Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Sefalet artıyor, daha seyredecek misiniz?

Şakasız…

Bu ülkede ciddi bir şekilde sefalet artmakta.
Öyle, yardımlaşma, dayanışma falan da hikaye…
Yazıyoruz gazetede, birileri okuyor…
İçi burkuluyor…
Adres istiyor, veriyoruz.
Yardım da yapılıyor…
3-5 ay yetecek kıyafet…
3 gün yetecek yemek…
Belki 3- 5 kuruş para, o da ancakta biriken su- elektrik borcuna yetmiyor.
Sonra?
İnsanlar yeniden kaderleri ile baş başa.
Ancak bu sorun sadece KKTC hükümetinin sorunu değildir.
Bir zamanlar İstanbul için “taşı toprağı” altın derlerdi.
1980 sonrası Kıbrıs’ın da “taşı toprağı” altın oldu.
Özellikle Güneydoğu’da artan terör olayları, ekmeğin aslanın midesine düşmesi, Kıbrıs’ın kuzeyine olan göçü artırdı.
Burada nüfus hızla arttı.
Okullar yeteriz kaldı…
Var olan iş gücü ihtiyacın üzerine çıkan nüfusa yetmedi.
Türkiye gelene “dur” demedi.
Kıbrıslı gelene “dur” diyemedi.
“Ekonomik akıldan yoksun” bir tartışma başladı.
Birileri de “Türkiyeli- Kıbrıslı” temelinde ayrımı körükleyerek, işi çığırından çıkardı.
Kıbrıslı Türkler uzun süre Rum tarafında ekmek aradı, Kuzeydeki işyerlerini bir bir terk ederek.
Yurt dışına göç de o dönemde ciddi şekilde arttı.
1980- 2000 arasında bir bakın…
Olmadı, ailenizden balın…
Göç olayının burada aileleri nasıl böldüğünü göreceksiniz.
Üzerine bir de, “göç adaların kaderidir” gibi bir safsata  ile sorunun temeline inilmedi.
“Gelen Türk giden Türk” diyen bir de liderimiz vardı ya…
Olay ekonomik temelden yoksun, politik bir temelde devam etti.

Ya şimdi
Sosyolog ya da toplum bilimci değilim.
Hasbel kader, bu dönemde aktif gazetecilik yapan biri olarak, tespitlerim var.
Türkiye son 10 yılda ciddi bir değişime girdi.
Rum tarafını da kriz vurdu.
Türkiye’de asgari ücret KKTC’deki asgari ücretin 5’te biri iken, şimdi neredeyse eşit.
Kamuda Türkiye’deki ücretler KKTC’nin üzerine çıktı.
“Denk bütçe” diye diye, kamudaki maaşlar sadece hayat pahalılığı ile korumaya alındı ama, kamudan artan para sağlıklı bir şekilde özel sektöre işlemedi.
Özelde istihdam sayısı artmadı.
Özel sektörün daha insani maaşlar ödemesi için koşullar oluşmadı.
Binlerce işçi Türkiye’ye geri döndü.
Güney Kıbrıs’taki kriz nedeniyle de, aylık 2 bin 500- 3 bin Euro düzeyinde maaş alan Kıbrıslı Türkler, Kuzey Kıbrıs’a gerisin geriye dönmek zorunda kaldı.
Şimdi asgari ücrete iş bulan özel sektör çalışanı kendisini mutlu sayıyor.

***
Sosyal sorun büyüdü

Ne kaldı geriye?
Alım gücü hızla düşen büyük bir kesim.
Kendisini kamuya atarak öyle ya da böyle güvence altına alan Kıbrıslı Türkler…
Kamuya giremeyen, özelde iş bulamayan ama ailesinden destek bulanlar…
Ve en kötüsü de…
Özelde çalışıp yatırımı yapılmayanlar.
Vatandaş olamadığı için kamuda iş imkanları da olmayanlar…
Haliyle Türkiye’ye de dönemiyorlar.
Çocuklarının okulu…
Türkiye’de dikili bir ağaçları olmayışı…
Buranın sağlık sisteminin dışında…
Türkiye’ye de dönemiyor…
Ev yok, iş yok, aile yok…
Burada “gün işleyip gün” yeme gaylesi…
Sorun “siyasi” olmaktan çıktı…
Artık insani bir boyut kazandı.
Bu ülkede elektriği olmayan evler çoğaldı…
Suyu akmayan evler çoğaldı…
Sefalet çoğaldı.
Siz “denk bütçe” deyin…
“Reel sektör” deyin…
“Anavatan- yavru vatan” edebiyatına sarılın…
Milliyetçilik nutukları sallayın…
En keskin solcu olun…
Ne fayda…
Orada insanlar ve sefalet diz boyu…
Bu sadece KKTC hükümetinin de sorunu değildir.
Türkiye de eğer “sosyal bir devlet” ise eğer…
Kar ambulansları…
Hızlı trenler…
Uçan trenler…
3’üncü havaalanı…
Kanal İstanbul…
Hepsi gerçekse…
Burada, Türkiye’nin yanı başında, sefalet içerisinde yaşayan insanlarını da görebilmeli.

***
Burada çözülmesi mümkün mü?

Türkiye’de işsizlik oranı yüzde 10 civarında.
Bu da 8 milyon insan demek.
8 milyon işsiz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı demek…
Bu küçücük adada, Türkiye’nin işsizlik sorununu çözmek mümkün değil.
Üstelik Türkiye kadar “soysal” olmayan…
Türkiye kadar “zengin” olmayan…
Siyasileri Türkiye kadar “yaratıcı” olmayan…
Sorun çözme becerisini yitirmiş…
Siyaseti ranta çevirmiş bir politik anlayışın hakim olduğu bu kara parçacığı…
Maalesef umut olmaktan çıkmış, “sefaleti” dayatıyor…
Bu sorun vardır.
Sefalet artmaktadır.
Sorun artık sadece KKTC hükümetinin de sorunu değildir.
Türkiye de aktif olarak bu sorunla ilgilenmelidir.