Havadis Gazetesi | Kıbrıs Haber
Köşe Yazarları

Gençleri motivasyonda, aileler problemli

Motivasyon öğrenci başarısında çok önemli bir değişkendir. Motivasyon bireyin ihtiyaçlarını  karşılamak için belli bir hedef doğrultusunda davranışlar üretmesi, hedefe ulaşmak için çaba sarf etmesi olarak kabul edilmektedir*. Motive de hedeflerin ve davranışların yönünün belirleyicisidir.
Bireye hedef göstermek ve bu hedefe ulaşması için harekete geçirilebilmesi motivasyondur. Aileler de kendi çocukları için motivasyon düzenleyicidir. Çocuklarının gelecekte nasıl bir birey olmasını istediklerine karar verip, çocuklarının belirlenen hedefe ulaşmaları için motivasyon senaryoları oluşturmaları gerekmektedir.
Örneğin çocuklarının iyi bir kariyer sahibi olmaları için senaryoları olmalı. İyi kariyer hedefine ulaşmaları için de çaba sarf etmelerini sağlamalıdırlar. Ancak KKTC’de motivasyon konusunda sorunlar mevcut.
Toplum ve aile olarak, öğrencilerin önüne motivasyon için neler koyulacak? Bu soru aileler kadar öğretmenler için de çok önemli. Özelde her bir aile genelde toplum, motivasyon için “hedef”te sıkıntılı. Her toplum gibi KKTC de alt, orta ve üst tabakalardan oluşmakta. Her toplumda olduğu gibi buralarda da üst tabaka, özellikle alt tabakayı sonra da orta tabakanın emeğini sömürmekte.
Buralarda üst tabaka motivasyon belirlemekte sorunlu. Kırk yıllık ganimet olgusundan da faydalanan bu tabaka, çocuklarının önüne hedef koyamıyor. Günlük yaşam içersinde herkesin gördüğü gibi, çocukları daha lisedeyken her şeye sahip. Ev, araba, vs aile tarafından gençlere şimdiden sunulmuş durumda. Dolayısıyla üst tabaka için motivasyonda sıkıntı oluşmakta. Çünkü üst tabaka çocukları, iyi bir kariyere sahip olduğu zaman ulaşacağı her şeye şimdiden sahip.
Orta tabaka için de benzer durum oluştu buralarda ne yazık ki. Ancak orta tabakanın durumu sanal. Orta tabaka öğretmen, memur, polis ailelerinden oluşmakta KKTC’de. Bu tabaka aileleri de üst tabaka kadar olmasa da çocuklarına pek çok olanağı sağlamış durumda ancak borç içinde yüzmekteler. Banka borçları ve kredi kartı borçları dağ gibi!
Orta tabaka aileleri için de tehlike çanları çalmakta üstelik onlar üst tabakadan daha da zor durumdalar. Genel olarak gelecek bir, iki yıllık maaş ve gelirlerini şimdiden tüketmiş durumdalar.
Bu tabakadaki aileler de üst tabaka gibi çocuklarına şimdiden bazı olanakları sunmuş durumda ancak geleceği tüketerek. Çocukları ise lise ve üniversite düzeyinde motivasyon konusunda sıkıntılı. İyi bir kariyer elde etmede motivasyonları yok, tıpkı üst tabaka çocukları gibi. Aileler çocuklarına hedef göstermekte çelişki yaşamakta. Gelecekte iyi bir kariyer için çalışmayı, okumayı onlara hedef olarak göstermekte sıkıntı yaşamaktalar.
Genç, ailesinin arabaları, evleri olduğu algısıyla davranmakta. Dolayısıyla lisede veya üniversitede öğretmenlerin “derslerine çalış” uyarısını kulak ardı etmekte. ‘Çalışsam da çalışmasam da her şeyim hazır, ne diye dirsek çürüteyim’ algısıyla hareket etmekteler.
Alt tabaka için motivasyonda sıkıntı yok. Çünkü onlar yaşam içinde kendi ezilmişliklerini, çocuklarına motivasyon senaryosunda örnek olarak göstermekte. Gençlere okumanın kendilerinin geleceği için ‘kurtuluş’ anlamına geleceği ile ilgili senaryolar yazmaktalar. Bu gençler de hedef doğrultusunda, çalışma davranışını göstermeye devam etmekteler.
Öğretmenler toplumsal bağlamdaki motivasyon olgusundan çok etkilenmekteler. Motivasyonu olmayan orta ve üst düzey gençlere, bir şeyler öğretmeninin güçlüğü altında ezilmekteler. Pek çok öğretmen arkadaş bundan sıkça şikayet etmekte. Lise ve üniversitede motivasyonu olmayan öğrencilere, ders vermenin sıkıntısını dile getirmekteler.
Aileler uyanmalı artık. Özellikle orta tabaka aileleri uyanmalı. Bu tabaka ganimetten nasibini almadığı için, üst tabakanın yaşam biçimini taklit etmekten vazgeçmeli. Hayal dünyasından kurtulup, gerçekler dünyasına gelmeli. Çocuklarına iyi bir kariyer için senaryo yazmaya çalışmalı. Yoksa çocuklarını kaybetmeleri çok uzak değil. Pek çok göstergenin ayak sesleri, dışarıdan gümbür gümbür gelmekte; duymak isteyene.
*Prof. Dr. Gülten Ülgen (1995). Eğitim Psikolojisi, Birey ve Öğrenme. Ankara. Bilim Yayınları