İngiltere, Amerika, EU ülkelerinde yükselen enflasyon iç talebi daraltılarak indirilir. Merkez Bankası faiz artırır, para miktarını daraltır. Hükümet kamu yatırımlarını kısar. İç piyasa daralır. Bu durumda mal tedarikçileri iç talep azalınca satışlar düşmesin, zarar etmesinler diye satılan malın birim satış fiyatını geçmiş enflasyon kadar artırıp, satışların azalmasına ve/veya malın birim satış fiyatını geçmiş enflasyon kadar artırmayarak karlarının düşmesi pahasına satışların gerilemesine izin vermezler. Buna birimden veya sürümden kazanmak denir. İşletmelerin karlılığı değişken maliyete değil giderlere bağlıdır. Mal tedarikçileri satışların düşmesinden çok korkarlar, onun için daralan ekonomide fiyat zammını yapmazlar. O zaman da enflasyon (TÜFE) geriler. Enflasyon gerileyince Merkez Bankası tekrar faiz indirip para miktarını genişletir. Hükümet kamu harcamalarını artırır, ekonomi büyümeye başlar.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetin de Enflasyonla Mücadele
Bizim ülkemizin ekonomisi çift para birimlidir. Bunlardan bir tanesi Türk Lirası diğeri ise dövizdir, yani Sterling, Dolar ve Euro. Bizde enflasyonun ana sebebi Türkiye’den yaptığımız enflasyon ithalatı, diğeri döviz fiyatlarının artmasıdır. Eğer döviz fiyatlarının artmasını engelleyebilirsek enflasyonu indirebiliriz. Bu ise yine Türkiye’ye bağlıdır. Biz enflasyonunbüyük kısmını Türkiye’den ithal ediyoruz. Türkiye de de enflasyonun artış sebeplerinden bir tanesi artan döviz fiyatlarıdır. Yani Türk Lirası’nın değersizliğidir. Türkiye Merkez Bankası kur çıpasından çıkıp enflasyon hedeflemesine geçtiği günden itibaren faizler yüksek, döviz ise yüksek faize gelmekte bu ise döviz kurunu indirememekte.
Türkiye’de enflasyon inerken ekonominin daralması şart değil. Çünkü Türkiye yüksek faizle değil dövizin fiyatının düşmemesi için çaba sarf ediyor. Bunun içinde KKTC’de enflasyon ancak kendimizin ürettiğimiz kadar düşürülebilir. Fakat gerek Türk Lirasında ki enflasyon gerekse Türkiye’de ki mal ve hizmet karşılığı ithal ettiğimiz enflasyon engellenemez. Döviz kurlarımız da Türkiye’den ithaldir. Bunu bilerek ekonomik yaşantımızı yönlendirmeliyiz. Dolayısıyla Türkiye yüksek Türk Lirası faizle değil düşük döviz fiyatıyla mücadele ettiği ve yüksek faizi sıcak döviz çekmek için kullandığı sürece döviz kredi faizleri Türk Lirası kredi faizlerinden daha düşük, döviz fiyatları ise yüksek kalmaya devam eder.
Türkiye’nin ekonomi politikalarının bir parçası.
































