Lefkoşa’ya 25 kilometre, Girne’ye 18 kilometre, en yakın yerleşim yerinin ise sadece 200 metre uzağına bir füze düşüyor. Dahası uçakların rotasının üstünde bir yerde…
Boş araziye düşmesi, cana zarar gelmemesi büyük bir şans.
Yalnız ne kadar hazırlıksız, ne kadar korumasız, biçare olduğumuzu gösterdi olay.
Bir de birkaç yüz kilometre ötemizde insanların nasıl bir can pazarı içinde yaşadıklarını somut olarak hatırladık…
Hükümet, ne kadar “abartılmamalı” dese de -ki bu bence tuhaf bir yorumdu-, bence abartılmalıdır. Savaşın kötülüğü, barışın gerekliliği üzerinde kafa yorulmalıdır.
Şimdi dünyanın gözü bir kez daha Kıbrıs’a çevrilmiş oldu.
Bakın göresiniz, yakında ne komplo teorileri duyacaksınız.
Kimisi “gözdağı vermek için” yorumu yapacak ve diyecek ki, “S-400’leri alırsan başına bunlar gelir demek için yaptılar”.
Kimisi, “S-400’leri Kıbrıs’a konuşlandırmalıyız, işte tehdit burada, onu savuşturmak zorundayız” buyuracak.
Başkası “adaya ‘hava ve deniz savunma sistemleri’ yerleştirilmesi şarttır” diye yazacak söyleyecek.
Birileri de, savunma gerekçesi arkasına saklanıp, “NATO’ya girmemiz, silah ambargosunu kaldırtmamız, daha çok silah almamız gerekiyor” açıklaması yapacak.
Olayı herkes bir tarafından tutup, çekiştirecek…
Belki de gerçekten Başbakan Tatar’ın dediği gibi tesadüftür, yanlışlıktır falan ama, kim ne derse desin kullanılacak, çıkarlar için istismar edilecek.
Ben de diyorum ki; bir musibet bin nasihattan iyidir denir ya, bu olay da bizim için aynen böyle bir durum.
Sanırım konuya bir tek Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı ve CTP Genel Başkanı Tufan Erhürman bu gözle baktı.
Akıncı “Biz adamızda, bölgemizde barış ve huzur istiyoruz. Barış ve huzurun ne kadar önemli olduğunu bu hadise de gösteriyor” derken, Erhürman “Yaşanan olay bölgemizde barış ve istikrarın tesis edilememesinin tüm bölge halkları gibi bizim açımızdan da bir tehdit unsuru olduğunun açık göstergesi… Tüm siyasi aktörler çabalarını bölgenin bir an önce barışa ve istikrara kavuşturulması yönünde yoğunlaştırmalı” değerlendirmesi yaptı…
Tam da böyle düşünürüm. Herkesin ağzından da bu cümlelerin çıkmasını beklerim.
Bu küçücük adada savaş tamtamları çalanlar, silah ambargosu kalkıyor diye sevinç naraları atanlar, onunla bununla askeri ittifaklar içine girenlerin halklarına ve bu adada yaşayan herkese vaadi sadece acıdır, ölümdür.
Baksanıza, akşamki çatışmalardan biz ucuz kurtulduk ama, füzelerin hedef aldığı Şam’ın güneyinde yine bir çok masum sivil hayatını kaybetti. Adayı barut fıçısına çevirdiğimizde, bileceğiz ki önceki akşamki kadar şanslı olmayacağız.
Aksine, direkt hedefler haline geleceğiz.
Bu bir uyarıdır…
Hepimizi uyandırması gereken bir uyarı…
Aklıma Tanrılar Çıldırmış Olmalı filmi geliyor. Hani gökten bir coca cola şişesi düşer de, o güne kadar mutlu mesut yaşayan yerli kabilede kıskançlık, nefret, korkuya neden olur ve sonunda şişeyi dünyanın öbür ucuna atmaya karar verirler, tam o hesap…
İki taraf da, ilk anın şaşkınlığını üstümüzden atıp, olaya bu açıdan bakmaya başlasak iyi ederiz.
Yorumlara da baktım, kafası çalışan insanlar bunun turizmi baltalamak, daha çok silah satmak, korkunç hedeflerine ulaşmak için, gerginliği körüklemek için kullanılmasının olası olduğundan bahsediyorlar.
Bunların hiç birinin olmaması elimizde.
Savaşın acı yüzünü bir kez daha net olarak görmüş olduk.
Süratle o ortamdan uzaklaşmalı, şişeyi fırlatıp kurtulmalıyız.
Silaha harcanacak her kuruşun, bu tür felaketleri biraz daha yakınlaştıracağını bilerek…
Görev en çok da adanın iki halkına düşüyor.
Barış iradesini ortaya koymak, savaşı getirebilecek girişimlere tepki göstermek, saçma hamaset duygularından kurtulup, en somut olanı yani felaketi görmek gerek.
Önceki akşamki felaketi, belki de adanın geleceğini kurtaran bir işaret fişeği haline getirmeliyiz…
YERİN KULAĞI VAR
BİZE BİR ŞEY OLMAZ:
Füze olayı bize bir kez daha böylesi felaketlere ne kadar hazırlıksız olduğumuzu gösterdi. Suriye ordu kaynakları söz konusu füzenin patladıktan sonra etrafa radyasyon yağdığı iddiasında bulunuyor ama, biz bu uyarılara rağmen tam kadro, hiçbir önlem almadan füzenin dibinde inceleme yapıyoruz. Belki bir şey olmaz ama, sorumluların böylesi bir olasılığı göz ardı edip oralarda boy göstermesi güvenlik zafiyeti değil de nedir. Aklıma, zamanında bir bakanın “bize bir şey olmaz” deyip tv kameraları önünde çay içmesi geldi.
“BÜYÜTÜLECEK BİR OLAY DEĞİL”:
Bir kıvılcım bölgeyi kan gölüne çevirebilir ama, Başbakan Ersin Tatar’a göre ülkeye düşen füze “büyütülecek” bir olay değilmiş. Evet şans eseri ölen ya da yaralanan olmadı belki ama, ilk kez şahit olduğumuz böylesi bir felaketle ilgili daha güven verici bir açıklama yapmasını beklerdik doğrusu…
BAK SEN ŞU FÜZENİN YAPTIĞINA:
Emlakçılar Birliği Başkanı Hasan Songur, “Dün gece meydana gelen kazanın, KKTC’nin bir güvenlik zafiyeti varmış şeklinde basında yer almasından dolayı derin endişe içerisinde olduklarını” açıklamış ve bunun sektörü ve ekonomiyi derinden yaralayacağını söylemiş. Halbuki füzenin yapmadığı zararı, yıllardır inşaat sektörü her tarafı betona çevirerek veriyor. Keşke müteahhit de füze kadar masum olabilseydi…
VATANDAŞIN DERDİ GEÇİM:
Vatandaş ekonomik krizle boğuşurken hükümetin gündemi daha düne kadar Maraş’ın nasıl açılacağıydı, bugün ise füze meselesi oldu. Pahalılık, fakirleşme aldı başını gidiyor, ama bir türlü bu meseleler hükümet gündemine giremiyor. Maliye eski bakanlarından Birikim Özgür de, köşe yazısında UBP-HP hükümetini eleştirerek hükümetin, “kervan yolda düzülür” mantığıyla kurulduğunu ve çuvallayacağının sinyallerini çok erken vermeye başladığını iddia ederek, erken seçim borusunun çalmak üzere olduğu yorumu yaptı.
BOŞ İŞLER: Bülent Akarcalı’nın bir tv kanalına bağlanarak, füze olayının turizmi etkileyeceği öngörüsünde bulunmasının ardından, turizmcilerin, emlakçıların telaşa düştükleri görüldü. Snki adanın diğer yarısı aynı tehdit altında değilmiş gibi… Bence asıl teşala düşmesi gereken iki tarafın halklarıdır ve ısrarla slahsızlanma ve barış talep etmelidirler.
6 AYDA 326:
Yakalanan kaçak sayısı hakkında resmi bir açıklama yok demiştik dün. Polis açıkladı, 2019’un ilk 6 ayında 326 kaçak tespit edilmiş. Bu sadece operasyonlar sırasında tesadüfen tespit edilebilenlerin sayısı… Bir de edilemeyenleri düşünün. Yine de büyük başarı. Tabii operasyonlar bir yerde durmazsa ve kaçak çalıştırana hak ettiği ceza verilirse…
NİHAYET:
Geçen hafta, Alagadi’de Özel Çevre Koruma Alanı’na demirleyen ve oradaki Proje sorumlulularının uYarılarına rağmen bölgeyi ısrarla terketmeyen gezi gemisinden bahsetmiştik. Sonunda Çevre Dairesi olaya el atmış ve gemiyi bölgeden uzaklaştırmış. AB’nin NATURA 2000 Projesi içinde bulunan bölgede, sahilden 30 m. içeri ve denize doğru da 1,5 kilometrede kara ve deniz araçları yasaklanmış durumda. Sorumsuzluğa izin vermemek, hatta cezalandırmak devletin görevi…
ZİRVEDEKİLER
Cenk Diler: “Maraş vakıf malı ise bunu dünyaya kanıtlayacaksınız. Bu kadar zaman bunu kanıtlayamamak bizim hatamız değil Vakıflar İdaresinin gelmiş geçmiş tüm yöneticilerinin ve bu kurumun bağlı olduğu tüm siyasilerindir. ‘Maraş bizimdir’ iddianızı kanıtlayamayışınızın, çok önemli bir Anayasal belge nedeni ile olduğu, ezelden beri söylenegelmiştir. Konuyu allayıp pullamanızın, karışık ve karmaşık hale sokma çabalarınızın, sürüncemede bırakmanızın nedeninin de bu (1960 Kıbrıs Cumhuriyeti Anayasası’nın EK U’sunda yer alan Kıbrıs Türk Toplumuna Mali Yardım) başlıklı belge olduğu söylenmektedir”…
DİPTEKİLER
Sigortalıların Boğazına Basmak: Haber önce “gazeddakıbrıs” sitesinde çıktı. Hükümet, yasa gücünde bir kararname çıkararak, Sosyal Sigortalardan maaş alanların Temmuz ayında alacakları hayat pahalılığından yüzde 2 kesinti yapma kararı almış. Başbakan daha birkaç gün önce, HP ödeneklerinin eksiksiz verileceğini açıklamışken, bu uygulama ne? Eğer memurlar için de böyle bir karar varsa -ki duymadık- yine izah edilebilir. Ama sadece sigortalılar içinse, yazıklar olsun. Bu toplumda en düşük maaş alanlar Sosyal Sigorta emeklileridir. Onca memur dururken, sigortalılara bu yapılan ayrıcalık nedir? Sonra, Anayasa’ya da aykırı değil midir? Memur sendikalarının hışmından korkup, sigortadan üç kuruş alanların boğazına sarılmaktır bu. Vicdansızlık az bile kalır…
































