Ben usandım yazmaktan ama onlar usanmadılar.
Gerçekleri çarpıtma, başka türlü gösterme, unutturma, suçu başkasına atma hallerinden bahsediyorum.
Ersin Tatar bir yandan, Ersan Saner bir yandan…
Neymiş efendim, bir an önce hükümet kurulmalıymış da ülkenin kaybedecek zamanı yokmuş.
Hele Tatar… Görevi Erhürman’a vermek zorunda kaldı diye perişan. Nasıl etse de geri alsa…
Erhürman, Pazartesine kadar temaslarına devam edeceğini söyledi ya, “üç gün daha uzattım” demesinin bir anlamı yokmuş…
E, Saner iki hafta oyalamadı mı? Yaptığı nafile turlardan bir şey çıkmayacağı apaçık ortadayken, son dakikaya kadar sallamadı mı? Bunlar bir hafta öncekileri bile unutturduklarını sanıyorlar.
Bütçe geçmesi lazımmış, yapılacak işler varmış, yapamıyormuş. “Eğer Milletvekilleri ülkemizi düşünüyorlarsa, ülkeye hizmeti esas olarak kendi görevleri kabul ediyorlarsa, verdikleri yemine bağlı olarak, hele bu günlerde bu meselenin daha fazla uzamaması gerekiyor” diyor.
Onlar madem usanmaz, çarpıtmaya devam eder, biz de unutmayacağız, unutturmayacağız…
Oynadıkları bu oyunu başarmalarına, hiçbir şey olmamış gibi konuşmalarına izin vermeyeceğiz. Demokrasiye ve en kötü günlerinde ülkeye verilen bu zararı her fırsatta hatırlatmaya devam edeceğiz.
Kim bu hale getirdi bu memleketi?
Kim hükümetsiz bıraktı?
Cumhurbaşkanlığı seçimlerini etkilemesin diye Başbakan Yardımcısına vekalet vermeyen kim?
Kurultay baskılarıyla, olmayacak duaya amin diyerek 15 gün kaybettiren kim?
6 Ekim’den beri hükümetsiz bu memleket. Müsebbibi kim?
Geride bir hükümet yerine kaos bıraktığı için bugün Cumhurbaşkanlığının kadroları bile atanamıyor. Şimdi açık açık söylemese de derdi o. Malum Müsteşar, Özel Kalem, Cumhurbaşkanlığı Müdürü, Basın Halkla İlişkiler Müdürü devletin resmi kadroları. Atanmaları için, Başbakan, Cumhurbaşkanı ve Maliye Bakanı’nın imzaları gerekiyor. Ortada Başbakan yok. En basiti bunu sağlayan kendisi. Şimdi şikayet ediyor.
Erhürman görev almış, bir haftayı doldurmadan, “gerek yok” demeye kimin ne hakkı var? Kurar ya da kurmaz, Saner’in ne kadar hakkı varsa, Erhürman’ın da o kadar hakkı var.
Kaldı ki, ben bu enkaza ortak olmayanların enkazı sırtlamalarından yana değilim. Kim pislettiyse, o temizlesin…
Şimdilerde yine pohporozlanmaya başladılar, kaynağı kendileri bulurmuş da başkası bulamazmış filan. Onu da unutturmayacağız. UBP-HP hükümeti döneminde ne kaynak buldular, bunları sürekli hatırlatacağız. Hem göreceğiz bakalım, gizliden gizliye sürdürdükleri temasları bir tamamlasınlar, hükümeti kursunlar, ne kadar kaynak bulacaklar, ne kadar borçlanacaklar…
Unutmayın ve unutturmayın. Süslü “vatan millet” laflarına kanmayın. Dertleri vatan millet olsaydı, baştan devlet adamlığı yaparlar, çıkarları için ülkeyi kaosun içine atmazlardı.
Seçim kapının arkasında. Bu halk da gonnora yemez. Şimdi ne yaparlarsa yapsınlar, önümüzdeki seçimde önlerine konulacak fatura budur…
YERİN KULAĞI VAR
BİR YERLERDEN MESAJ ALDILAR HERHALDE:
Son günlerde neredeyse tüm UBP’liler sanki bir yerlerden mesaj almış gibi “görev yeniden UBP’ye verilsin, hükümeti kuralım ” mesajı veriyorlar. Halbuki 15 gün boyunca hükümeti kurmak için çalmadığınız kapı, üretmediğiniz formül, vermediğiniz taviz kalmadı da yine başaramadınız, bir haftada ne değişti ki, bu kadar emin konuşuyorsunuz. Belli ki birileri kulağınıza bir şeyler fısıldamış…
TEHLİKELİ SÖYLEMLER:
Bertan Zaroğlu, artık gerçek hislerini söylemekten çekinmiyor ki, sarf ettiği sözlerin nerelere gideceğini umursamıyor. Seçim döneminde “TC’yi sevenler ve sevmeyenler” diye sarf ettiği ırkçı söylemlerden sonra şimdi de “ülkede bir çatışma ortamı” yaşanabileceğinden bahsediyor. Bu tüm halka karşı yapılmış bir tehdittir. Belki gençler bilmez ama, bizler 70’lerin 80’lerin Türkiye’sini bilenler, ne demek istediğini anlarız. Vazgeçsin bu işlerden, bu ülkede sökmez bu işler.
DEVİRMEDİĞİ ÇAM KALMADI:
Ersin Tatar’ın oturduğu partiler üstü makamda tarafsız olmasını bekleyenlerin aklına şaşarım. Adam rol yapmıyor, neyse o… Her sözü, her açıklaması ile tarafsız değil, taraf olduğunu anlıyoruz. Zaten o göreve nasıl seçtirildiğini gördük. Önümüzdeki 5 yıl onun gafları ve devirdiği çamları izlemekle geçireceğiz. Ama bazen öyle gaflar yapıyor ki, yakında Ankara ile de papaz olursa kimse şaşırmasın…
MAĞUSALILAR, ŞAŞIRDINIZ MI?:
Siyasetçinin yaptıkları, yapacaklarının teminatıdır. Öyle bir günde zihniyet değiştirmez. Yapılacak iş çok basittir, siyasi geçmişinde ne yapmış, ona bakacaksınız. İşte Mağusa Belediyesi. Yazdık çizdik defalarca, Lefkoşa nasıl battıysa, Mağusa da batacak, ey ahali aklınızı başınıza devşirin dedik, yok illa da yeniden seçtiler. İşte borçsuz devraldığı kenti yeniden 6 milyon lira daha borca sokmuş. Oh olsun diyeceğim de yazık yani. Bu borçlanmalara Bakanlar Kurulu’nun onay vermesi gerekmiyor mu? Vere vere bu hale getirdiler yetmedi, şimdi onay falan da aramıyor artık…
HER ŞEY ONLAR İÇİN:
Aldıkları abuk subuk kararlarla milleti canından bezdirdiler. Son aldıkları kararlar adeta adrese teslim. Aslında salgının nereden ve nasıl geldiğini çok iyi biliyorlar, onun için 1 Aralık itibariyle tüm uçuşlara 7 günlük karantina dendi. Ama salgının esas kaynağı olan 3 günlük gelişleri charter sefer olmak kaydıyla karantina dışı bıraktılar. Yani ülkeye kumar için gelenler muaf tutuluyor. Dedik ya aldıkları kararların bizimle ilgisi yok, adrese teslim.
İSTİŞARE YAPMAYA NE GEREK VAR:
Sağlık Bakanı Pilli 3 günlük karantinasız gelen bazı kişilerin bu kuralı ihlal ettiklerini ve bu kişilerle ilgili olarak bugün istişare toplantısı düzenleyeceklerini açıklamış. Kuralı ihlal edenler belli ise bunlar için istişare toplantısı yapmaya ne gerek var, cezası neyse kesersin olur biter. Ama belli ki sizin bir şey yapmaya niyetiniz de cesaretiniz de yok.
FOTO GÜNDEM: Bilmem fotoğraflarını gördünüz mü? Güney Kıbrıs’ta sokaklarda halka ücretsiz pcr testleri yapılıyor. 12 merkez kurmuşlar, tüm vatandaşlarını testten geçirmeyi hedefliyorlar. Hem de Bu testlerin “rapid test” olduğu haber veriliyor. Yani kısa sürede sonuçlanan testler. Biz neden yapmayız? Bu kitlere erişmemiz zor mudur? Yoksa onun bunun keyfi seyahatlerinin karantina parasını, onun bunun getirdiği işçinin karantina parasını ödemekten, test almaya para mı kalmaz? Normal testleri de Türkiye gönderiyor zaten… (Fotoğraf Cyprus Mail)

































