Köşe Yazarları

Yok artık!







Sıkıştılar ya, nasıl zamanında Ercan’ı ala una ala tre devrettiler, şimdi de adrese teslim yeni casino izinleri, kolaylıklar, paranın yurt dışına çıkması için düzenlemeler neler neler…




Yeni Maliye Bakanı’nı, alacakların üstüne gittiği için takdir ettim. Gelir artırma yönünde çalışmaları olduğunu da söyledi, bunu da merakla bekledik. Ama yok da bu…



Evet, artık kendi gelirimizle geçinmek zorundayız. Başka şansımız yok. Madem ki yükselen sektörler değişti, devlet de bundan hak ettiğini bire bir alabilse, sorunumuz kalmayacak.

Defalarca yazdım. Tekrara gerek yok. Yapılacak şey belliydi. Bekledim ki, bu kadar dibe vurmuşken belki artık gereğini yaparlar diye.

Geçen haftalarda, göstermelik lisans ücretlerini falan artırdılar. Komik. Cirodan payını almadıktan sonra hiçbir anlamı yok. Ercan’daki gibi 13. maaşları ödersin, ama bu memleketi de bitirirsin… Casinolardaki her masaya koy bir gps cihazı, cirodan topla gelirini. Bak bakalım kalkınıyor musun, kalkınmıyor musun…

Güney Kıbrıs’la bir de mukayese etmiyorlar mı deli oluyorum. Devlet adam gibi gelir sağlıyor. Onun için de sektör bizzat devlet tarafından destekleniyor. Sadece 4 casino, Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’nın yüzde 4,5’ine denk bir gelir sağlıyor devlete. Bizde? 2018 rakamlarıyla, 34 casinodan elde edilen toplam gelir, GSYH’nın yüzde 5’ine denk geliyor. O da öderlerse. Aynı işi yapıyorlar, güneyde verdikleri vergi, kuzeydekiyle karşılaştırılamaz bile.

Monaco’da 6 kumarhane, kişi başına düşen gelir 148 bin dolar, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şekilde bu rakam, gerçekten kişi başına düşmekte. Üstelik de vatandaş, devlete vergi ödemiyor.

Senin burada 34 tane kumarhanen var. 251 milyon lira vergi ödemişler, bununla övünüyorlar. Kumarhane başına 7 milyon gibi bir rakam. Yıllık bu. O da kağıt üstünde. 28 tanesi bunu da ödememiş tabii….

Şimdi sen kalkıp, aynı şartlarda daha, daha, daha kumarhane açıyorsun. Kazanılan parayı yurt dışına kolayca çıkartmaya izin veriyorsun. Bu ülkede kara paranın kaynağının ne olduğunu, nasıl aklandığını Mali Polis eminim sokaktaki vatandaştan iyi biliyor, öyleyse, bu ne?

Günü kurtaracaklar diye, geri dönülmez zararlar verecekler. Aslında buna şu anda çalışan kumarhanelerin itiraz etmesi gerekir. Kendileri çıkıp demeliler ki, “bizim vergilerimizi artır, yenisine izin verme”. Öyle ya, nereye kadar. Dağ taş gece kulübü dolduğu gibi, şimdi dağ taş kumarhane dolacak. Biz yatırımcı olsaymışız, böyle düşünmezmişiz. Mantığa bakar mısınız?

UBP’yi anlarım. Misyonları bu, vizyonları bu. Ersin Tatar “Bu bir vizyon ve anlayış meselesidir” diyerek itiraf etti zaten. Kısa günün karı… Sınır yok, denetim yok, öderse ne ala, ödemezse, bakarız…

Hele o popülist söylemlerle gelen HP? Bu nasıl bir teslimiyettir, bu nasıl bir ilkesizliktir, nasıl bir revizyonistliktir? Geçen hükümet kurulduğu andan itibaren HP’nin  nasıl “politikasız” bir parti olduğunu görmüştük de, bu kadarını tahmin etmemiştik. Bugün söylediğinin, yarın  tersini yapabilen, çok tehlikeli bir parti. Duruşu yok, çizgisi yok…

Kimse sizin kumarhanenize karşı değil. Eğer devlet orada dönen o korkunç rakamlardan payını alsa, yine kimsenin sesi çıkmayacak. Ama yok öyle bir şey. Şu andaki komik lisans paraları ve ödenmeyen vergiler ortada dururken, buna yenilerini eklemek bambaşka bir dünya görüşüdür.

Ve bu siyaset anlayışı, bizi daha da bitirir, kurtarmaz. Şimdi acil para bulacaklar diye ivedilik kararı da alıp Komite’ye havale ettiler. Orada bir şey değişir mi? Çok fazla umudum yok. Bunca yıl toplumun vicdanı olarak görülen CTP’nin ve onun yanında TDP’nin kökten değişiklikler yaptırma gücü yok. Kaldı ki, kendi hükümetlerinde de böyle bir girişimde bulunmadılar. Sadece vergilerini yüzde 20 artırmışlar o kadar…

Bir hükümet geliyor ve ülkenin altını üstüne getirebiliyor. Tamir edilmez zararlar verebiliyor. Ama siz yanlış olduğunu bile bile bir şey yapamıyorsunuz.

Yapamıyorsunuz, çünkü toplumsal refleks diye bir şey kalmamış.

Muhalefet partilerinin yapamadığını, istese halk yapabilir. Tepki koyar, kendi partilerine baskı yapar. ‘Biz bu sefaletin içinde geleceğimizi göremeden yaşarken, başka başka insanları devletin sırtından zengin etmeye hakkınız yok’ diye çıkar, sokağa dökülür. Ama maalesef biz bu değiliz. Üç beş kuruş gelirimizden vergimizi takır takır öderiz, yatırımlarımızı yaparız, bu siyasi zihniyet milyonlar kazananı affeder. Biz aramızda eleştirir, sonra unutur gideriz. Zaten bunların bu cesaretleri oradan gelmiyor mu? Toplumu çözmüşler.  Seçime kadar unutulur gider, öyle değil mi? Maksat bizim arkadaşlar(!) izinleri alsınlar… Onlara verilmiş sözler vardır. Size verilmeyen…

Hayırlı kazançlar olsun Başbakan’ın kapısını aşındıranlara. Bravo, güçleri her şeye yetiyormuş.

Biz de burada “yol yok, hastane yok, okul yok, bütçe açığı var” teranelerini dinlemeye devam edelim.

Bize de iyi gelsin. Dibine kadar hak ediyoruz…

YERİN KULAĞI VAR

BİR KARAR VER:

Başbakan Ersin Tatar’ın Cumhurbaşkan adaylığına pek sıcak bakmadığını, aday olmak i,stemediğini bilmeyen yok. Parti içi muhalefet ise aday olması konusunda ısrarını sürdürüyor. Durum böyle olunca Tatar’ın da açıklamaları kafa karıştırıyor. Birgün “partim isterse aday olurum”, derken, başka gün “aday olmak istemediğini” söylüyor. Önce bir karar vermeli. Çünkü bu belirsizlik kendine zarar veriyor.

ÖZGÜRGÜN DE İLGİNÇ:

Mal varlıklarına tedbir konan, yargılanmayı bekleyen Hüseyin Özgürgün, hem Özersay ve Tatar için, “ikisini de siyasetten sileceğim” diyor, hem de Tatar’ı “oyuna getirecekler, dipsiz kuyuya gönderecekler” diye uyarıyor. Kimmiş bunları yapan, kişisel hesap peşinde koşanlar, her türlü oyunu yapanlar… Şimdi aynı oyunlarını Tatar’a karşı oynuyorlarmış. Daha düne kadar “Tatar’ı siyaseten bitirmek” kendinin de hedefi değil miydi? Tuhaf…

 TECRÜBESİZLİĞİNE DEĞİL, HIRSINA YENİLDİ:

YDP Genel Başkanı Arıklı sosyal medya paylaşımında; “Kudret Hoca biraz politik tecrübeye sahip biri olsa bırakın UBP nin bu tür sözlerine yazılı taahüdüne bile güvenilmeyeceğini bilirdi. Demem o ki, Kudret bey UBP ye güvenerek 4 lüyü bozdu ve UBP ile koalisyon kurdu ise, bunların başına geleceğini de bilmesi gerekirdi” yorumunu yaptı. Son güne gelindiğinde UBP’nin verdiği sözden cayacağını aslında Özersay dışında herkes bilirdi. O “uyum” içinde olan, “namus ve şeref sözü” veren UBP’nin geçmişini biraz eşeleseydi görecekti . Ama “tecrübesizliğine” değil, “hırsına” yenildi Kudret hoca.
AĞAÇ DA DİKEMİYORUZ:

Lefkoşa Belediyesi’nin halk koşusuna 9 bin katılım olmuş. Her bir katılımcı için fidan dikileceğini açıkladı Başkan Harmancı. Aklıma düştü, ne oldu o Kıbrıs’a 300 bin Fidan kampanyası? Mehmet Ekin Vaiz’in baştan ortaya koyduğu engeller mi galip geldi? Ağaç dikme mevsimi geldi, hareket yok. Güneyde Orman Dairesi kampanya gönüllüleri ile birlikte çalışıyor ve ağaç dikmeye 30 Kasım’da başlıyorlar. Bu kadar zor mu? Niye tek bir açıklama yok…

KİM BAŞARABİLİR Kİ?:

Mehmet Ali Talat’ın Cumhurbaşkanı Akıncı için “Birisi çözümü başaramayacaksa adaylığını neden destekleyelim” demesini Rum basını, “Akıncı artık Kıbrıs sorununu çözemez” şeklinde yorumladı. Haberin altına gelen yorumlarda Talat’a “ya siz” sorusu soruldu. Her ikisi için de doğru. Ama bunun Talat ya da Akıncı’dan kaynaklandığını söylemek kolay değil. Büyük güçler bu adada çözümün gereğine inanmadıkları sürece, kim gelirse gelsin olmayacak. O nedenle “o yapamaz” demek, doğru bir iddia olmaz…

BU KAÇINCI, NEREYE KADAR:

Ölü bulunan Afrikalı öğrencilere bir yenisi daha eklendi. Son bir kaç senede sanırım 20’yi buldu bu vakalar. Sadece 2’sinin failleri bulundu. Arkasında uyuşturucu, çeteler olduğu ortaya çıktı. Ama durmadı, devam ediyor. Polisin elinde artık, bunca vukuattan sonra, bu çetelerle ilgili yeterli veri olmuş olması lazım. Sorun  nedir?

ZİRVEDEKİLER

Cafer Gürcafer (Müteahhitler Birliği Başkanı): Yapmamız gereken çok şey var. Ama biz ülke olarak, çözüm üretme yeteneğimizi yitirdik. Üzerimizde ölü toprağı var. Demoralize olmuş bir toplum var. Bütün kurumların çözüm üretme yeteneği çok zayıfladı. Bir şeyler yapmamız gerekir. Çünkü bu bizim toplumsal varlığımızı da çok olumsuz etkiler. Bu ruh halinden kurtulamazsak, bir şeyin sonudur ve çok tehlikelidir”…

 DİPTEKİLER

UBP-HP Hükümeti: Ülkede onlarca sorun, vatandaşın çözüm bekleyen yığınla beklentisi varken, hükümetin önceliği kumarhanelere konulan sınırı kaldırmak oldu.  Turizim sektöründeki “sıkıntıları” gidermek bahanesiyle hükümet, yeni bir Şans Oyunları Yasa Tasrısı hazırladı. Tasarı ile casinoların lisans yenleme süresi de 3 yıldan 30 yıla çıkarılırken, “yatırımcının önünü açmak” bahanesiyle daha çok beş yıldızlı otel ve daha çok kumarhanenin önü açılmak isteniyor. Hükümetin turizm anlayışı da bu…      









Başa dön tuşu