Toplum olarak Nisan ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerine o kadar kilitlendik ki, gözümüz başka bir şey görmüyor. Halbuki en az cumhurbaşkanlığı seçimleri kadar, CTP ve UBP kurultayları da, ülkenin geleceği açısından önem arz ediyor…
Her iki kurultay da seçimlerden sonra yapılacağı için, seçim sonuçlarının kurultaylara yansıması da farklı olacak…
Ana muhalefet UBP’nin mevcut başkanı Hüseyin Özgürgün’ün bu kurultayda aday olacağını pek sanmıyorum. Hatta yerel seçimler öncesi Havadis ekibiyle buluşmasında, kendinin destek vereceği aday için aklında bir isim bulunduğunu da bize söylemişti. Ama dediğim gibi cumhurbaşkanlığı seçimlerinin sonucu, UBP kurultayında başkanlık için yarışacak olan isimlerde de değişiklikler yaratabilir…
Nisan seçimlerini Eroğlu kazanır veya kazanmaz, her halükarda parti üzerindeki etkisinin devam edeceği, kendisiyle iyi geçinecek bir başkanla yola devam etmek isteyeceği kesindir. Seçimi kaybetmesi halinde, tekrardan aday olup UBP’nin başına geçmek isteyeceğini sanmıyorum ama, partinin içişleri ile daha yakından ilgileneceği kesin…
Bugün için UBP kurultayında başkanlık için hazırlanan üç-beş isim öne çıkıyor. Bunlar, Sunat Atun, Ünal Üstel, Ersin Tatar ve Faiz Sucuoğlu’dur. Bir ara adı başkanlık için geçen Nazım Çavuşoğlu’nun son seçimlerde İskele bölgesindeki başarısızlığı, onu bu yarışın dışına itmiş gibi görünüyor. DPUG’den geldikten sonra herhangi bir makama aday olmayacağı yönünde açıklama yapan Ahmet Kaşif’i de unutmamak lazım. Dedim ya Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarının belirleyici olacağı gibi, Kaşif’in de daha önce söylediklerinin tam tersini yapan biri olduğunu unutmamak lazım. Ve başkanlık için bir diğer önemli isim ise, eski Genel Başkanlardan Tahsin Ertuğruloğlu. Parti tabanında önemli bir gücü olan Ertuğruloğlu’nun, genel başkanlık için diğerlerine nazaran, şimdilik daha sessiz kaldığını söyleyebiliriz…
Bu isimlerden bazılarının diğerlerine göre , özellikle cumhurbaşkanlığı seçimlerinde gösterecekleri performansla Derviş beyin gözüne girmeye çalışacakları ve kurultayda onun desteğini almak için çalışacakları açık. Zaten yaptıkları açıklamalarda da, bunun sinyallerini vermeye başladılar bile… Ancak, önemli olan onların istekleri veya performansları değil, Eroğlu’nun kiminle çalışmak isteyeceğidir… Şu an için adı kapalı kapılar arkasında konuşulan,bir başka isimse, Mağusa İlçe Başkanı Resmiye Canaltay… Doğrusu ben Resmiye hanımın şimdilik aday olacağına pek ihtimal vermiyorum…
En az UBP kurultayı kadar bu yıla damgasını vuracak bir diğer kurultay yarışı ise CTP’de yaşanacak. Özellikle son iki yıldır yaşanan eski-yeni kavgası, bu kurultaya da damgasını vuracağa benziyor. Özkan beyin kurultayda aday olmayacağını dile getirdiği duyumları gelse de, tıpkı UBP’de olduğu gibi, cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları, CTP’de taşları yerinden oynatabilir. Özellikle cumhurbaşkan adayı olmayacağını açıkladıktan sonra Sibel Siber’e destek veren ve seçimler için sık sık meydanlara çıkan ikinci Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat ismi, CTP Genel Başkanlığı için çok konuşuluyor. Parti içinde yaşanan rahatsızlıkları bitirmek, birlik ve beraberliği sağlamak açısından Talat’ın tekradan partinin başına geçmesini isteyen çok kişi olduğunu düşünüyorum. Talat’ın da başkanlık konusunda net bir açıklaması olmasa da, buna sıcak baktığını ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinden sonra niyetini açıklayacağını düşünüyorum. Benim tahminim Talat’ın, kurultayda Genel Başkan adayı olması durumunda, CTP’de başkanlık için başka bir adayın çıkmayacağı ve tek aday olarak Talat’ın Genel Başkanlığa getirileceği yönünde…
Evet 2015 yılı, sadece Cumhurbaşkanlığı seçimleriyle değil, iki partinin kurultayları ile de çok konuşulacak. Geçtiğimiz yıl genel seçimler partilerin içini dizayn etmişti, bu kez de Cumhurbaşkanlığı seçimleri siyaseti yeniden şekillendirebilecek…
YERİN KULAĞI VAR
EROĞLU’NDAN ÖZERSAY’A MESAJ:
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu Nisan seçimlerine yönelik yaptığı açıklamada, bazı adayların sanki hükümet başkanı seçilecekmiş gibi sözler verdiğine dikkat çekti. Eroğlu’nun “bazı adaylar” sözü ile bir diğer aday Kudret Özersay’a mesaj verdiğini anlamak pek de zor değil… Tabii bunları söyleyen Eroğlu’nun her gün sıra sıra meslek kuruluşlarını kabul edip, sanki icranın başındaymış gibi, dertlerini dinlediğini de unutmamak gerek.
YILDA 30 BİN KİŞİ ARTIŞ:
Dr. Burhan Nalbantoğlu Devlet Hastanesi polikliniklerine 2014’te toplam 179 bin 401 kişinin başvurmuş. Arşive baktım, 2013’de bu sayı 150.337’imiş. Yani bir yılda bu rakam, 29064 kişi artmış. Nüfusun 300 bin olduğu düşünülünce, artış korkunç. Bizim yılda 30 bin nüfus artışımız yok. Acaba sağlığı bozulan insan sayısında mı artış olmuş? Eğer öyleyse daha korkunç. Gerçekten değerlendirilmesi gereken bir veri… Kim bu insanlar?
ŞAŞIRT BİZİ EİDE:
Kıbrıs’ın gerçeklerinin BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Özel Temsilcisi Barth Eide’yi şaşırtacağını düşünürdüm. Gerçekten de hayal ettiği kadar kolay bir konu olmadığını gördü. Ancak son yaptığı açıklamalarla o bizi şaşırtıyor. Önce Genel Sekreter’in Kıbrıs’la ilgili son temsilcisi olacağını söyledi, şimdi de Rumları çıldırtma pahasına, doğal gaz konusunun müzakerelerle ilişkili olduğunu, bu ilişkinin kesilemeyeceğini savunuyor. Bu sözlerin Güney Kıbrıs’ta panik havası yarattığı haber veriliyor. Geçmişte de benzer tespitler yapanlar oldu ama, baskılar sonucu ya görevden alındılar, ya da ayrıldılar. Bakalım Eide, söylediklerinin ne kadar arkasında duracak…
TÜRKİYE’DEN 1 MİLYAR DOLAR’LIK İTHALAT:
KKTC, Türkiye’nin “milyar dolarlık” ihracat yaptığı 32 ülke arasına girmiş. 2014’de KKTC’nin Türkiye’den yaptığı ithalat, 1 milyar 3 milyon dolar olarak gerçekleşmiş. Yani Türk parasıyla 2 milyarın üstünde. KKTC bütçesi 2014’de 3,7 milyar lira olduğuna göre, neredeyse bütçenin yarısı kadar bir meblağ, Türkiye’den ithalata gitmiş. Şimdi “devlet fakir, vatandaş zengin” sözü yanlış mı? Tabii gelir dağılımındaki adaletsizlik dikkate alınmak şartıyla…
DOĞRU SÖZE NE DENİR:
Bağımsız cumhurbaşkanı adayı Kudret Özersay, seçimin sonucunu sessiz çoğunluk belirleyecek” demiş. Bence de doğru söylüyor. Oldukça yüksek bir oranda olduğunu sandığım bu sessiz çoğunluğun yöneleceği adayın, seçim sonucunu etkileyeceğine inanıyorum. Seçmen artık eskisi gibi, bayrak elde sokaklara çıkmıyor. Tam tersine evinde oturup izliyor ve günü geldiğinde de sürprizini yapıyor…
BUGÜN YOLLAR HAYVANCILARIN:
Hükümetin 32 milyon TL alacağı bulunan hayvan üreticilerine 6 milyon liralık ödeme yapması nedeniyle bugün yollar hayvancılara terk edilecek. Başkan Naimoğluları bugünkü eylem için 500 araçla birlikte binlerce kişinin Meclis önüne geleceklerini iddia etti. Sizin anlayacağınız eğer Naimoğluları’nın dediği gibi bir eylem olursa, Lefkoşa trafiği kilitlenecek…
ZİRVEDEKİLER
LTB: Çok kez yazdım, yine aynı şeyi düşünüyorum; Sanayi bölgesindeki sorunların önemli bir parçası, oradaki esnaf. Hem kirliliğin, hem diğer sorunların. Mesela, su baskınlarının önlenmesinde bir komite kurmuş olsalardı, yetkililerle birlikte çalışırlar, milyonlarca liranın boşa harcanmasının belki önüne geçerlerdi. Şimdi Lefkoşa Belediyesi, esnafın kapısının önüne yığdığı atıkları son kez temizliyor, bundan sonra ceza yazacağını açıklıyor. Budur işte. Son bir söz, umarım bu uygulama Sanayi Bölgesiyle sınırlı kalmaz. Lefkoşalının genel bir çeki düzene ihtiyacı var…
DİPTEKİLER
Çetin Uğural: Başaran Düzgün, Cumartesi günkü yazısında, rahmetli Necat Konuk’a gösterilmeyen vefadan bahsetmiş, “Vefa da bir devletin temelidir. Bu devlet, kendini kuranlara bile vefasızlık yapıyor” demişti. Internet sayfasında bu yazının altına, eski Kamu Hizmeti Komisyonu Başkanı Çetin Uğural bir yorum yazıyor ve “Doğmadı ki, yaşasın” diyor… Gözlerime inanamadım. KKTC’yi yok farz edenlerdenseniz, gereğini yaparsınız. Ama yıllar yılı hem o devletin en üst makamlarını tutacak, o devleti temsil edeceksiniz, maaşını çekeceksiniz, hem de bunları düşüneceksiniz. Tam da Başaran Düzgün’ü doğrularcasına…
































