Köşe Yazarları

Yerel Yönetimler de devreye sokulabilir…

Basit bir konu olarak görülebilir ama, son günlerde epey tartışıldı.

Ticaret Dairesi’nin piyasa denetimi için 12 görevli ataması konusu.

Hepimiz de dudak büktük ve 12 kişiyle nereye kadar dedik.

Gerçekten de öyle…

Nitekim denetimler başlamış olmasına rağmen fırsatçılık son sürat devam etmekte.

Dün de Alsancak Belediye Başkanı Fırat Ataser’in “bize de yetki verin” sözlerini zirve yaptık. Belediye zabıtalarının da bu denetimlere katılmasıyla, denetimlerin yaygınlaşabilir.

Bir okurum mesaj gönderdi.

“Mal ve Hizmetleri Düzenleme ve Denetim Yasası”na göre, yerel yönetimlere bu yetkinin verilebileceğini söyledi.

Baktık. Yasa’nın 17. maddesinde aynen şöyle diyor; “Bakan, Resmî Gazete’de ilânla,  bu Yasada kalite ve fiyat denetim memurlarına verilen yetkileri  kullanmaları  ve görevleri yerine getirmeleri için kendi Bakanlığına veya Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti belediye dairelerine bağlı kamu görevlilerini, Kalite ve Fiyat Denetim  memurları olarak görevlendirebilir”.

Demek ki yapılması gereken, Bakanlar Kurulu’nun yetkilendirmesi.

Yine bu yasanın içinde, fiyat etiketi konusu da var. Hatta çok ciddi cezalar da öngörmekte.

Ayrıca İngiliz İdaresi’nin hitamından sonra yürürlüğe giren, Emtia ve Hizmetler konulu Fasıl 175-A

var.

Bunda da, “Toplumun refahı için elzem emtia ve hizmetlerin yeterliliğinin sağlanmasını veya  onların hakkaniyet ölçülerine uygun bir şekilde dağıtılmasını veya uygun fiyatlarda temin edilebilmesini sağlamak” üzere, Bakanlar Kurulu’na herhangi türden bir mal için talep edilecek fiyatın veya herhangi bir hizmet için talep edilecek ücretin kontrolünü sağlamak amacıyla gerekli veya uygun göreceği “Savunma Nizamnameleri” yapma yetkisi veriyor…

Yani bir çeşit önlem alma yetkisi.

Belki orada konu gerçekten savunma, harp hali ama yasanın içinde, “barış” durumunda da geçerli olacağı özellikle vurgulanmış.

Ve bu Fasıl  halen yürürlükte.

Piyasa denetimleri acil.

Bakın, daha önceki gün Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Erkut Şahali, süt fiyatlarındaki artışların özellikle içme sütüne yansımaması için daha önceden olmayan bir destekle teşvikte bulunduklarını, sübvansiye yaptıklarını söylemişti.

Buna rağmen, hemen ertesi gün Koop-Süt, pastörize süte 80-85 kuruş arası, yoğurt fiyatlarına da 80 kuruş ile 3.5 TL arasında zam yaptığını açıkladı.

Ekmek, süt, yumurta, et, bebek gıdaları bunlar temel gıdalar.

Ve hükümetin tüm bunları denetimli mal ilan etme yetkisi var.

Herşeyden kıstık, temel tüketimi kısmak mümkün değil.

Fedakarlık istemeden önce, piyasanın kontrolunu ele geçirmek şart.

Vatandaştan beklediğiniz anlayışı ve de fedakarlığı başka türlü sağlayamazsınız…

 

YERİN KULAĞI VAR

İŞTE ÖZETİ BURADA:

Sendikal Platform’un Başbakan’a sunduğu ekonomik öneriler, tümüyle gelir adaletini sağlamaya yönelik. Hem devlet, dolayısıyla da vatandaş için. Verginin toplanması, kumarhanelerin gelirleri üzerinden vergi ödemesi, tüm teşviklerin yeniden yapılanması, ithalatta kar oranlarının yeniden belirlenmesi…  Ülkede dönen korkunç paraya rağmen, KKTC devletinin ve vatandaşlarının günden güne fakirleşmesi artık herkesi isyan ettiriyor. Hükümetin de bu noktaya geleceğini ummak istiyorum…

 

İNANDIRICI OLMAZSINIZ:

Herkes elini taşın altına koysun deniyor da, eller taşın altına değil bizim cebimize giriyor sürekli. Daha önce de yazmıştım toplumsal seferberlik çağrısı yapıp da siyasi partilere verilen milyonluk desteklerden kesinti yapmazsanız, yüzlerce RHA araçları satıp kurtulmazsanız, bu sıkışık dönemde bir turizm şirketine tanıtım adı altında 1.5 milyon euro ödüyorsanız eğer, kusura bakmayın ama bu nasıl bir toplumsal seferberlik söyler misiniz. Böyle davrandığınız sürece bu halk, sizi eleştirmekte yerden göğe kadar haklıdır…

 

BANA GÜZEL BİRŞEY SÖYLE:

Serdar Denktaş, Maliye’nin başında olmanın verdiği sıkıntıyla hepimizi biraz daha demoralize etti. Önümüzde daha da kötü bir dönemin bizi beklediğini, Kıbrıs Türkünün bundan sonra daha çok çalışarak daha asgari yaşaması gerektiğini söylüyor. Bizi uyardığı, fedakarlık istediği kadar, asli görevi olan devlet gelirlerini arttırmak için yapacaklarını da sıralasaydı keşke. Hani şu sadece yüzde 40’ı toplanan vergileri mesela…

 

KENDİMİZİ KANDIRIYORUZ:

Bu ülkede ekonomik krizi dibine kadar yaşıyoruz. Çareyi iş yerini kapatmakta bulanlar kadar yavaş yavaş iflasların yaşandığını da göreceğiz. Tüm bunlara rağmen sokağa bir çıkın, inanamazsınız, trafikten yürümek imkansız neredeyse. Bunun nedeni ya “koptuğu yerde kalsın” mantığı, ya da “krizi kabullenmemek, kendi kendini kandırmak”tan başka birşey olamaz diye düşünüyorum…

 

RAKAM MÜHİM:

Fileleftheros gazetesi, Rumların Ocak 2018’den bugüne 17,5 milyon euro’luk yakıt aldıklarını yazıyor. Gazeteye göre, bu da bizim tüketimimizin yüzde 11’iymiş. Yani benzinciler yüzde 11 daha çok satış yapmışlar. Geçmiş yıllara baktım, 8 aylık dönemde en çok yaptıkları toplam harcama, Türkiye de dahil, 6,5 milyon euro civarındaymış. İki mislinden fazla bir artış meydana gelmiş. Keşke bu yakınlaşmalar, anlayışlara da yansısa…

 

NE UYARISI:

Girne Belediyesi, kibarlık yapmış, yaya kaldırımlarını işgal edenleri uyarmış, broşür dağıtmış. “Yasaya göre ceza keseceğim” diyor. Uyarıya ne gerek vardı ki? Yasa orada, hem de kimbilir kaç senelik yasa. Bunca zamandır uygulanmamış olması kabahat. Kaldırıma park eden de zaten biliyor yaptığının suç olduğunu…

 

 

 ZİRVEDEKİLER

Bülent Kanol: “Kamuyla ilgili her reform gündeme geldiğinde… disiplin, liyakat getirelim israfı önleyelim vs. ama önce ‘çalışanların’ şu bu haklarını da iyileştirelim denir…. ve ne olur bilirmisiniz? ‘Çalışanların’ şu bu hakları iyileşir ama disiplin, liyakat ve israf önlemleri başka bahara kalır! Ve neticede de ortaya kamu düzeni değil bugünkü kamu garabeti çıkar!”…

 

DİPTEKİLER

Mustafa Naimoğulları: Hayvancılar Birliği Başkanı, yapacakları eylemi duyurmak için “Bu bir varoluş mücadelesi”dir diyor. Nasıl varoluşsa anlamadım, daha fazla destek, daha fazla muafiyet, daha fazla subvansiye. Sanırım kurtuluştan kastettiği sadece kendi sektörüdür. “Süt fiyatlarını yeniden düzenle, yani daha da artır, arpa fiyatını düşür”; gerçek talebi budur. Bunun da varoluşla falan alakası yoktur…

 

 




İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kapalı