Kurulduydu, kuruluyordu derken yeni azınlık hükümeti geçtiğimiz gün güvenoyu aldı. Elbette Hükümet Programı’nın her satırı önemli de, biz yine de eğitim adına neler var diye bir göz attık. İlk dikkatimi çeken UBP-HP Hükümet Programı’nda yer alan birçok maddenin bu programda da yer aldığını gördüm. Benzer kelimelerin bile değişmeden yeni hükümet programında da yer copy-paste yapıldığını gösteriyor. Buradan benim çıkarımım, Milli Eğitim ve Kültür bakanlığı UBP’nin uhdesinde olacağı için diğer siyasi ortaklar eğitime pek karışmamışlar. Bir de bu program sanki de uzun ömürlü bir programmış gibi yazıldı. Bu hükümet 10 aylık bir seçim hükümeti değil miydi? Bence bu yazılanların 3-5 tanesi yapılsa, yeter de artar bile…
Hükümet Programı’nda dikkatimi çeken birkaç noktaya değinmek isterim. Hem UBP-HP hem de UBP-DP-YDP Hükümet Programı’nda yer alan bir ifade gözümden kaçmadı. “Atatürkçü düşünce sistemini benimsemiş bireyler yetiştirme” programın temel amacı gibi duruyor. İyi güzel de bu hükümet bu konuda gerçekten samimi mi? Çünkü benim ciddi şüphelerim var bu konuda… Bunu iş ola Atatürk’e atıfta bulunmak için mi yazıldığını, yoksa gerçek mi olduğunu uygulamada görüp ona göre değerlendireceğiz.
Bir de eski hükümet programında önemli olup da bu hükümet programından çıkarılan veya eksiltilenler var. Örneğin müfredatlar konusunda UBP-HP hükümet programında kesin ifadeler varken, yeni hükümet programında bu yok. UBP-HP hükümet programında; “Liselerde temel eğitimde olduğu gibi, program temelli yeni müfredatlar ve ders kitapları, kendi eğitimcilerimiz tarafından hazırlanacaktır” ifadesi yer alırken yeni hükümet programında buna vurgu ortadan kaldırılmış yerine “öğretim programlarının her düzey ve kademesinin 21’inci yüzyıl becerilerine yönelik olarak geliştirilmesi amacıyla izleme ve değerlendirilmesi yapılarak gelişen ve değişen ihtiyaçlara cevap vermesi sağlanacaktır” yazılmış. Burada benim anladığım “liselere müfredat hazırlamak için paramız yoktur” ifadesinin bir başka söyleniş şeklidir bu…
Aslında çok önemli olan bir konu bu yeni hükümet döneminde hasıraltı edilmiş. UBP-HP hükümet programında yer alan ancak uygulamaya konulmayan “İlköğretimde rehber öğretmen kadroları açılarak, rehber öğretmenlerin çalışmalarını esaslarına bağlı olarak okul öncesi ve ilkokullarda rehberlik ve psikolojik danışmanlık merkezleri oluşturulacaktır” maddesi yeni hükümetin programında çıkarılmış. Bunun da anlamı şudur; “Benim ilkokullara rehber öğretmen kadrosu açacak param yoktur”. Halbuki bu covid-19 döneminde değil KKTC’de tüm dünyada psikolojik sorunların arttığı bilinen bir gerçektir. Özellikle çocukların okullarda rehberlik hizmeti alması ne kadar güzel olurdu. Bu da başka bahara kaldı.
Bir de yapılırsa çok iyi olur dediklerim var. Ki bu kısa hükümet döneminde yapılabilecek hedeflerdir bunlar… Örneğin Talim ve Terbiye Dairesi’nin teşkilat yasasının yeniden düzenlenmesi, Milli Eğitim Yasası, Öğretmenler Yasası gibi yasaların güncellenmesi çok da zor olmasa gerek. Yeter ki istensin…
Bir de son 20 yılda gelen bütün hükümetlerin hükümet programında yer alan Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları’nın yanan binasının inşaatının tamamlanması konusu var. Bu hükümet programında bu da var. Umarım artık tiyatro severlerin özlemi son bulur. Çünkü bu artık devletin ayıbı durumuna gelmiştir.
Haa! bir de sürprizle karşıladığım ve elbette sevindiğim “Kıbrıs Türk kültürünün öz değerlerine ve öz kimliğine yönelik kültürel ve sanatsal faaliyetler desteklenecektir” ifadesinin hayata geçmesini dört gözle bekleyeceğim.
Bu ülkede ne yazık ki hükümet programları pek fazla uygulanabilir olmamıştır. Biz yine de beklentilerimizi dile getirmiş olalım. Umarım bir gün yazılanları hayata geçiren bir hükümet buluruz.
































