Bugün, Birleşik Krallık Yetkilileri,Covid 19’dan ölenlerin %30’nun göçmen kökenli olduğunu açıkladı. BBC bir süre önce bu yüzdeliği vermişti zaten. Tüm ülkedeki göçmen asılların %16 civarı olduğunun, bu yüzden bu sayının görece fazla olduğu üzerinde duruluyor. Bununla ilgili de bir araştırma başlatıldığı da bildirildi. Özellikle sağlıkçıların yarısından çoğunun Afrikalı veya Güney Asyalı göçmen kökenli insanlardan olduğunu ve ölenlerin yarısından çoğunun da bu kesimden olduğu açıklandı. Öte yandan, 110-120 bin civarı olduğunu tahmin ettiğimiz Kıbrıslılardaki (Türk, Rum ve Maronit) ölüm oranı düşündürücü bir noktaya yükselmiştir. 200 sayısını bugün itibariyle geçen ölümler hızla artmaya devam etmektedir.
Birleşik Krallıktaki din adamlarımız bizlere gönderdikleri videolarda Müslüman mezarlıklarında, yüzlerce mezarın kazıldığı ve cenaze törenlerinin, bazen tek başına kaldırılmak zorunda olduğunugöstermektedir. Özellikle Kıbrıs İslam Derneği Başkanı Hüseyin Haşim Bakayi hoca Müslümanlar arasındaki ölüm vakalarının çok yükseldiğini iddia etti. Benzeri trajedinin Kıbrıslı Rumlar arasında da yaşandığı gözlenmektedir. Son aldığımız haberlere göre hayatını kaybeden Kıbrıslı Türklerin sayısı 69’a yükselmiş durumdadır. Hala daha yoğun bakımda kaç yurttaşımızın olduğunu ise bilmiyoruz. Rum kaynaklar 130 civarı Kıbrıslı Rum’un hayatını kaybettiğini iddia etmektedirler. Bu sayının içerisinde bir de Maronit yurttaşımız mevcuttur.
Britanya’daki Her bin Kıbrıslıdan 18’ni bu menfur hastalığın alması, bazı soru işaretlerini de beraberinde getirmektedir. Britanya nüfusunun genel ortalamasına göre Kıbrıslıların yaklaşıkdokuz on misli bir ölüm vakasıyla karşı karşıya olduklarınıgörebiliriz. Bu ise korkunç bir tablodur.
Konuştuğum uzmanlar, Kıbrıslıların çoğunun salgının merkezi Londra’da oturmalarının ölüm risklerini artırdığını iddia etti. Fakat baktığımızda, Kıbrıslılar Londra nüfusun ancak %1’ni oluşturmalarına rağmen,Covid 19 vakalarının ise %6’sını oluşturmaktadırlar bugünkü tarih itibariyle. Bu ise çok büyük bir rakamı bize göstermektedir. Diğer yandan Kıbrıslı nüfusun çok yaşlı bir nüfus olması, hayatını kaybedenlerin sayısını artmasında gerçekten büyük rol oynamıştır tabii. Bu bilinmektedir. Fakat dokuz-on misli bir orantabii ki düşündürücüdür. Benzeri kültüre sahip aynı bölgelerde ikamet eden ve sayıca Kıbrıslı Türklerden çok daha fazla olan Türkiyeli nüfusun zayiatları ise Kıbrıslılar kadar olmamıştır bugüne kadar. Son baktığımda sanırım rahmetlik olanların sayısı 30’a yaklaşmıştı. Bunun belki de en büyük nedeni Türkiyeli gurbetçilerin daha genç bir nüfusa sahip olmaları olarak açıklanabilir.
Tabii yaşlıların çoğunun sosyal aktivitelere birlikte katılmaları, misafirlik, nesiller arası sosyalleşmenin yüksek olması gibi kültürel nedenleri de sıralayabiliriz salgına yakalanma nedenlerine. Bir de Britanya hükümetinin salgınla mücadeleyi ağırdan alması, yeterli ikaz yapmaması, belediyelerin farkındalık kampanyalarına çok geç başlamaları, son haftalara kadar insanların, özellikle emekli olan yaşlıların, bir araya gelmelerinin engellenmesinde geç kalınmasına neden olmuştur.Bingolar, kermesler, kutlamalar, “özel gün” toplantıları vesaire gibi iyi niyetli faaliyetler ve etkinlikler insanlarımızı bir araya getirmiş ve istemeden de olsa salgının yayılmasına rol almış olabilir. Ama bize gelen bilgiye göre Kıbrıslıların ziyaret ettiği birçok Toplum merkezi bu etkinlikleri benzeri yerlerden çok daha önce durdurmuştur.
Bir diğer önemli veri de Afro-Karayiplilere ve Malta göçmenlerinin rakamları olacaktır. Çünkü onlar da Kıbrıslılarla aynı dönemde Londra’ya göç etmişlerdi. Tabii Birleşik Krallık açıklamaları ırksal bazda yapıldığı için siyah ve Güney Asyalı ölümlerin yüksek olduğunu biliyoruz ama bunların kaçının Karayiplerden, kaçının direk ana kıtadan geldiğine de bakmak gerekir. Çünkü bu guruplar çok farklı zamanlarda Britanya’ya gelmişlerdir. Daha önce okuduğum bir araştırma da Güney Asyalılarda şeker hastası olma oranının genel ortalamanın çok üzerinde olduğunu iddia etmekteydi. Bu ve bunun gibi bazı yemek alışkanlıklarından dolayı ortaya çıkan kronik hastalıklar da eminim bu rakamların yükseklere çıkmasına neden olmuştur.
Her halükarda yeni verilere ihtiyacımız vardır. Ölüm oranının bu kadar yüksek olmasında bir gariplik olduğu belli ama tam olarak bu garipliği yaratan etkenlere iyice bakmak gerekecektir. On misli bir ölüm oranı çok ama çok fazladır.. Hayatını Britanya’da geçirmiş ve bu mendebur salgın yüzünden kaybeden tüm insanlarımızın tekrardan başı sağ olsun!!
































