Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Basiretsiz bir meclis!

İktidarı ile muhalefeti ile bal yapmaz arı.

Bomboş koltuklara konuşan milletin vekilleri. Yazık, vallahi yazık…

Hakkını teslim edeyim, en iyi muhalefeti Erhan Arıklı yapıyor.

Yaptığı girişimler sonucu ise istediğini hep alıyor.

 

Açıkca söylüyor zaten amacım “Bağcıyı dövmek değil, üzüm yemek” diye…

İktidarda iki parti HP ve UBP ama kesinlikle iktidar ortağı gibi davranmıyorlar.

Bakanlar Kurulunda  konuşulması, tartışılması gereken her şey ortada tartışılıyor!

İstikrar diye bir şey yok. Devlet ayaklar altında. Herkes birbirini suçluyor ama koltuk tatlı, kimse vazgeçemiyor bu koltuklardan!

 

UBP seçime iktidar partisi olarak gitmek istiyor! Çünkü UBP iktidardan beslenen ve büyüyen bir parti.

Peki, başkanı başkanlıktan istifa etmiş olan HP’nin, hükümet ısrarı ne? Zarar gördüğü açık.

Zaten UBP ile koalisyon kuran hiçbir parti büyüyememiş, aksine hep küçülmüştür.

Hayat nasıl da komik, asla kurmam dedikleri koalisyondan vazgeçemiyorlar.

Harçlara yapılan zamlardan sonra tüpgaza yapılan zam ardından, benzin ve elektrik zammının da kara habercisi gibi…

 

Peki, asgari ücretten haber var mı? Yok!!!

Halk isyanlarda ama kimin umurunda, varsa yoksa Cumhurbaşkanlığı seçimleri.

Beni tanıyanlar bilir, kesinlikle memlekete ne su gelmesine ne de elektrik gelmesine karşı değilim ama kendi suyumuza da elektirik santralımıza da sahip çıkmamız gerektiğini düşünüyorum.

 

Neyse şu an konumuz bu değil. Bir dokun bin ah işit. Şikayet etmeye kalkıyoruz durumumuzdan, bir bakıyoruz ki, bakanlar bizden daha kötü durumda. Dokunsak ağlayacaklar, sanki asgari ücret alan onlar. Tok açın halinden anlar mı? Anlamaz. Ancak eğlenir.

 

Son dönem bakanlarımızın dilinde pelesenk olmuş cümleler! “Paramız yok. Seferberlik ilan edelim. Eleştirmeyin, birlikte çözüm yollarını bulalım. Maaşlardan %3 kesinti yapalım.” Teklif çok ama özveri hep halktan bekleniyor. Siz maaşınızı bizimle  paylaşıyor musunuz? Çok alandan çok, az alandan az kesinti diyoruz, anlamıyorsunuz! Sorumluluğu paylaşalım diyorsunuz. İyi de bu görevlere biz yaparız dediniz ve aday oldunuz, şeçildiniz. Yaparız dediğiniz görevleri ifa zamanı geldi ve geçti.

Meydan sizin ya yapın ya da terk eyleyin!

Meclis ağlama duvarı değil icraatın merkezi olmalı.