Dün “çözüm olsa ne kadar özgür ve egemen olacağımızı” sordumdu? Cevap veren olmadı. Fakat ben dünkü “olumsuz” değerlendirmelerime karşın “çözümün” bizi olumlu yönde nasıl değiştireceğinin...
Önce soralım: *Çözüm olsa ne kadar özgür ve egemen olacağız? *Akıncı’nın isim babası olma gayretinde adını “Kıbrıs Birleşik Federal Devleti” koyduğu adada, kime karşı hangi...
Olayların gerisinde kaldığımız dönemleri yaşıyoruz. Sabahtan akşama akşamdan sabaha gelişip değişiyorlar. Tabii ki KKTC’den söz etmiyoruz! Çünkü burada bir hükümetin karar alması için zaman geçmesi...
Sonunda Türkiye de IŞİD belasına sarıldı! Kaçınılmazdı çünkü Türkiye’de yuvalanan “özel yetiştirilmiş” teröristleri bir süredir kan akıtmaya başladılardı. Bir subayın da sınır dışından açılan ateş...
Güzel ve istikrarlı günlere hasret Kıbrıs Tük halkına zaman zaman umut pompalarlar… Mesela en çok istediği “çözümü” vadederler! Yahut yeni hayat pahalılığı zammının müjdesini verirler…...
Barış Harekâtı’nın 41. yılı kutlamalarıyla yansımalarını belli ki bir süre daha konuşmaya devam edeceğiz. Çünkü verilen mesajlar, yapılan açıklamalar müzakere sürecinin en hararetli olduğu zamana...
Eğer Suruç’taki terör olayı yaşanmasaydı Barış Harekâtı’nın 41. yılı kutlamalarına katılmak için Erdoğan’ın Lefkoşa’ya gelmesi, çözüm konusunda olumlu mesaj vermesi gündemin birinci sırasına oturacaktı. Tabii...
Her ne kadar şen şakrak değilseydik de isterseniz önce “maziye” bakalım. Mesela Talat-Papadopulos, ardından Talat-Hristofyas müzakerelerini hatırlayalım. Neydi masa başında Talat’ın savunduğu? “İki bölgeli, iki...
Kırk bir yıl geçti. Neresinden baksanız yarım asır. Belki tarihi süreç içinde önemli bir kesit değil. Fakat bir asır bile yaşama şansına sahip olmayan insan...
“Bugün Ramazan Bayramı. Bir diğer adıyla Şeker Bayramı.” Bu güne kadar bu cümleyi gazete “köşelerinde” kaç kez yazdığımı düşündüm. Kırk yılı aşkın bir süre işte!...