Köşe Yazarları

ABD ŞİMDİ DE TÜRKİYE-YUNANİSTAN İLİŞKİLERİNİN İÇİNDE…








Trump şimdi de Türkiye-Yunanistan sorunlarına mı el atıyor?




Dün Beyaz Saray Sözcülerinden birinin attığı tweet özellikle Türkiye basınında hayretle karşılandı.



Beyaz Saray Basın Sözcü Yardımcısı Judd Deere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump‘ın telefonda görüştüğünü, Libya’da ateş kesin devamı ve dış müdahale olmaması konusunu ele aldıklarını, ayrıca İdlib’de devam eden şiddetin son bulması konularında mutabık kaldıklarını söyledi.

Sözcü Yardımcısı son olarak da “Başkan Trump Türkiye ve Yunanistan’ın Doğu Akdeniz’deki anlaşmazlıklarını çözmelerinin öneminin altını çizdi” ifadesini kullandı.

Yunanistan hatta Güney Kıbrıs’ın, Türkiye ile olan sorunlarını uluslararası alana taşıma gayretleri çoktandır hissediliyordu. Doğal gaz, daha doğrusu Doğu Akdeniz paylaşım senaryosunda rol bulan ikili, bu gücü kullanarak, Türk tarafı aleyhine yeni cepheler oluşturma gayreti içindeler.

Yunan Başbakanı Mitsodakis Ocak başında Trump’ı ziyaretinde F-35 alma önerisi ile Amerika’nın gönlünü okşamış, ardından da “Gerekirse Türkiye ile askeri olarak karşılaşabiliriz” diye de tehdit savurmuştu. Bu görüşmede Trump’ın  “Ya Türkiye’ye karşı kaybedersen?” sorusuna da Mitsodakis’in “Kaybetmeyeceğiz” diye yüksek perdeden attığı, ABD Dışişleri Bakanı Pompeo’nun da bunun üzerine “ABD’ye güvenme” dediği haber verilmişti.

Figüranlar zorla aktör yapılırsa, kendilerini Oscar adayı görürler. Olan da budur.

Trump da tabii seçimler öncesi Yunan lobisini kırmak istemez, onun için Türkiye’ye “aranızdaki meseleleri halledin” demiş olabilir.

Yine de bir ABD Başkanı’nın bu iki ülke arasındaki yüzyıllık sorunu gündem yapması pek sık görülen bir şey değil.

Yalnız, güney Kıbrıs basınında da son dönemlerde ABD ve AB ile ilişkilerini kullanarak Türkiye ile var olan sorunları çözme fikrinin ileri götürüldüğü görülüyor. Deniyor ki, ‘BM çerçevesindeki görüşmeler iyi güzel de Türkiye ile sorunlarımızı çözmüyor’…

KKTC’nin yeni cumhurbaşkanı, bunca yıllık müzakere süreçlerinin yerine uluslararası başka bir süreçle karşılaşırsa, şaşırmamalı.

 

TÜRKİYE’DE SİGARANIN İÇERİĞİ DEĞİŞMİŞ…

Dün sosyal medyada bir tartışmaya denk geldim. Türkiye’de sigara paketleri tek tip hale gelince, tadının da değiştiği iddiaları tartışılıyordu.

Meğer gerçek yanı varmış. Türkiye’de tek tip pakete geçilmesini de içeren “Tütün mamullerinin üretim şekline, etiketlenmesine ve denetlenmesine ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik”te, sigaranın içeriğine de önemli değişiklikler getirilmiş.

İçinde aromatik ve benzeri katkı maddesi olan sigaralar yasaklandığı gibi, “nikotin alımını kolaylaştıran, kanserojen olan ve bağımlılık seviyesini yükselten katkı maddeleri” de yasaklanmış.

Normal sigaralarda bu ürünler var.

Demek ki, Türkiye’de satılan yeni sigaralarda bu ve bunun gibi birçok özellik olmayacak.

Orada ne varsa bizde de olacak diyen ustalar, niye böyle bir yönetmeliği burası için de kopyalamazlar?

YERİN KULAĞI VAR

DENKTAŞ ADAY DEĞİL:

Serdar Denktaş cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday olmayacağını açıkladı. Denktaş, “KKTC’yi vatan, Türkiye’yi anavatan gören bir düşünce etrafında bütünleşmekte olduğunu görüyorum. Kıbrıs Türk halkının çok büyük bir bölümümün de paylaştığı vizyonumu paylaşan adaylara her türlü desteği verebileceğimi açıklamak isterim” dedi. Belli ki bazı görüşmeler yapılmış. Hatırlayın 2010 seçimlerinde de aday çıkarmayıp parti olarak Eroğlu’na destek vermişlerdi. Herkes kimi destekleyeceğini merak ediyor ama, cevap belli zaten…

 

NASIL OLACAĞINI DA SÖYLEYEBİLSE:

Akıncı’yı “ciddi tavizler” vermekle suçlayan Başbakan ve UBP cumhurbaşkanı adayı Ersin Tatar, federal çözüm olayının çöktüğünü, artık iki devletli çözüm başta olmak üzere, alternatif çözüm modellerini, anlaşma şekillerini ele almak gerektiğini belirtti. Keşke iki devletli bir çözümün de nasıl olacağını da açıklasa. Üstüne AB üyesi de olacağız Tatar’a göre. İnşallah propaganda döneminde bunların altını doldurur da biz de öğreniriz…

 

ZAMANLAMA MANİDAR:

Hasan Taçoy’un cumhurbaşkanlığı seçim sonucu ne olursa olsun erken seçime gidileceği öngörüsü bence günün haberi olmalı. Şaşırtıcı değildi aslında. Malumun ilanıydı. Ancak UBP Başkanı’nın “2021 kurultayından önce seçim olabilmesi için ölmem gerekir” sözlerinin üstüne gelmesi tuhaf. Taçoy parti başkanlığına aday olmak istediğini zaten açıklamıştı. Yine de erken seçim imasının zamanlaması gayet manidar oldu.  Hani “oyunuzu verirken, bunu da hesap edin” der gibi. Hem böyle bir açıklamayı partinin başkanının yapması gerekmez miydi? UBP’de Eroğlu’nun disiplin ve otoritesinden eser yok…

 

HERŞEY İŞVEREN İÇİN:

İşverenleri Sosyal Sigorta borçlarından kurtaran af yürürlüğe girdikten sonra, biçare emekçinin durumu için de Bakan Sucuoğlu bir iki laf etmiş. Maaşı yüksek olup da yatırımı asgari ücretten yapılanların şikayet etmekte sıkıntı yaşadıklarını itiraf ediyor. E, yaşarlar tabii, şikayet ettiklerinin ertesi günü işlerine son verileceğini bilirler. Aynı dertten muzdarip biri olduğumdan acısını bilirim. Sendikaları yok ki toplu sözleşmeleri olsun, grev hakları olsun. İşçinin örgütlenmesini zorunlu hale getirmeyen hükümetlerin, işçiyi korumasını nasıl beklersiniz?

 

BOŞUNA ZAMAN HARCAMAYIN:

Hükümetin her hafta Bakanlar Kurulu toplamasının bir anlamı kalmadı. Koalisyonu oluşturan iki partinin başkanları cumhurbaşkanı adayı. Zaten bugüne kadar dişe dokunur bir karar üretmediler. Şimdi, hele de seçim öncesi neyin kararını alacaklar? Biri “evet” dese, diğeri aman siyasi rant elde edebilir diyerek “hayır” diyecek. Varlığıyla yokluğu belli değil. İyisi mi seçimlere kadar bu toplantıları ertelesinler, ondan sonrası Allah kerim…

 

ZİRVEDEKİLER

Cenk Mutluyakalı: “Örneğin, ‘Federal çözüm istemiyor.’ Ama… ‘Masada federal çözüm olmayacak’ da diyemiyor. Kıbrıs’ta ‘anlaşmadan yana’ ama anlaşacağı insanları ‘şeytan’ görüyor. Örneğin ‘UBP KKTC’nin sigortasıdır’ diyor ama ‘KKTC’yi tanıtacağız’ diyemiyor. Cem Yılmaz’ın o meşhur esprisi gibi: ‘Everything little little into the middle’. Ortaya az az hepsinden! Öyle bir ‘masa’ anlatıyor…”.

 DİPTEKİLER

Olgun Amcaoğlu: Onlar konuyu bypass etmekten bıkmayacaklar, ben sormaktan… Maliye Bakanı yine açıklama yaptı, bu kez HP ile ilgili. Yatırımlar için kaynakları zorlayacaklarını söylüyor da hala o tahsil edemediği vergiler konusuna açıklık getirmiyor. “Şartları zorlamak” diyerek, “ülkenin şartları” diyerek bahaneyi baştan koyuyor ki, millet de onu bunu istemesin. Yok öyle değil. Vergi yüzsüzlerinin taktığı borç, tam da bütçe açığı kadar. Niye zorlanıyor, bizi de niye zorluyor ki? Önce bunun üstüne gitsin, yatırımlara da para çıksın. Dahası, böyle bir ortamda o vergi yüzsüzlerini nasıl affedeceklerini hesaplamaktan vaz geçsinler…

 





Başa dön tuşu