Tüfek alıp mutlaka, çıkacaksın sen da dağa!
Söylediğin her şeyin, yaptın tersini,
Eminim artık, yapacaksın bunu da!
Bürünmüştün kınalı kuzu postuna,
Zırhın düştü artık, şimdi kaldın çırılçıplak!
Ağzı sütten yanan, yoğurdu üfleyip yerken…
Sen o yoğurdu, tekrardan fırına saldın!.
Her fırsatta:
Dem vuruyorsun savaş mağdurluğundan,
Bıkmadan usanmadan,
Acitasyon yapıyorsun hep, hiç durmadan!
Ama belli ki; ders almayıp bundan,
Daha nice öksüzler yaratmak istiyorsun, her an!
Savaş tamtamlarinin sesi, çok hoş gelmiş, belli ki kulağına,
Davul boynunda…
Tokmak başkasında…
Ha bire vurduruyorsun!
Temiz toplum diyerek, çıkmışken yola,
Kindar ve dindar bir toplum yaratılıyor şu anda,
Seyirci kalıyorsun tüm olanlara,
Toplum Sözleşmesi’ne attığın, imza hilafına!
Gün geçtikçe kimse kalmıyor etrafında,
Sana inanıp da aldananlar, hala eski saflarda!
Sen kopup gitmişsin, başka başka mecralara,
Muhtaçtır izaha, acaba ne uğruna?
Dönüşü olmayan yollara düştün,
Memleket sevdasını ne de çabuk unuttun?
Ağzına sürülen, bir parmak bala mi kandın,
Denizler ötesinden?
































