Bugün yeniden başlayan müzakerelerle ilgili yorum yapacak durumda değiliz. Ancak uzun süren bir aradan sonra yeniden masaya dönen liderlerin kendilerine yeni bir müzakere takvimi...
Kıbrıs siyasi sorununun patlak verdiği 1954’lerde Doğu Akdeniz’de bir siyasi sorun daha vardı: İsrail Filistin sorunu.. Tutun ki her iki sorun da bugünlere kadar geldi...
Güney’de Trodos dağları eteklerindeki bir kasabada iyi donanımlı bir Rum ilkokulu.. Ders zili çalar. 2. sınıf öğrencileri sabahın ilk dersi “Hayat Bilgisi” ile eğitime başlar....
Sonunda ve hemen başucumuzda, Tomahawk füzeleri de patladı. Dün sabah Trump’ın emriyle ABD’nin bölgedeki savaş gemilerinden Şayrat hava alanına füzeler yağdırıldı. Daha önce bu hava...
Tabi ki adada iki halk yan yana yaşadığı sürece çözüm için çabalar sürecektir de bakın 26 Şubat 2017’de yani Mont Pelerin sonrasında Anastasiadis’le bir röportaj...
Bazı yorumlarımız ani değişimlerin gerisinde kalır. Dünkü yazımız da bunlardandı. Neyse ki müzakerelerin Nisan’da yeniden başlayacağını henüz bilmediğimiz halde, sık sık tekrarladığımız gibi “yan yana...
Yemekten önce ve sonra Sn. Akıncı ile Anastasiadis’in kendilerini saatlerce bekleyen gazetecileri “atlatmaları” politika yaşamımıza yeni bir trend kazandırdı! Bundan sonra bu tip “kaçmalar” “saklanmalar”...
Müzakere masasından yemek masasına… Yemek masasından müzakere masasına… Derken mevsimler geçiyor! Ki şubatta başladı, mevsim kıştı, yaz oldu, ardından bir kış daha geldi… Şimdilerde ilk...
Geçen hafta gelecekte bizi de ilgilendirip bir yerlerden saracak olan Suriye ve Irak’taki gelişmeleri daha yakından izledik çünkü artık açık seçik anlaşılmıştır ki Suriye’den sonra...
Tercih etme hakkınız olsaydı ve sorsalardı: Uzun fakat meşakkatli bir hayatı mı yaşamak isterdiniz yoksa kısa fakat güzelliklerle örülü bir ömrü mü? Kimse...