Havadis gazetesinde genç bir arkadaşımız anlatıyordu.
Adaya getirilip burada ekilen yabancı zeytinler, yaklaşık 20 yıl sonra yine ekildiği toprağın zeytinine dönüşecekmiş…
…
Bunun ne kadar doğru olduğunu bilmiyoruz, zaman gösterecek.
Bu görüş konu ile ilgili Türkiye’den gelen zeytincilikle ilgili bir uzmana ait…
…
Durum zeytinde böyleyse diğer bitkilerde de böyle olabilir mi?
İtalyan yasemini, bir müddet sonra Kıbrıs yaseminine dönüşür mü bilinmez.
Abartmayalım ve zeytinde kalalım…
…
Her ülkedeki, hatta bir ülkede çeşitli bölgelerdeki toprakların kimyası farklı olduğuna göre, bu görüşün ciddiye alınmasında yarar vardır…
…
İnsanlar bile kendi topraklarından başka topraklara gittiklerinde zaman içerisinde o ülkenin kültürü ile haşır neşir olur, o kültürle bütünleşir.
Gayet doğaldır.
Doğal olmayan tersidir ki bunun da örnekleri vardır!
…
1571’le birlikte Anadolu’dan adaya taşınan Müslüman kesim, çok geçmeden, Yeniçerililer de dahil, özellikle vergiler yüzünden isyana kalkışıyorlardı.
İyi at biner, iyi kılıç kullanırlar, tez öfkelenirlerdi.
Anlaşılan odur ki yiğitlikte üstlerine yoktu ve sırasında gözlerini daldan budaktan sakınmazlardı.
Katili, kabadayısı ve voyvodası da az değildi.
Fakat nihayetinde başka bir toprak parçası üzerinde yaşamaya başlamışlardı ve o coğrafyada başka kültürler de vardı.
O kültürlerle karıştıkça öfkesi isyana dönüşen o insanların yerini “munis” insanlar almıştı.
O kadar ki ada el değiştirirken bile ufak tefek olaylar hariç kıllarını bile kıpırdatmamışlardı.
Bu durum adaya gelen yabancı yazarların dikkatinden kaçmıyor ve hemen hepsi ada insanının özelliklerini vurgularken, bu yanlarına değinmeden edemiyorlardı.
Bunun ötesinde bir yazar Anadolu’daki Müslüman kadını ile Kıbrıs’taki Müslüman kadını karşılaştırmış ve Kıbrıs’taki Müslüman kadınlar için “Frenklerin evine bile girerken ferace veya yaşmaklarını çıkarmaktaydılar” diye yazmıştı…
…
Nihayetinde zeytin zeytindir ama doğrusu her toprağın zeytini başkadır işte.
Kıbrıs zeytininden yapılan çakıstesi bir başka yerde bulmanın olanağı yoktur.
Başka topakların zeytinini kır, çakıstes olmuyor.
Mesele yeşil zeytinin kırılmasında değil, toprağın kendisinde olsa gerek…
…
Kısaca Türkiye’den gelen ve burada zeytin konusunda eğitimler veren Profesörün söyledikleri doğruysa,
Dıştan gelenler, bu topraklarda olduğu gibi kalamazlar.
Ne yapılsa, ne edilse nihayetinde bir gün gelecek tatları bozulacak ve bu toprakların tadını alacaklar…
































