Köşe Yazarları

Zurnanın zırt noktası: Cumhurbaşkanlığı Seçimi


Cumhurbaşkanlığı seçimlerine sekiz ayı aşkın bir süre var.

Ama epeyce zamandır memlekette gündemi cumhurbaşkanlığı seçimi belirler oldu maalesef.

“Yapmayın, yazıktır, daha erkendir” türünden uyarılar da boşa gitti.

Politikanın ana ekseni cumhurbaşkanlığı seçimlerine kaydı.

Şimdilerde nerdeyse tüm politikacılar hareketlerini cumhurbaşkanlığı seçimine göre düzenliyor.

“Henüz erkendir bu konuyu tartışmam” diyenlerin bile parti içi gündemleri cumhurbaşkanlığı seçimleri oluşturuyor.

Genel duruma bakıldığı zaman çok enteresan bir görüntü ortaya çıkar.

Bu görüntü de şudur: Memleketin en büyük iki partisi Ulusal Birlik Partisi ile Cumhuriyetçi Türk Partisi’nin durumu.

Her iki parti de belirgin bir şekilde “belirsizlik” yaşıyor.

Adaylarının kim olacağı veya kimi destekleyecekleri tartışılıp duruyor.

Halbuki matematiksel olarak UBP veya CTP adayının cumhurbaşkanı seçimlerini kazanması veya etkilemesi beklenir.

Fakat öyle olmadığını son seçimde gördük.

Seçmenin partilere itaatinin azaldığına ve adayların ön plana çıktığına şahit olduk.

Sanırım bu seçimde de öyle olacak.

UBP ve CTP bunun sıkıntısını yaşıyor.

Bir de Genel Başkanları’nın durumuyla ilgili sıkıntılar var.

UBP Genel Başkanı Ersin Tatar “ben cumhurbaşkanlığına aday olmayacağım, yeni başbakan oldum, hükümeti yürüteceğim” dedi, kişisel pozisyonunu netleştirdi ama bu durum UBP’de kaosa yolaçtı.

UBP’deki güç odakları kendi adaylarını dayatmak için harekete geçtiler.

Bir işadamını ve hatta tetikçi bir gazeteciyi bile UBP’nin adayı yapmak için çaba sarf edenler var.

Kumarhaneli otellerin özel odalarında yürütülen  kirli pazarlıkları konuşuluyor Lefkoşa siyasi kulislerinde.

Ersin Tatar “üyeye giderim” deyip ön kesmeye çalışıyor ama pek başarılı olmuyor.

 

***

 

CTP’de durum daha da enteresandır.

Genel Başkan Tufan Erhürman’ın cumhurbaşkanı adayı olmasına ilişkin gönüllü veya zorunlu bir irade var gibi görünüyor.

Öyle ki Mehmet Ali Talat bile “Tufan’a yakışır” demek zorunda kaldı.

Yoksa Talat’ın bu kritik dönemde görev üstlenebileceği biliniyordu.

CTP’de “Tufan Erhürman cumhurbaşkanı seçildiğinde partinin başına kim geçecek” tartışmaları yapılıyor.

Bana biraz da tuhaf gelen bu tartışmalar Erhürman’ın adaylığına açıktan karşı çıkamayanların politik taktiği gibi duruyor.

Mağusalı bir grup Teberrüken Uluçay’ın adını ortaya atıyor.

Yine Mağusalı başka bir grup en iyi adayın Özdil Nami olabileceğini söylüyor.

Lefkoşa’dan bazı çevreler Özkan Yorgancıoğlu’nu dillendiriyor.

Tufan Erhürman ise tüm bunları izliyor ve bence aday olup da kaybetmesi halinde ne olacağını düşünüyor.

Başarısız bir hükümet denemesinden sonra kaybedilen bir seçimi CTP kaldıramaz.

Hele de Akıncıya da kaybettirilirse.

 

***

 

Seçimin en rahat adayı bence Kudret Özersay’dır.

HP ile UBP’nin çatı adayı olamayacak ama ikinci tura kalırsa UBP’nin oylarını garantileyecek adımlar attı.

Sonuçta UBP’nin hükümete girmesine neden oldu.

Ankara’nın desteği de Özersaya’dır.

Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun  bu desteği gizlediği falan yok.

Dolayısı ile Özersay oyun kuruculuğunu yaptığı hedefe doğru ilerliyor.

İki küçük riski mevcuttur: Çavuşoğlu’nun desteği lehine mi olacak ve ikinci tura kendi adayları UBP’li seçmenler blok halinde Özersay’a mı oy verecek?

***

 

Gözardı edilen ve sürpriz yapabilme kapasitesi olan aday bence Serdar Denktaş’tır.

Serdar Denktaş’ı izlemenizi tavsiye ederim…

Etiketler

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı