Köşe Yazarları

Yüzleşme!






Değer yargılarımızı yitirdik. Toplum olarak hoşgörümüzü de tükettik.

Olur olmaz yerde, bilip bilmeden insanları yargılar olduk!



Ne de güzel söylemiş Nietzsche “Birini suçlamak üzere ileri uzattığın elin üç parmağının seni gösterdiğini unutma!”

Bu hayatta en zor olan şey insanın kendi kendini yargılamasıdır herhalde!

Oysa bir durup düşünelim bizim hatamız var mı? Var elbet, hatasız insan olur mu?

İstedik, hep daha çok istedik! Tam da bu nedenle karşımızdakiler de bizler de yozlaştık!

Nerden bahsediyor diyeceksiniz, tabii ki KKTC’deki mevcut siyasetten bahsediyorum!

Koltuk savaşları uğruna yitirdiğimiz değerlerden bahsediyorum!

Değdi mi? O senin adamın, bu benim adamım diyerek ötekileştirdiklerimiz ve 45 yılda vardığımız son nokta!!!

Böyle mi olmalıydı? Bir düşünüyorum da geçmiş zamanı, rahmetlik anneannem terzilik yaparmış! Çok emeği vardır üzerimde, her aklıma geldiğinde yüzümde bir tebessümle anarım onu ve bize verdiği sonsuz sevgisini!

Okumamıştı ama ingilizce de rumca da biliyordu! Şu anda çoğu okumuş insandan daha açık fikirli, ilerici ve güçlü bir kadındı. Kimsenin hakkını yemez ve de yedirtmezdi.

Oysa şimdi, kimse, bu benim hakkım mı? demiyor. İstiyoruz, hep daha fazlasını istiyoruz!

Ne güzel bir sözcük LİYAKAT! Layık olma, yaraşma, yeterlilik.

Bürokraside üst düzey atamalarda da sınav sistemine başvurulmalı, atamalar keyfi değil, liyakata göre yapılmalı. Her bakan istediği kişiyi değil işi bileni atamalı ki bizler düştüğümüz bu durumdan kurtulalım! Elbette kendine en yakın çalışma arkadaşı olarak özel kalem müdürü hariç. Politikaların sürdürülebilir olması için yeni gelen bakan adam ayırmaksızın tüm bürokratları ile çalışmalı. Elbette atanmış çok değerli genç ve işinin ehli bürokratlarımız var.

Tabii Halkın Partisi bu tezi kullanarak gelse de hiçbir atamada liyakata rastlamadık, belirtmeden geçemezdim. Şimdi sıra işi bilenlerle,  bilmeyenleri ayırmakta!

Toplumu düştüğü yerden kaldırmak ve ileriye götürmek zorundasınız!

Bizlerde halk olarak kişisel değil toplumsal olaylar için destek vermeliyiz!

Topluma zarar veren her adımın karşısında durmalı, halk yararı gözetilmelidir.

Gemi batarsa herkes ölür. Bu gemi yüzdürülecekse atacağınız adımları da doğru seçeceksiniz! Bir gün öyle, bir gün böyle diyerek çözüme ulaşılmaz! Sihirli kelime İstikrar.

Niyet varsa çözüm vardır! Karar zamanı!







Başa dön tuşu