Köşe YazarlarıManşet

Yap Hamaseti Kap Oyu!

Mete Hatay yazdı






Bilişim yasamız tamam!

Reis de basmış imzayı, eline koluna kuvvet.

Mobeselerin kurulumu da bitti sanırım.

Galiba Benli’nin estetik itirazı haricinde diğer Belediyeler tüm desteklerini sağlamışlar.

Anlayacağınız artık güvendeyiz!

hem karada hem havadan izleniyoruz artık!

Diğer yandan sayın Pilli günler sonra hazırlatabildiği raporu tercüme ettirmeyi unutmuş bu yüzden iki toplumlu sağlık komitesi toplanamamış!

Tabii herkes raporun hazırlanmasının niye bu kadar uzun sürdüğünü merak etmiş!

Nedeni basit!

Yıllardır verifobik bir yapıya sahip olduğumuzu, bilgiden nefret ettiğimizi söylemekteyim.

Belirsizliğe bayılıyoruz!

Tüm siyasetçiler de bunu kullanmayı seviyor!

Verisiz, istatistiksiz bir ortam onlara doğaçlama siyaset yapma fırsatı veriyor.

Örgütlerin çoğu da seviyor bu durumu.

İstedikleri anda mağdura yatabiliyorlar.

Galiba bir tek gerçek mağdurlar sevmiyor bu verisizliği, çünkü o kadar südo (yalancı) mağdur arasından kendilerini göstermeye fırsat bulamıyorlar.

Bir daha yinelemek istiyorum. Eğer bu memlekette yapıcı ve düzgün bir siyaset yapılacaksa memleketin röntgeninin bir an evvel çekilmesi lazım.

İlk önce ne gibi bir ortamda olduğumuzu iyice görmemiz gerekir.

İlk önce nüfustan başlayarak, insan ve mal envanterini, servet paylaşımını, üretim ilişkilerini, ekonomik enstrümanları ortaya çıkartıp daha sonra siyasiler -kendi ideolojileri- çerçevesinde öneri sunmalı projeler hazırlamalı!

Aksi sadece boş konuşma veya hamaset olur!

Örneğin tam üç haftadır özel sektör çalışanlarına dağıtılan 60 bin adet çekin sektörel dağılımını, vatandaşlığa göre dağılımını alamadım, bulamadım, ulaşamadım.

Artık umudumu da yitirdim.

Öte yandan esnaf bin kadar iş yerinin battığını söylüyor ama batışı resmileştirmek için bile paraya ihtiyaç olduğundan bu bin iş yerinin hepsini kayıtlarda bulamayacağımızı söylüyor.

Bu ne demek?

Sanal iş yeri mi bunlar? kayıt dışılar mı? Yoksa iş yerini açabilmek için KKTC vatandaşları üzerine kaydedilmiş vatandaş olmayan esnafın çalıştırdığı iş yerleri mi? Bu yöntemle açılmış onlarca berber biliyorum.

Neyse! kısacası önceliğimizin sağlık olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Diğer taraftan sağlıkla ilgili kısıtlamaların üretim ve tüketim ilişkileri üzerinde çok önemli etkileri olmakta. Hatta bazı iş yerleri kapatılmakta. İç ve dış dolaşım sınırlandırılmakta.

İşte tam da bu yüzden diyorum ki bu acil durumu göz önünde bulundurarak acaba memleketin o röntgenini çeksek! İktidarda değilsek bile bunun için bastırsak.

Ve sayıları her gün artan gerçek mağdurlara el atabilsek?

Ne dersiniz siyasetçiler?

Yoksa toz dumanda kalmak herşeye rağmen tercih edilen yöntem mi? Efsaneler üretmek! Mitler üzerinden projeler anlatmak! Korkular, sevinçler yaratmak.

Yani kısacası, “Yap hamaseti kap oyu!” mu yapmaya devam edelim?

 








Başa dön tuşu