Köşe YazarlarıSürmanşet

VESAYET REJİMİNE DOKUNMADAN REFERANDUM











Behiç Öztürk.




KKTC Başsavcısı.



1 Ocak 2019 tarihinde göreve başladı.

1 yıl, 1 ay, 6 gündür Başsavcıdır.

18 Nisan 1955 doğumludur.

18 Nisan 2020’de 60 yaşını dolduruyor.

Dolduruyor ve KKTC Anayasası gereği zorunlu olarak emekliye ayrılıyor.

KKTC Başsavcısı Behiç Öztürk kısa bir süre önce Anayasa’nın değiştirilmesi ve Başsavcı’nın emeklilik zorunlu emeklilik yaşının 60’tan 63’e çıkarılmasını talep eden bir dizi görüşme yaptı.

Anayasa değişikliğini KKTC Cumhuriyet Meclisi teklif eder.

Üstelik milletvekillerinin üçte iki gibi çoğunluk kararı istenir.

Değişikliğin halk oyuna sunulması şartı vardır.

Yani meclisin üçte ikisinin kabul ettiği Anayasa değişikliği önerilerinin referanduma sunulması ve oy kullananların yüzde 50’den fazlasının evet oyu vermesi gerekir.

Başsavcı Behiç Öztürk tüm bu zorlu ve zahmetli süreçlerin aşılması ve Anayasa’nın değiştirilip emekliye çıkmayıp görevine 3 yıl daha devam etmeyi talep etti.

Siyasilerden edindiğimiz bilgiye göre “Başsavcılığın durumu çok kötüdür, benim 3 yıl daha görev yapıp durumu düzeltmem gerekir” gibi bir gerekçe ortaya kondu.

 

***

Meclis Hukuk, Siyasi İşler ve Dışilişkiler Komitesi dün toplandı ve Başsavcı ile Yüksek Mahkeme Başkanı Narin Şefik’in de katılımı ile cumhurbaşkanlığı seçimi günü, yani 26 Nisan’da yapılacak cumhurbaşkanlığı seçiminde referandum yapılmasını görüştü.

Yüksek Mahkeme, Anayasa ile sınırlı olan yargıç sayısının Anayasa değiştirilerek artırılmasını istiyor.

Böylece mahkemelerde yaşanan tıkanıklığın aşılması hedefleniyor.

Yüksek Mahkeme Başkanı’nın görev süresinin uzatılması da söz konusudur.

 

***

 

Başsavcı Behiç Öztürk görev süresinin uzatılması talebini teknik olarak kaybetti.

Çünkü 18 Nisan’da 60 yaşını dolduruyor ve zorunlu olarak emekliye sevk edilecek.

Referandum 26 Nisan’da yapılacak.

Referandumda evet çıksa bile (ki böylesi bir değişikliğe evet oyu vereceklerin sayısı yüzde ellinin altında olur) referandumdan önce emekli olacak.

Peki öyleyse neyin peşindedir?

Niye bu denli inat ve ısrarla Anayasa’nın değişmesini istiyor?

Müktesep hak olmayınca yasaların ve Anayasa’nın geriye doğru işlememesi evrensel bir hukuk kuralıdır.

Hele de kişiye yani bu konuda Başsavcı’ya kişisel hak kazandırma durumunda geçmişe dönük yasa asla yapılamaz.

Öyleyse ne?

Kişiye özel Anayasa değişikliği yapılması gibi bir garabetin ötesinde anayasal ve hukuksal kurallar örtbas edilip başka bir formül mü uygulanacak?

Özür dilerim ama bu meclis geçmişte kişiye özel yasalar yapma gibi kötü bir sicile sahiptir.

Şimdi kişiye özel Anayasa yapma gibi hukuk dışı bir şeyin mi peşindedir?

Ve hepsinden önemlisi;

Bu Anayasa yüzünden Kıbrıs Türkü vesayet altında yaşama zulmüne katlanırken, niye anayasayı topyekün değiştirmiyoruz da sadece yargının taleplerini tartışıyoruz.

Üstelik gündemimiz cumhurbaşkanlığı seçimi iken





Başa dön tuşu