“Konu zaten tartışıldı, ben de aynı şeyleri yazmalı mıyım” diye düşündüm önce.
Ama sonra dedim ki, insanlar bu konuda benim ne düşündüğümü merak ederlerse, okurlar.
Ondan önemlisi, hepimizin, bir duruş, bir tepki sergilemesi gerektiğine inandığım bir konu bu.
Sadece bugün değil, her gün yazılmalı.
Unutturulmamalı…
Madem ki gözümüzün içine baka baka dalga geçiliyor, madem ki zorla bu halk zarara sokuluyor, “yeter artık” diyebilmeliyiz…
Demediğimiz için tekrarlanmıyor mu zaten?
Tahmin ettiniz, Kıb-Tek ve Bakan Özdil Nami meselesi.
Dahası, siyasi irade meselesi…
Önce Kıb-Tek Yönetim Kurulu, -Bakan’ın ifadesine göre- siyasi iradeyle temas etmeden bir Toplu İş Sözleşmesi imzalamış. İtirazı var mı, yok mu, onu da söylemiyor. Anlaşılan onaylıyor…
Ne almışlar, ne kadar almışlar ayrı konu. Maaş skalaları, ek menfaatleri her dönemde konu olmuş bir kurum bu. Üstelik borcun içinde, battıkça batan. Tasarruf yapması gerekirken, giderlerini arttıran.
Asıl önemli olan tarafı, meğer Kıb-Tek özerkleşmiş de haberimiz olmamış.
Tam da bunlar tartışılırken, baktım Genç tv’den Ekonomi ve Enerji Bakanı’nın gayet şen şakrak sesi geliyor.
“Elektriği ucuzlatmak için çalışmalar yürütüyoruz” falan diye güzel güzel konuşurken, o da ne, aniden, elektriğe zam yapılacağını ve Kıb-Tek Yönetimi’nin kendi nizamnamesiyle bunu açıklayacağını söylemez mi?
Döviz artmaz, petrol artmaz, yatırım yapılmaz, ama bütün bir halka yeni bir elektrik zammı giydirilir.
E, yapılan gider artışı nasıl karşılanacaktı ki? Zaten onu da açıkça söyledi. “Ucuz akaryakıt depolara aktı ama, çalışanların ücretlerinin artışı nedeniyle bir fiyat artışı yapılacak, bu gerçekçi bir yaklaşımdır” dedi.
Cümlenin devamı daha da çıldırtıcı, “Yönetim Kurulu yakında açıklayacak”… Ha, Maliye’de para varsa, hükümet ancak o zaman devreye girer, belki sübvansiye edilirmiş.
Sonuçta zammı açıklayacak olan hükümettir, Yönetim Kurulu değil.
Yoksa zammı da mı kendine sormayacaklar? Hani sorsalar şık olurdu falan…
Yemeyin bizi…
Bütün bu kararlar siyasi irade dışında alınmaz.
Orası özelleştirilmiş değil.
Orası bağımsız anayasal kurum da değil.
Yönetim Kurulu dediğiniz, sizin tarafınızdan atanmış insanlar.
Bu halk tepkisizdir diyen kendini aldatır.
Kolayına sokağa inmez Kıbrıs Türkü. Ama bu oyunları yutmaz.
“Aman birileri sesini çıkartmasın” diye istediğini verir, onu da çoğunluğu üç kuruş ücrete talim eden, sırf evini geçindirmek için dağ gibi kredi kartı borcu biriktiren özel sektör çalışanının ensesinden çıkartırsanız, bunu hiç unutmaz.
Hesabını başka şekilde sorar.
Sokağa falan çıkmasına da gerek yoktur.
Yakın tarihimiz bunun örnekleriyle doludur.
Popülizmin de en riskli tarafı budur işte.
Elinizde patlar alimallah.
Ve bu sistemi kuranlar, iyileşmesi için çaba göstermek yerine, aynen idame ettirenler, nemalananlar, nemalandırılanlar, halka dünyanın en pahalı elektriğini ödeten herkes, bu suça ortaktır. Kimse de bu durumu küçük siyasi çıkarları için kullanmaya kalkmasın, yutturamazlar.
Bu son olayda yanlış yapılmıştır. Yönetim hatası vardır ve hükümete güven, bir gün öncekinden çok farklıdır…
YERİN KULAĞI VAR
YÜZDE 95’E VARAN FARK:
Türk-Sen Genel Başkanı Arslan Bıçaklı, göç yasasıyla girenlere ek tahsisat verilmiş diye savunuyor. 2010 yasasıyla işe giren en alt düzey çalışanın maaşı, 2015 rakamlarına göre, devlette aynı düzeyde çalışan memurunun maaşından tam yüzde 71 oranında fazladır. Bu fark yıllar içinde azalmadı, aksine arttı. Hatta yine 2010 sonrası alınanlar arasında, aynı baremdeki memurdan yüzde 95 fazla alan var. Bu emeğin savunması mıdır, ayrıcalık mıdır? Yapma Sayın Bıçaklı. Aşağıda linki verdim. Ama sen biliyorsun zaten…
ALIN SİZE İKİ LİNK, İNCELEYİN:
Birincisi, 14 Eylül 2015’de yazdığım yazı. Kıb-Tek çalışanlarının hak ve menfaatlerini sıralamıştım. İkincisi, devlet memuruyla Kıb-Tek çalışanları arasındaki maaş uçurumu. Tabloyu, 30 Eylül 2015’de Kıbrıs Postası yayınlamıştı. Yorumu siz yapın.
https://www.havadiskibris.com/kib-tek-maaslar-ve-ozluk-haklari/ http://www.kibrispostasi.com/c35-KIBRIS_HABERLERI/n172608-Ek-odenekler-bahane-KIB-TEK-maaslari-sahane…
KIŞKIRTMAYSA KIŞKIRTMA:
Kıb-Tek konusunu ağzına alana, en düzeysiz şekilde saldırılar geliyor. Tabudur, dokunmayacaksınız, bu ayrıcalıklar devam edecek. Yaparsan, emek düşmanı ilan edilirsin, provokatör olursun! Senin zammınla, yarattığın ayrıcalıkla, kötü yönetiminle kışkırtılmış olmuyor da bu halk, biz eleştirince mi galeyana gelecek?
AMAN HA!
Kıb-Tek konusunu kimse “emek edebiyatına” indirgemesin. Daha acısı dinmeyen bir KTHY ortada. Diğer KİT’ler de öyle. Birikim Özgür’ün verdiği LTB örneği de. Olmayan paraların dağıtılması, olmayan kaynakların popülistçe dağıtılması, borçlandırmalar, sonları yıkım. Aman dikkat, ne biz böyle bir bedel ödeyelim, ne de şimdi kurumu zora sokma pahasına daha fazla artış derdinde olanlar işsiz kalsın… Biliyorsunuz, iflastan sonra emeğin adı da kalmıyor.
KKTC NİYE YOK?:
Türkiye Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun “yurt dışında yaşayan Türkiye vatandaşları” paylaşımında 2 milyon ile Almanya ilk sırada yer alırken, 4 kişi yaşayan Fiji ise son sırada yer aldı. Paylaşımda dikkat çeken konu ise, açıklanan onlarca ülke arasında KKTC’nin yer almaması oldu. Nedenini merak ettim. Herhalde siyasi malzeme olarak kullanılmasından çekindiler.
HALA AYNI NOKTADA MI?:
HP milletvekili Gülşah Manavoğlu katıldığı bir tv programında program sunucusunun, “Elçiliğe bırakalım yönetimi, rahat olalım şeklinde bir önerim var” demesi üzerine, “Bu konuda ben size katılırım. Bunu buradan itiraf edeyim; siyasete girmeden hep söylerdim, seçim günü de söyledim. Eğer bizim parti tek başına iktidar olmazsa göndersinler valiyi demiştim” ifadelerinde bulundu. Seçimlerin üzerinden bir yıl geçti ve partisi de tek başına iktidar olamadı. “Size katılırım” dediğine göre, demek hala aynı fikirde.
ZİRVEDEKİLER
Kudret Özersay: “Eğer devlet olduğumuzu iddia ediyorsak, belli bazı dini ve etnik azınlıkların bir hukuk devleti içinde olması gerektiği gibi, bir kültürel zenginlik olarak varlıklarını sürdürebilecek ortamların yaratılması gerekiyor. Dünyanın gerektirdiği standardı yakalayabildiğimiz takdirde bizim herkesle muhatap alabilme imkanlarımız da artacaktır…”.
DİPTEKİLER
Özdil Nami: Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, “Elektrikte zam kaçınılmazdır… Kıb-Tek’te çalışana ek zam yapılması bilgimiz dışında olmuştur…. Elektriği ucuzlatmaya çalışıyoruz” şeklinde çelişkiler sıraladı. Neresinden bakarsanız bakın bu acizliktir, bu halkla alay etmektir, ‘ben burayı yönetemiyorum, başınıza geleni çekeceksiniz’ demektir. Ayrıca da, hükümetin kalesine atılmış altın bir goldür.
































