Köşe Yazarları

Aynı Nakaratçı Siyasiler!








Artık usanç verdi!




Kusma geldi!



Eleştirdiğiniz kişi ile aynı şeyleri söyleyip onu vurmaya çalışıyorsunuz. Farkında olmamanıza imkan yok! Ama halkı “ahmak” yerine koymak içinize işlemiş artık! Huy haline getirmişsiniz bunu.

Konu: Siyasi eşitlik!

Yani bu sadece küçük bir örnecik… Başka konularda da böylesi komik durumlara düşüyorsunuz. Saymakla bitmez.

Ne uğruna?

Siyasi rant, oy devşirme, insan kandırma, “At izini it izine karıştırma”, yanıltma, aldatma, kandırma…

Yemez kimse!

Siyasi eşitlik kavramını tanımladığım birden fazla köşe yazım var. Tekrarını yapmayacağım. Dileyen bakar, bulur.

Akıncı da, Burcu da, Samani da aynı şeyleri söylüyor sizinle. Ama siz, sanki de onlar farklı şeyler söylüyormuş gibi lanse edip “kandırıkçılık” yapıyorsunuz.

Boş işler bunlar.

Bizim yeni “Tahsin Bey”lere ihtiyacımız yok!

Niye halkın onayını alamamış birine özeniyorsunuz ki? “İlacı olsa başına sürer” misali seçimi kazanır, çözümsüzlük aşılamaya devam ederdi. Demek ki böylesi barış, çözüm, antlaşma karşıtlığı prim yapmıyor!

Herkes, her gün, birden fazla gazete okumuyor. Birçok kanalı seyretmiyor. Ne koparırsam, deyip, sallıyorsunuz gitsin.

Sizin söylediklerinizle, onların söyledikleri tıpatıp aynı şeyler! Bunu birçok kanaldan teyit edince çok komik durumlara düşüyorsunuz.

Eleştirip, puan toplama hayali ile yanıp tutuşurken, Akıncı ve ekibinin söylediklerini, yayma, benimsetme, kabullendirme, tastikleme durumuna düşüyorsunuz.

Bugün söylerim yarın inkar ederim, nabza göre şerbet veririm, mantığı ile bu işin altından kalkamazsınız.

Ağzınızdan çıkanı kulağınız duymalı.

Kendi ayağınıza kurşun sıkıyorsunuz. Konuştukça batıyorsunuz. Kaş yapayım derken kendi gözünüzü çıkarıyorsunuz. Kendi kazdığınız kuyuya düşüyorsunuz. Ava giderken avlanıyorsunuz.

Konuşmaya devam edin ki “gerçekleri” anlayalım sayenizde.

Sizin gibi konuşanlar şu an “filler mezarlığında” bulunuyor. Sizin sonunuz da onlar gibi olacak. Hep aynı nakarat. Halkın sevdiği biri oldu mu karşınızda, içinize sindiremiyorsunuz. “Çözümsüzlük korosu” hemen şarkılara başlıyor.

Sözler aynı, beste aynı.

Kulağa hoş da gelmiyor üstelik.

Asıl suret varken, kimse kopya surete bakmaz. Söylenenleri tekrar etmekten ve sanki farklı söylenmiş gibi yapmaktan vazgeçin. Sıkıcı oluyor.

Siyasi eşitlik hakkında, son günlerde söylenenleri tekrardan bir okuyunuz. Bir de sizin “içi boş” söylediklerinizle karşılaştırınız. Söylemek istediklerinizin, daha iyi ifade edildiğini anlayıp yüzünüz kızarsın. Uğraştıkça batıyorsunuz.

Uyuyanları uyandırıyorsunuz.

Devam edin…





Başa dön tuşu