Köşe Yazarları

Zima Mavisi






Pandemi insanların her anlamda ‘içe dönme’si için yeni bir fırsat. Yaşamın anlamı nedir? İnsanın evrendeki rolü nedir? Sorularının yanıtını aramak için fırsat.

Kainatta olan bitenlerin anlamı nedir? Acaba anlam kişisel midir yoksa evrensel midir? Tüm insanlar için geçerli bir anlam var mıdır? ‘Sahip olma’nın değeri nedir? Hiçbir şeyin anlamı yok mu?

Bu tür anlam arayışı için insanlık pandemi ile birlikte yeni bir dönemece girdi. Bununla birlikte insanlık biraz daha felsefe tüketmeli. İnsanlık, anlam arayışı ile birlikte nereye doğru gidiyor?

Love, Death & Robots (Sevgi, Ölüm ve Robotlar) 2019 yılında Netflix’de yayınlanan bir dizi. 14. Bölümü ‘Zima Mavisi’. Alastir Reynolds’un 2006 yılında yayımlanan, Türkiye’de 2019 yılında çevirisi yapılıp basılan ‘Zima Blue and Other Stories’ (Zima Mavisi ve Diğer Hikayeler) kitabından uyarlanan bir animasyon filmi. Kitap ve film bilim kurgudur.

Değişik galaksilerden bir tanesinde üretilen Zima robot bir kahramandır. Robotlara ilgi duyan ve evinde özel ihtiyaçları için robot üreten bir kadın tarafından, havuzun fayanslarını temizlemek için ürettildi. Sahibi daha sonra Zima’ya çevresini algılayabilecek özelliklerle donatmak için yapay zeka takıyor. Robot yeni özellikleri sayesinde havuzu daha iyi temizlemeye başlıyor.

Zima, sahibi ölünce başkaları tarafından sahipleniliyor. Her sahibi ona yeni özellikler ekliyor. Zima ev işlerini de yapan daha komplike hale evriliyor. Zima eklemelerle nefes alabilen, karar verebilen, oksijensiz yaşayabilen, sıcaktan etkilenmeyen, basınca dayanıklı, ileri derece görüş yeteneği olan bir canlıya dönüşüyor.

Zima sonraları resim çizmeye başlıyor. Önce insan potreleri çiziyor ancak insan potreleri ona yeterli gelmiyor. Bir süre sonra uzay ile ilgili muhteşem resimler çizmeye başlıyor. Hatta yıldızları bile maviye boyamaya başlıyor. Bir insana dönüşüp, herkes tarafından tanınmış, muhteşem resimler yapan bir sanatçı olmuştu. Yaşamın anlamına ulaştığını düşünüyor. Ancak yaşamın anlamı ile ilgili hala bir eksiklik hissediyordu.

Zima daha sonra resimlerinin tam ortasına kare, dikdörtgen gibi ‘mavi’ renkli şekiller çizmeye başlıyor. Mavi renk daha sonra tüm resimleri kaplamaya başladı. Zima Mavisi, Zima’nın ilk üretildiğinde temizlediği havuzun fayanslarını üreten imalatçının verdiği isimdi.

Zima anlam arayışını devam ettirdi. Kainatın kendi hakikatını zaten ifade ettiğinin farkına varır*. Zima kendi anlam arayışını da kendi içerisinde bu yolu izleyerek keşfeder.

Zima anlam arayışında ulaştığı son noktayı insanlara göstermek için son eserini hazırlar. Bir gazeteciyi kendi hikayesini insanlara anlatması için davet eder.

Gazeteciye ilk sahibinin havuzunu, son gösterisi için söküp taşıdığı yeri gösterir. Mavi fayans olgusunu orada anlatır. Zima ilk bildiğim şey ve tek bilmem gereken şey de oydu diye anlatır.

Son gösterisi için her şey hazırdır. Pek çok davetlinin izlediği havuzun içerisine atlar. Bir süre sonra tüm bedenini yavaş yavaş parçalar ve bedeninin içinden ‘ilk üretimindeki ilkel fayans temizleyen robot’ ortaya çıkar.

Zima anlam arayışını kendi içinde bulur. İlk oluşumun yaşamın anlamı olduğunu herkese gösterir.

Peki insanlık ve tek tek her insan için anlam nedir? İnsanlık da pandemi sürecinde yaşamın anlamını sorgulamaya zorlanmıştır bizce. ‘Daha çok’, ‘daha yoğun’ arzu ve istekler yaşamın anlamı mıdır? Çılgınca tüketim yaşamın anlamı mıdır? İnsanlık ‘herkesin ölecek yaşta olduğunu’ hissetmeli midir?

Zima her şeye ulaşmıştı ancak içindeki ‘ilk’ oluşum belki de en iyisi idi. Zima da onu seçmişti, anlamı ararken en çok mutlu olduğu şey mavi fayansları temizlemekti. Bunu anlamak için uzun bir süreç geçirip, evrilmesi ve öğrenmesi gerekliydi.

Yaşamın anlamı kişiseldir elbette, bireyden bireye değişir. Buna rağmen ‘herkesin ölecek yaşta olduğu’ gerçeği ile de yüzleşmek yaşamın anlamı için çok gerekli. Başka insanlar ve canlıların da mutluluğu için çaba sarfetmeli. Dünyaya başka gözler ile bakabilmek. İhtiyacı olduğunda bir dostun omuzuna dokunmak. O AN’ın duygularını paylaşabilmenin mutluluğu. Kolay olan mutlu ‘AN’larda insanların yanında olmaktır. Zor olanıysa düştüğünde bir dostun omuzuna elini uzatmaktır.

İnsanlık bilimsel olarak ürettiklerinden bir senteze ulaşmanın yollarını aramalı. Okulları bu amaçla da kullanmalı. Eğitim sistemleri insanlara ‘yaşamın anlamı’ ile ilgili tartışmalar içerecek konuları da eğitim programlarına eklemeli. Pandemi insanlığa bir ders verdi. Daha çok ve hunharca tüketmenin amaç olmaması gerektiğini gösterdi. Şimdi sırada kısa yaşam yolculuğunun anlamını herkesin algılamasına yardımcı olmak için eğitim sistemleri ve okullar yardımcı olmalı.

 

 








Başa dön tuşu