EğitimKöşe Yazarları

Uzaktan eğitim






Uzaktan eğitim, öğrencinin ve öğretmenin fiziksel olarak ayrılmış şekilde yapıldığı eğitim türüdür. Bu eğitim türünde yazışma, ses, video, bilgisayar ve internet dahil olmak üzere bir dizi teknolojiden yararlanabilir.

Uzaktan eğitimin ilk örnekleri 18’inci yüzyıla dayanmaktadır. Uzaktan öğrenmenin en eski modeli önceden basılmış yazışma (mektup) tabanlı sistemdir. Bu sistemde öğretmenler ve öğrenciler arasında yüz yüze ya da sesli etkileşim yoktur. Yazışma eğitim sisteminde eğitimciler öğretimlerini öğrencilere ulaştırmaları için sadece posta hizmetini kullanmaktaydılar. Bu eğitim türünün Türkiye’deki ilk uygulamasını 1956 yılında Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Banka ve Ticaret Hukuku Araştırma Enstitüsü uygulamaya koymuştur. Bu uygulamada, bankalarda çalışanlar gerekli öğrenim faaliyetleri için mektup kullanmışlardır.

Radyo icat edilmesi ile birlikte uzaktan eğitimde kullanılmaya başlamıştır. 1919’da Wisconsin Üniversitesi profesörleri eğitim yayıncılığına daha sonra ilk federal lisanslı radyo istasyonu olan WHA[1] olarak bilinen amatör bir kablosuz istasyonda başladı. Radyo ile uzaktan eğitim özellikle 1922 yılında popülerleşmiş ve ABD’de eğitim yapan kurum sayısı 70’in üzerine çıkmıştır.

1930’ların başlarında deneysel televizyon öğretim programları Iowa Üniversitesi, Prude Üniversitesi ve Kansas Eyalet Koleji’nde açılmıştır. 1950’lerde üniversitelerdeki kredili dersler televizyon yayını aracılığıyla öğrencilere ulaştırıldı. 1960’larda geliştirilen ve 1980’lerde uygun maliyetli hale getirilen uydu teknolojisi ile kurumsal televizyonlar hızlı yayılmış ve eğitim içerikleri artmıştır.

1980’lerin başında, kişisel bilgisayarların ve Telenet[2] ve Tymnet[3] gibi iletişim ağlarının ortaya çıkması, uzaktan eğitim için artan avantajlar sağlamıştır. Öğrenciler ve eğitmenler yazılı bir model kullanıyor olsalar da, bilgiler artık eğitmen ve öğrenci arasında iletişim ağları sayesinde aynı gün paylaşılabiliyordu. Ek olarak, öğrenciler birbirlerine e-posta gönderebilir ve iletişim kurabilmekteydiler.

İnternet ve daha özel olarak web, en yeni ve en çok yönlü uzaktan eğitim aracıdır. Multimedya (videolar, sunumlar) kendi kendine öğrenmeyi sağlar ve eğitmenler ve öğrenciler arasında hem asenkron hem de senkronize (aynı anda gerçekleşen) iletişim için altyapı sunmaktadır. Özellikle pandemi sonrasında online eğitim altyapısı sağlayan şirketler hızlı bir şekilde büyümüş ve her eğitim kurumunda web tabanlı uzaktan eğitime geçilmiştir.

Uzaktan eğitim alanında 1997 yılından beri hizmet veren Blackboard 17000 okula hizmet vermekte ve yaklaşık 700 milyon dolar gelir elde etmektedir. Bir diğer uzaktan eğitim şirketi olan Chegg sadece ABD’de operasyonlarını sürdürmektedir. Şirket hisse değeri 9 eylül itibariyle pandemi öncesindeki mart ayına göre %71 artış göstermiştir.

Ses, ABD, Dr. Erdem Öncü, Erdem Öncü, öğrenci, öğretmen, uzaktan eğitim, video, Wisconsin Üniversitesi, yazışma

Pandemi sonrasında uzaktan eğitim artmış olsada durumdan ne eğitmenler ne de öğrenciler memnun değiller. Çok kısa bir araştırma ile birlikte platformlar için negatif geri bildirime ulaşılabiliyor.[4] Özellikle öğrenciler için internet ilgi dağıtıcı konumundadır. Derslerde dersi dinlemek yerine farklı aktiviteler ile uğraşmaktalar. Aynı şekilde konuştuğun eğitmenler de online eğitimden haz almadıklarını söylemekteler.

Acaba 1960 yıllarda kullanılan mektup ile öğretime dönsek hem öğrenciler hem de eğitmenler daha motive olabilirler mi?

Ses, ABD, Dr. Erdem Öncü, Erdem Öncü, öğrenci, öğretmen, uzaktan eğitim, video, Wisconsin Üniversitesi, yazışma
Resim 1. Mektupla Öğretim Kitap Örneği

 

[1] https://en.wikipedia.org/wiki/WHA_(AM)

[2] https://en.wikipedia.org/wiki/Telenet

[3] https://tr.qwe.wiki/wiki/Tymnet

[4] https://www.google.com/search?hl=en&source=hp&q=blackboard+sucks&aq=0sD&aqi=m-sD1&aql=&oq=lackboard+sucks







Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu