, çekinmeden, düşünmeden.

“Et da elinde bıçak da” derler.

Bu yakıcı, yıkıcı, yok edici, dikte edilen “değersiz kağıtlar” yırtılıp atılmalıdır. Kimsenin 1 kuruşuna muhtaç olmamak için kendi giderlerimiz kendi gelirlerimizle karşılanmalıdır. Her türlü fedakarlığa değen bir durumdur bu.

Din işlerine; eğitimden, sağlıktan daha fazla pay ayrılıyor, diye ağlaşmak yerine, nereye ne kadar pay ayrılması gerektiğine, bizi yönetmeleri için oy verdiklerimiz karar vermelidir. Halk size ağlaşasınız diye oy vermedi.

Davulu boynuna asıp, tokmağını eline vermemişlerse tüm haykırışlar boşunadır. Onlar, davulun sesini uzaktan hoş olarak duyacaklar, sen ise boşuna hammallığını yapıp, daha fazla kamburlaşacak, iki büklüm, ezik, el pençe divan durup, gittikçe haysiyetsizleşeceksin.

Laf ebeliği ya da laf salatası yapmak yerine, icraat yapacaksın!

Genel koordinatörü de, özel koordinatörleri de, zümre başlarını da, tahakkümü de, vesayeti de, dini duyguları istismar edenleri de, güçlü bir şekilde ve bir kere daha karşına çıkmaya cesaret edemeyecekleri bir şekilde “işsiz, güçsüz” bırakıp, kendi davana sahip çıkacaksın.

Bütün bunları yapmak için de; özüne döneceksin, kültürüne sahip çıkacaksın, el avuç açmamak için kendi kendine yeter olacaksın, kıt kalan kamu kaynaklarının “özelleştirme vurgunu” adı altında peşkeş çekilmesine izin vermeyeceksin.

Az ve öz konuşup, söz verdiğini yapacaksın. Yapamayacaksan susup, söz vermeyeceksin.

Ağlamakla olmaz!

Hadi şimdi: İçine sineni yap!







Başa dön tuşu