“KKTC’nin nüfusu nedir, kaç kişidir, ne kadar vatandaş yaptınız” diye sorup durduk.
Keşke sormaz olsaydık.
Yılların yarasını kaşıdık, toplumsal travmamızın yeniden nüksetmesini sağladık.
Ve bir işe de yaramadı.
Son 1 aydır açıklanan birbirinden farklı rakamlar nedeniyle tek 1 kişi bile ikna olmuş değil.
Nüfusu bırakınız memleketteki öğrenci sayısı da belli değil.
Nüfusun yanında şimdi bir de öğrenci travması yaşıyoruz.
30 bin kayıp öğrenci nerededir?
Ne yapıyorlar ve ne haltlar çeviriyorlar?
Hangi köşe başında hangi karanlık işlerle uğraşıyorlar?
Kaçak işçiler yetmezmiş gibi bir de kaçak öğrenciler çıktı.
Üniversite baronları dolarları cukkalayacak diye memleketin başına böylesi bir bela musallat oldu.
***
Cumhurbaşkanı Akıncı ısrarla “en erken zamanda nüfus sayımı yapılsın” diyor.
Vatandaşın yaşadığı travma o kadar yüksek dozdadır ki “nüfus sayımı yapılacak da ne olacak” karamsarlığı hakim her tarafta.
Gerçek rakamlar ne olursa olsun sanki de gizli bir el rakamları değiştiriyor ve istediği gibi oynuyor.
Her gelen de önünde bulduğunu açıklıyor.
O gizli el vatandaş sayısını da seçmen sayısını da istediği gibi düzenliyor.
Değil bizim memurların, Birleşmiş Milletler’den gelecek uzmanların yapacağı sayıma bile vatandaşın inanası yok.
***
İçişleri Bakanlığı’nda görevli üst düzey bir memur anlatmıştı.
Dönemin Başbakanın yakın akrabası İçişleri Bakanlığı’na gitmiş ve nüfus kayıtlarını düzenleyen memurun başında durup, “yaz bakalım, adı şu, soyadı bu, doğum tarihi ve yeri şöyle” deyip yeni bir vatandaş yazmış, yeni vatandaşın! yeni kimlik kartını da bastırtıp alıp gitmiş.
Bu olayı bana anlatana ben de saf saf sormuştum “Niye öyle yaptı” diye.
Yanıtı çok çarpıcıydı;
“Kısa yoldan cukkalamak ” için.
***
Mesleğe yeni başladığımız 1990’lı yılların başında “derin” görevliler “kardeşim böyle olmaz, bu adaya nüfus lazım, hem de Rum kadar” derlerdi de çok öfkelenirdik.
“Derin görevliler” hedeflerini bircik bircik hayata geçirdiler.
Şimdilerde bile sayısını bilemeyeceğimiz kadar bir nüfusu adaya taşıdılar.
Kimler sayesinde?
Cukkacı yerli işbirlikçileri sayesinde.
İşbirlikçiler olmasaydı mesele bu kadar vahim boyuta taşınmazdı.
İşbirlikçilere yüz veren kimdir?
Aslında bizleriz.
Her öfkelenen aynaya baktığında suçluyu görecektir.
Cukkacılar da gününü gün etmeye devam edecektir…
































