Köşe Yazarları

Anastasiadis Kıbrıs’ı Türkiye’ye veriyor


Erdoğan Özbalıkçı

       Mustafa Akıncı’nın Rumlara sunduğu enerjiyle ilgili öneri, tüm Rum Partilerince oy birliğiyle ret edildi.

Ret kararını vermek, Kıbrıs Rumlarının devamlı izlediği bir yoldur. Ama bu yolun tehlikeleri her dönemde kesinlikle görülmüştür.

Anastasiadis, BAY HAYIR olarak, Tasos Papadopulos’un yolundan  gitmektedir.Oysa, DİSİ nin efsanevi lideri Kleridis, Kıbrıs sorununun çözümlenmemesi durumunda, Tüm Kıbrıs’ın kesinlikle bölüneceğini savunmaktaydı.

DİSİ ileri gelenleri özel sohbetlerinde, Anastasiadis’in izlediği politikanın Kıbrıs’ı felakete götüreceğini vurgulamaktadırlar. Ancak Anastasiadis’i etkisiz bırakacak herhangi bir mekanizmaları yoktur.

Türkiye’yi AB ye veya Amerika’ya şikayet etmek, Kıbrıslı Rumlara sadece felaket getirecek adımlardır.

AB nin, Türkiye aleyhine aldığı yaptırım kararlarına cevap, Türkiye’nin 4. Gemi olarak ORUÇ REİS gemisini de adaya gönderme kararı oldu.

Kıbrıs Rumları Amerikan ve AB şirketlerine kazı yetkisi vermekle, bu güçleri, Türkiye aleyhinde kullanabileceğini düşünüyorsa, FENA HALDE YANILMAKTADIR.

Sözde protestolar, genel ekonomik çıkarlar söz konusu olduğunda dikkate bile alınamaz.

AB nin kararları, Türkiye’de sadece Erdoğan’ı güçlendirmeyle sonuçlanacaktır.

Türkiye’de güç kaybetmeye BAŞLAYAN Erdoğan ekibinin, Kıbrıs’ta ,milliyetçi bir çizgi izleyerek, tüm halkın milliyetçi duygularını kullanarak, itibarını yükseltebileceği açıktır.

Dış politika, genellikle, ülke içerisinde gerilemeye başlayan liderlerin , bunalımı dışa taşımak için kullandıkları bir araçtır.

Türkiye’nin, bu dönemde Rumların tek yanlı gaz arama çalışmalarına cevap vermemesi, Erdoğan ve ekibinin halk nazarında daha da zora girmesine yol açar.

Erdoğan S-400 füzelerini Amerika’ya rağmen, Rusya’dan satın alıp, ülke içerisine getirirken, ülke içerisinde hiçbir güç bu karara karşı çıkamamıştı.

Muhaleletteki sosyal demokrat geçinenler bile, bu adımı desteklemek zorunda kalmışlardır.

Erdoğan’ın, AB ve Amerika’nın baskılarına rağmen, Kıbrıs’taki aramalardan çekilmesi, ülke içerisinde Erdoğan’ı bitirecek bir hamle olur.

Erdoğan bu durumun farkındadır. 3. Gemiden sonra 4. Gemiyi de Kıbrıs açıklarına göndermesi, herkese karşı bir meydan okumadır.

Bu meydan okumayı Rumlar ciddiye almaz, ve tek taraflı olarak, tüm enerji kaynaklarını kontrol etme hevesini sürdürürlerse, ada yeniden sıcak bir çatışma dönemi yaşayabilir.

Rumlar, küçük nüfuslarıyla 85 milyona yaklaşan Türkiye’ye meydan okumaya devam ederlerse, bir gün, yarattıkları GERGİN İP aniden kopar.

Gergin İp’in kopması ise, adanın, Türkiye’nin fiili sahibi olmasına yol açar.

Ortodoksizm, Rum Kardeşlerimizi kör etmiştir.

Rum kardeşlerimiz,güç’ün , papazlardan, İsadan ve apostoloslardan daha güçlü olduğunu öğrenmek için, yeniden acı bedeller ödeyebilirlrler.

Acı Bedel’in ödenmesi durumu ise, tüm ada’nın Türkiye’nin kontrolü altına girmesi demektir.

UZLAŞMA yolunu kullanamayanların kayıpları daima çok yüksek olmaktadır.

 



Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı